29 Ekimin Anlam ve Önemi ile İlgili Kompozisyon

Cumhuriyet İle Büyümek 

Bir milletin bağımsızlık sembolü, egemenliğin ve güçlü duruşun zaferi, aydınlık bir geleceğin garantisi, milletin kendi kendini yönettiği, kendilerini temsil etmek için oy kullanarak vekillerini seçtiği bir devrin adıdır Cumhuriyet.

Zorluklarla dolu uzun bir yolculuktu. Mustafa Kemal Atatürk’ün zekası, kararlılığı ve azmi Türk halkının manevi gücü, birliği ve beraberliği ile birleşince zafer kaçınılmaz olmuştu. Anadolu işgal altındaydı. Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919’da Samsun’a atmış olduğu adımla Kurtuluş ateşini yaktı. Zafer üstüne kazanılan zaferler. Cumhuriyete giden yolun adeta ilk adımlarıydı. 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılışı ve anayasanın hazırlanmasının ardından. 28 Ekim 1923’te  Mustafa Kemal Atatürk: “Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan ediyoruz.” dedi. Türk devletinin yönetim şekli artık Cumhuriyet’ti. 29 Ekim 1923 ölümsüz bir günün ve özgürlüğün habercisiydi.

Hoş geldin Cumhuriyet! Ülkeme özgürlüğü, eşitliği, adaleti, laikliği, anneme kadın olmanın gururunu, babama neslinin kim olduğunu, bana böyle bir ülkenin evladı olmanın onurunu yaşattığın için sonsuz teşekkürler.

Geçmişimden ders aldıysam, bugün kendime güvenen bir bireysem, geleceğe dair umutlarım varsa senin sayende.

Hayallerim var benim geleceğe dair, hedeflerim, yapmak istediklerim. İyi bir insan olmanın, ismimin önüne gelecek olan etiketten değil karakterimden geçtiğini ve bunun en büyük sermayem olduğunu biliyorum, sözlerimle ve kişiliğimle ülkeme ve benden sonra gelecek nesillere örnek olmak, mesleğimde ilklere imza atmak en büyük hedefim. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde olmanın nasıl bir gurur olduğunu, ona layık olmanın verdiği mutluluğu ve onuru tüm dünyaya haykırmak istiyorum.

Karamsarlığa düştüğüm ve inancımı kaybettiğim anlarda, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihini, zaferlerini, gelmiş geçmiş en büyük lider olan Mustafa Kemal Atatürk’e sahip olmanın gururunu ve bunu bütün dünyanın hafızasına altın harflerle kazınmış olduğu gerçeğini hatırlarım, gücümü ve cesaretimi nerden aldığımı ve ne olursa olsun pes etmemem gerektiğini bir kez daha anlarım. Yaşadığımız sıkıntılar ya da olumsuzluklar her ne olursa olsun Mustafa Kemal Atatürk’ün izindeyken güvende olduğumu bilirim, en büyük gücü ülkemin geçmişinden alır, tarihin bizim için en güzel yol haritası olduğunu, ileriye her zaman daha ileriye bakmamız gerektiğini unutmam, önemli olanın olanakların içerisinde değil, imkansızlıklar içerisinde bir şeyler başarmak olduğunu anımsarım.

Bugün sahip olduğumuz her şeyi, Mustafa Kemal Atatürk’e, borçlu olduğumuz gerçeğini hiçbir şey değiştiremez, kendisine silah arkadaşlarına ve ülkemizin her bir karış toprağında sahip olabilmek için gözünü kırpmadan canını feda eden Türk milletine teşekkürü bir borç bilirim.

Türk olmaktan gurur duyuyorum.

Türk olmak. Atatürk olmak…

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı İle İlgili Kompozisyon

MİNİCİK BİR KALPTE CUMHURİYETİ ARIYORUM

İşte, en sonunda aldım avucumun içine yaramazı. Yüreği nasıl da çırpıyor bu minicik kuşun. Tak tik, tak tik, tak tik, tak tik… Elimi gagalamaya çalışıyor şimdi de.

Belli ki dayanamadı esarete. Hükümdarlığıma karşı koyuyor ve mavi göklerdeki özgürlüğünü istiyor. Kanat çırpmak engin denizlerin üstünde ,istediği yere gidebilmek hem de istediği zaman. Hissedebiliyordum tüm bunları bu küçücük kalbin çırpınışında. Aniden açtım avucumu, önce şaşkınlıktan durakladı sonra uçtu gitti.

İnsanlar da aynı o kuş gibi, özgürlük istiyorlar, tek başlarına karar vermek; yöneticilerini, geleceklerini kendileri seçmek istiyorlar. Düşüncelerini açıklayabilmek, ideallerine uygun eğitim görmek istiyorlar. Ve yüzyıllar buyunca benimsedikleri pek çok rejim ve onların yönetim biçimleri insanları baskı altında tutuyor. İnsanların yaşam koşullarını iyileştirecek, onları geliştirecek her şeyi yasaklıyor.

Yüzyıllar boyunca bu baskılara boyun eğen, yapılan zulümlere ses çıkarmayan insanoğlu, içine atar pek çok şeyi. Ta ki bardağı taşıran son damlaya kadar. Fransız İhtilâli bu damlanın en büyük sonucudur. Ve bu tarihten sonra yeni bir yönetim biçiminin değeri artmıştır. Halk merkezci bu yönetim halen herkesin bildiği en iyi yönetim biçimidir.

Cumhuriyet! Halkın egemenliğine dayalı yönetim biçimi. Şimdiye kadar ki en mükemmel biçim. Çünkü insan düşüncesini, özgürlüğünü ve yaşayış biçimini kısıtlamayan rejim. Her şey halkın elinde; halk yöneticisini kendi seçiyor ve bu seçimi hiçbir baskı altında kalmadan yapıyor.

Türkiye'de 80. yılı Cumhuriyet'in. Her sene olduğu gibi bir 29 Ekim daha coşkuyla; bağıra, çağıra, "Cumhuriyet!" nârâları atarak kutlanacaktır elbette. Aksini görmedim henüz ama nedense hiç yeterli gelmiyor bunlar. Önemli olanın bilinçli bireyler yetiştirmek olduğuna inanıyorum. Cumhuriyetin ayakta kalabilmesi için başkasının düşüncesini kopya eden insanlar yerine; kendi düşünebilen, bu düşündüklerinin doğru olup olmadığını sorgulayabilen, körü körüne hiçbir şeye bağlanmayan insanlar yetiştirebilmek önemli olan. 80 yılın sonucunun nereye gittiğini göremeyen, doğruyu yanlışı ayırt edemeyen, kendini geliştirmek bir yana geri geri adımlar atmayı kör sayan bir millet olması olumlu düşünmeme engel oluyor çoğu zaman.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen, ufacık bir kıpırtı bile görsem mutlu oluyorum, insanlarım adına. "Belki," diyorum "zamanla yerleşecek ve her alanda en iyi şekilde uygulanacak cumhuriyet." Atatürk'ün olağan üstü çabalarıyla elde ettiğimiz şimdiki cumhuriyetimizi korumak bizlerin elinde. Unutmayalım ki bu cumhuriyet ancak bizim çaba ve uğraşlarımızla ilerler. Kötü sonuçların sorumlusunu aramasın milletim. Tüm olumsuzlukların sorumlusu bizleriz.

CUMHURİYET NE GÜZEL !

Devleti idare edenlerin seçimle iş başına geldiği yönetim şekline cumhuriyet denir. . Dünyadaki devletlerin çoğu cumhuriyetle yönetilir. Cumhuriyetle yönetilen ülkelerde egemenlik milletindir. Millet, devleti yönetecek kişileri kendisi seçer. Böylece halk kendi kendini yönetmiş olur.

Yurdumuz cumhuriyete Kurtuluş Savaşı'ndan sonra kavuştu. Önceleri devletimizin adı OSMANLI DEVLETİ idi. Devlet İdaresinde bütün yetki padişahın elindeydi. Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı'nda yenik sayıldı. Düşmanlar yurdumuza girdiler. Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. Birçok yerde toplantılar yaptı. Hakkımızı "Ya istiklal, ya ölüm" parolası altında birleştirdi.23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Mustafa Kemal meclis başkanı seçildi. Ordumuz, İnönü Savaşlarını kazandı. Peşinden Sakarya Meydan Muhaberesi ile Başkomutanlık Meydan Savaşı'nı da zaferle noktaladık. Yunanlılarla ve Birinci Dünya Savaşı'nı da savaştığımız devletlerle 24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması imzaladık. Bütün dünya devletleri, Türkiye'nin bağımsız bir devlet olduğunu kabul ettiler. Yurdumuz yeniden egemenliğine kavuştu. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 29 Ekim 1923'te cumhuriyeti ilan etti. Devletimizin adı TÜRKİYE CUMHURİYETİ oldu. Atatürk ise, ilk cumhurbaşkanımız olarak göreve başladı.

Cumhuriyet idaresinde devlet anayasaya uygun kanunlarla idare edildi. Kanunlar ise halkın seçtiği miller vekilleri yapar. Devlet başkanına CUMHURBAŞKANI denir.

Halkı yöneten insanlar, seçimle iş başına gelirler. Halk, istediğini seçer, istemediğini seçmez. Seçilen kişiler halka karşı sorumludurlar. İşte bütün bunlardan dolayı cumhuriyet en iyi yönetim şeklidir.


Cumhuriyet Bayramı

Kurtuluş Savaşı'mızın zaferle sonuçlanmasını ve Lozan Antlaşması'yla bağımsızlığımızın onaylanmasını takiben, artık mevcut devlet yönetiminin daha açık biçimde isim alması gerekiyordu. Gerçi, Milli Mücadele'yi Büyük Önder Atatürk'ün başkanlığında başarıyla yürüten "Türkiye Büyük Millet Meclisi" ve bu meclisin içinden çıkan "Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti", yapısı ve işleyişi yönünden, ismi konmamış bir cumhuriyet yönetiminden farksızdı. Ancak, bu yönetime, çağdaş dünyanın gözünde daha belirgin bir nitelik kazandırma amacıyla 29 Ekim 1923 günü yapılan Anayasa değişikliği ile Cumhuriyet ilan edildi.

Cumhuriyet,egemenliğin kaynağının millete ait olduğunu kabul eden devlet şekli demektir; bir diğer ifade ile devletin temel organlarının seçimle iş başına geldiği bir yönetim biçimidir.Bu rejimde Devlet Başkanı olan Cumhurbaşkanı da milletçe ya da milletin temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilir. Cumhuriyet yönetimi bu niteliği ile, şüphesiz ki demokrasi ilkesinin en gelişmiş şekli, demokrasi ilkesinin en iyi uygulanmasını sağlayan bir siyasi rejimdir.

Cumhuriyet yönetiminin birinci özelliği, seçim esasına dayanan bir yönetim oluşudur. Söz konusu seçim, gerek seçme gerekse seçilme hakkı açısından belli bir kişiye, belli bir gruba, belli bir sınıfa ait değildir; bütünüyle millete aittir. Cumhuriyetle yönetilen bir devlette bir görevin, ilahi bir kuvvete dayanması ya da babadan oğula geçmesi gibi bir usul de yoktur ve olmaz. Cumhuriyet yönetiminde seçimle iş başına gelenlerin görev süresi belli bir dönemi kapsar; yani cumhuriyet rejiminde ömür boyu bir görev söz konusu olamaz.

Cumhuriyet rejiminin ikinci bir özelliği, bu rejim her şeyden önce kamu yararını ön planda tutan, kamu yararına dayanan bir yönetim şeklidir. Çünkü Cumhuriyet rejimi, gücünü dayanağını kişi, grup ve sınıf egemenliğinden değil, geniş halk kitlesinin bütününden, millet iradesinden almaktadır.

Bu yıl 80. yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyet rejimi, memleketimize, milletimize sayılamayacak kadar çok şeyler kazandırmıştır. Bir kere Cumhuriyet yönetimi, devlet yaşantımıza, siyasi yaşantımıza egemenliğin bir kişiye, bir gruba, bir sınıfa değil, doğrudan millete ait olduğu gerçeğini kazandırmıştır. Çünkü bundan evvel, Osmanlı Devleti'nde egemenliğin kaynağı ilahi iradeye dayanıyor, bunu da Sultan-Halife sıfatıyla bir kişi temsil ediyordu. Millet haklarını yok eden, milli iradeyi geçersiz kılan bu çağ dışı anlayış, memleketimizde ancak Cumhuriyet rejimi ile ortadan kaldırılmıştır.

Cumhuriyet rejiminin bütün vatandaşları yasa önünde eşit sayması, onlar arasında hiçbir ayrıcalık tanımaması, onların devlet yönetimine eşit olarak katılımını sağlaması, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini devlet teminatı altına alışı, milli birlik ve beraberliğimiz açısından da birleştirici ve pekiştirici olmuş, milli sınırlarımız içinde hiçbir ayrıcalık yapmaksızın bütün vatandaşlarımızın paylaştığı, yararlandığı, bu nedenle korumaya ve yaşatmaya kararlı olduğu bir yönetim haline gelmiştir.

Cumhuriyet rejimi aynı zamanda insan unsuruna verdiği değer, insan hak ve özgürlüklerine gösterdiği saygı nedeniyledir ki çağdaşlaşmayı, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmayı en iyi şekilde gerçekleştiren bir ortam oluşturmuştur. Diyebiliriz ki Türkiye'nin çağ atlaması, milletimizin Atatürk'ün önderliğinde her türlü engeli aşarak uygar bir toplum haline gelişi, laik ve demokratik cumhuriyet rejimi sayesinde mümkün olabilmiştir.

İşte bize kazandırdığı bu değerler nedeniyle laik ve demokratik Cumhuriyet rejimi, memleketimizin ve devletimizin geleceği bakımından o derece önemlidir ki, Anayasamızda "Türkiye Cumhuriyeti'nin idare şeklinin Cumhuriyet olduğu" hükmünün değiştirilemeyeceği, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği ayrı bir anayasa maddesiyle teminat altına alınmıştır.

Gençlerimiz ve her gelecek kuşak bilmelidir ki, bu vatanda kurduğumuz Cumhuriyet yönetimi, Atatürk'ün önderliğinde bir ölüm kalım savaşından sonra gerçekleştirilmiştir. Bu büyük başarının arkasında binlerce şehidin, binlerce gazinin harcı vardır. Bu bakımdan, kurulan bu büyük eserin her yönü ile gelişmesi, geliştirilmesi, doğabilecek her türlü tehlikeden titizlikle korunması, Cumhuriyet kuşaklarının Atatürk'e ve onun devrim arkadaşlarına borçlu olduğu kaçınılmaz bir görevdir. Şüphesiz ki Cumhuriyet kuşakları, bu görevin bilinci içinde kendilerine bırakılan emaneti sürekli koruyacaklar, Türkiye Cumhuriyeti'ni Büyük Önder'in çizdiği yolda sonsuza dek yaşatacaklardır.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı İle İlgili Kompozisyonlar

Bir Yangındır Cumhuriyet 

Öyle zamanlar olur ki, yıllar geçse dahi bize verdiği hazlar aynı kalır. Tamda 28 Ekim günü, Gazi Mustafa Kemal’in dudaklarından dökülen sözcükler gibi.

Efendiler! Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.”

Cumhuriyet, 97 yıl sonra bile Türk gencinin karakterini, temsil edecektir. Ve her zaman bizlere cesareti öğretmeye devam edecektir.

29 Ekim sabahı yurtta özgürlüğün kokusu vardı. Türk insanında bir heyecan, toprağında bir ahenk saklıydı. Yüce Türk bayrağı rüzgarla ilk dansına kalkmıştı. Bu yurttaki güzellik, 19 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışıyla başlamıştı. Osmanlı Devleti zamanında yitip giden özgürlük ve bağımsızlık duygusunun fidanları Samsun’da atılmıştı. Osmanlıdaki sinsi düşmanlar yavaş yavaş Türk halkındaki bağımsızlık anlayışını bastırmaya çalışıyordu o zamanlar. Türk halkı esirliğin ve haksızlığın karşısında bitap düşmüştü.

Sizler zannetmeyiniz ki, bizler Cumhuriyeti kolay kazandık!

Cumhuriyeti bizler, haksızlıktan hak doğurarak, karanlığa mahkum olan bir millete ışık tutarak doğurduk. Bizler için Cumhuriyet özgürlük demekti, bağımsızlığa giden yoldaki meşaleydi.

23 Nisan 1920’de meclis açıldı ardından insanların damarlarında bağımsızlık sevdası şaha kalktı. Türk insanında da ufak bir kıvılcımla sevdamız alev alev büyümekteydi. Bizler hasretiyle yıllardır yanıp tutuştuğumuz sevdamıza kavuşuyorduk artık. Kurtuluş Savaşı da sürmekteydi bir taraftan. Kanında asalet ve cesareti taşıyan milletim elbet bu onurlu mücadeleden de alnının akıyla çıkacaktı.

Çıkmıştı da. Büyük Taarruzla birlikte düşman büyük bir yenilgi aldı. Yurdun dört bir tarafında anlı şanlı Türk bayrakları dalgalanıyordu. Mustafa Kemal gençlik yıllarından beri düşlediği bağımsızlık ülkesini yaratabilirdi. Lozan Barış Antlaşması ve Büyük Türkiye Meclisi’nin açılması ile birlikte, 29 Ekim gününe ilerliyordu adım adım. Davasında haklı olduğunu herkese kanıtlayacaktı ulu önder!

28 Ekim günü, Atatürk’ün Cumhuriyet’, ilan edeceğini söylemesi ile birlikte, 29 Ekim günü Türk milleti yıllardır özlemini çektiği Cumhuriyetine kavuştu.

Cumhuriyet, Türk milletidir. Toprağın rengi, damarlarımızda akan kanın ahengidir. Rüzgarın fısıltısı, kalbimizdeki bağımsızlık aşkı uğruna atan yüreğimizdir. Elimizden almaya çalışanlarda olacak, oluyorda. Ama bilmiyorlardır ki, bizler halen 29 Ekim 1923 yılında heyecanla bizlere seslenen Mustafa Kemal Atatürk’üz. Bizler bu Cumhuriyet’in ölmeyen fertleriyiz. Ve ben biliyorum ki, bizler hala Atatürk’ün “Ey yükselen nesi! İstikbal sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, onu devam ettirecek olan sizlersiniz.” sözlerinde saklıyız.

29 Ekim İle İlgili Kompozisyon: Fatma Serra Köken -9. Sınıf –  Devrek Anadolu Lisesi – Devrek Zonguldak – Cumhuriyet İle İlgili Kompozisyon Yarışması İlçe Birincisi – Kaynak 1: http://devrek.meb.gov.tr/

Anahtar Kelimeler:
29 Ekimin Anlam Ve Önemi Ile İlgili Kompozisyon29 Ekimin Anlam Ve Önemi29 Ekimin Anlam Ve Önemi KompozisyonEn Güzel 29 Ekim Kompozisyon ÖrnekleriEn Güzel29 Ekim Kompozisyon ÖrnekleriIle İlgili Kompozisyon29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kompozisyon örnekleri29 Ekim Kompozisyon ÖrnekleriCumhuriyet Bayramı Kompozisyon Örnekleri29 EkimCumhuriyet BayramıCUMHURİYET NE GÜZEL !MİNİCİK BİR KALPTE CUMHURİYETİ ARIYORUMCUMHURİYET EN ANLAMLI YÖNETİM BİÇİMİ29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Ile İlgili KompozisyonCumhuriyet Ile Ilgili Kompozisyon29 Ekim Ile Ilgili KompozisyonCumhuriyet İle BüyümekBir Yangındır Cumhuriyet29 EKİMİN ANLAM VE ÖNEMİ İLE İLGİLİ YAZIANLAM VE ÖNEMİ İLE İLGİLİ KOMPOZİSYON29 Ekim Cumhuriyet Bayramı İle İlgili KompozisyonlarCumhuriyet Bayramı İle İlgili Kompozisyon29 Ekim KompozisyonCumhuriyetin İlanı Konulu Kompozisyon Örnekleri29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Hakkında Kompozisyon29 Ekim Cumhuriyet BayramıHakkında Kompozisyon29 Ekimin önemi NedirCumhuriyetin önemini Anlatan YazıCumhuriyet Ile Ilgili Kompozisyon EodevCumhuriyet Ile Ilgili Kompozisyon ödevCumhuriyetle Ilgili Kompozisyon29 Ekim Anlam Ve önemini Anlatan YazıCumhuriyet Ile Ilgili Kompozisyonlar29 Ekim Ile Ilgili Kompozisyon Eodev29 Ekim Ile Ilgili Kompozisyon ödevEodev 29 Ekim Ile Ilgili KompozisyonKOMPOZİSYON ÖRNEKLERİ29 Ekim Ile Ilgili Kompozisyon 6 Sınıf29 Ekim Ile Ilgili Kompozisyon 5 Sınıf29 Ekim Ile Ilgili Kompozisyon 7 Sınıf29 Ekim Ile Ilgili Kompozisyon 8 Sınıf29 Ekim Ile Ilgili Kompozisyon 9 Sınıf29 Ekim Ile Ilgili Kompozisyon 10 Sınıf29 Ekim Ile Ilgili Kompozisyon 11 Sınıf29 Ekim Ile Ilgili Kompozisyon 12 Sınıf29 Ekim Kompozisyon Kısa

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol