29 Ekim Cumhuriyet Bayramı İle İlgili Kompozisyonlar

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet'imizi ilan etmişti.
29 Ekim Cumhuriyet bayramı tüm yurtta büyük coşkuyla her sene kutlanmakta. Okullarda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutlamak ve Cumhuriyetimizin önemini anlatmak için kompozisyonlar yazılır. 
29 Ekim Cumhuriyet Bayramına ilişkin kompozisyon örneklerini sizler için paylkaşıyoruz

MİNİCİK BİR KALPTE CUMHURİYETİ ARIYORUM
İşte, en sonunda aldım avucumun içine yaramazı. Yüreği nasıl da çırpıyor bu minicik kuşun. Tak tik, tak tik, tak tik, tak tik… Elimi gagalamaya çalışıyor şimdi de.

Belli ki dayanamadı esarete. Hükümdarlığıma karşı koyuyor ve mavi göklerdeki özgürlüğünü istiyor. Kanat çırpmak engin denizlerin üstünde ,istediği yere gidebilmek hem de istediği zaman. Hissedebiliyordum tüm bunları bu küçücük kalbin çırpınışında. Aniden açtım avucumu, önce şaşkınlıktan durakladı sonra uçtu gitti.

İnsanlar da aynı o kuş gibi, özgürlük istiyorlar, tek başlarına karar vermek; yöneticilerini, geleceklerini kendileri seçmek istiyorlar. Düşüncelerini açıklayabilmek, ideallerine uygun eğitim görmek istiyorlar. Ve yüzyıllar buyunca benimsedikleri pek çok rejim ve onların yönetim biçimleri insanları baskı altında tutuyor. İnsanların yaşam koşullarını iyileştirecek, onları geliştirecek her şeyi yasaklıyor.

Yüzyıllar boyunca bu baskılara boyun eğen, yapılan zulümlere ses çıkarmayan insanoğlu, içine atar pek çok şeyi. Ta ki bardağı taşıran son damlaya kadar. Fransız İhtilâli bu damlanın en büyük sonucudur. Ve bu tarihten sonra yeni bir yönetim biçiminin değeri artmıştır. Halk merkezci bu yönetim halen herkesin bildiği en iyi yönetim biçimidir.

Cumhuriyet! Halkın egemenliğine dayalı yönetim biçimi. Şimdiye kadar ki en mükemmel biçim. Çünkü insan düşüncesini, özgürlüğünü ve yaşayış biçimini kısıtlamayan rejim. Her şey halkın elinde; halk yöneticisini kendi seçiyor ve bu seçimi hiçbir baskı altında kalmadan yapıyor.

Türkiye’de 80. yılı Cumhuriyet’in. Her sene olduğu gibi bir 29 Ekim daha coşkuyla; bağıra, çağıra, “Cumhuriyet!” nârâları atarak kutlanacaktır elbette. Aksini görmedim henüz ama nedense hiç yeterli gelmiyor bunlar. Önemli olanın bilinçli bireyler yetiştirmek olduğuna inanıyorum. Cumhuriyetin ayakta kalabilmesi için başkasının düşüncesini kopya eden insanlar yerine; kendi düşünebilen, bu düşündüklerinin doğru olup olmadığını sorgulayabilen, körü körüne hiçbir şeye bağlanmayan insanlar yetiştirebilmek önemli olan. 80 yılın sonucunun nereye gittiğini göremeyen, doğruyu yanlışı ayırt edemeyen, kendini geliştirmek bir yana geri geri adımlar atmayı kör sayan bir millet olması olumlu düşünmeme engel oluyor çoğu zaman.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen, ufacık bir kıpırtı bile görsem mutlu oluyorum, insanlarım adına. “Belki,” diyorum “zamanla yerleşecek ve her alanda en iyi şekilde uygulanacak cumhuriyet.” Atatürk’ün olağan üstü çabalarıyla elde ettiğimiz şimdiki cumhuriyetimizi korumak bizlerin elinde. Unutmayalım ki bu cumhuriyet ancak bizim çaba ve uğraşlarımızla ilerler. Kötü sonuçların sorumlusunu aramasın milletim. Tüm olumsuzlukların sorumlusu bizleriz.

Cumhuriyet yurdumuz için en büyük kazançtır.

Cumhuriyet bir erdemdir aynı zamanda çağdaşlığın göstergesi ve demokrasinin dayanağıdır. Cumhuriyet halk, birliktelik ve kardeşlik demektir… Daima ileri gitmek adil bir şekilde paylaşmak demektir. Yaşamın kendisine el uzatmaktır kardeşliğin nefesiyle. Ve demokrasiyle olgunlaşmaktır. Hak ve adaletin tesisidir. Acılara ve çekilen ızdıraba birlikte katlanmak ve mutluluklara birlikte gülmektir. Bağımsızlık savaşının meyvesidir cumhuriyet. Demokrasiyle yoğrulmuş halkımın tercihidir. Cumhuriyet erdemdir, Mevlana ikliminde paylaşmaktır ve adalettir ülkemde. Özgürlüğün güvencesidir. Bu yüzden Cumhuriyet bize emanettir ve onu yine biz yaşatacağız.

29 Ekim 1923 ülkemizde cumhuriyet rejiminin ilan edildiği gündür. Bugün milli bir bayram günüdür. Her yıl cumhuriyet yönetiminin ilanını 28 - 29 Ekim günleri Cumhuriyet Bayramı olarak coşkulu törenlerle kutlamaktayız. Cumhuriyet yönetiminden önce devletimizin ismi Osmanlı İmparatorluğu idi. Osmanlı İmparatorluğu ilkin küçük bir devlet olarak Osman Bey tarafından 1299'da Söğüt 'de kurulmuştur. Osmanlı devlet yöneticisine padişah denirdi. Osmanlı Devletini altı yüz yirmi dört yılda otuz altı padişah yönetmiştir. Son padişah Sultan ise Vahdettin'dir. Eskiden ülkelerde tek kişi egemendi. Ülkelerini diledikleri gibi yöneten bu kişilere padişah, şah, kral, hakan sultan gibi isimler verilirdi. Yönetim çoğu zaman babadan oğla geçerdi. Oğlun küçük olması, deli olması yönetici olmaya engel bir durum sayılmazdı. Böyle tek kişinin kendi başına buyruk olarak sorumsuz denetimsiz yönetimine ise mutlakıyet denir, bu tip yönetim biçiminde egemenlik ve mutlak otorite kayıtsız şartsız tek bir kişiye aitti ve halkın istek ve arzuları asla sorulmazdı.

Mutlakıyetle yönetilen ülkelerde zamanla hakana, padişaha, şaha, krala yardımcı olsun diye meclis kuruldu. Meclis üyeleri halkın dileklerini yöneticiye duyurmaya başladılar ve yasa tasarısını hazırlardı. Fakat bu yasa taslakları hakan, padişah, şah, kral tarafından benimsendiğinde yasalaşırdı. Bu yönetim biçimine ise Meşrutiyet dendi. Ancak meclisin yetkileri genel olarak çok sınırlıydı. Osmanlı Devletinde 1876 ve 1908 yıllarında iki kez meşrutiyet ilan edilmiştir. Bunlardan sonra ise üçüncü yönetim biçimi ülkemize Mustafa Kemal Atatürk tarafından getirilen cumhuriyet yönetimi olmuştur. Cumhuriyet'le birlikte egemenlik kayıtsız şartsız millete geçmiş, böylelikle millet kendini yönetme yetkisini temsilcileri - milletvekilleri- vasıtası ile kullanmaya başlamıştır. Cumhuriyet yönetiminde yurttaşın seçme ve seçilme hakkı bulunur. Seçilen temsilciler yasalar yapar, yöneticileri milleti adına denetler. Yönetilenler dilerlerse seçimlerle birlikte seçtikleri yöneticilerini yine kendileri değiştirebilirler.

Bu nedenle Türk halkına ve milletine en çok yaraşır yönetim biçimi Ulu Önder Atatürk’ün de dediği gibi medeni memleketlerin kabul ettiği Cumhuriyet rejimi olmuştur. Bizlere en büyük eserimdir dediği Cumhuriyetimizi hediye eden Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını ne kadar büyük bir minnettarlık ve saygıyla ansak da azdır. Ruhları şad olsun…

Kaynak:ataturkinkilaplari.com

Anahtar Kelimeler:
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı İle İlgili Kompozisyonlar29 Ekim Cumhuriyet BayramıCumhuriyet Bayramı İle İlgili KompozisyonlarKompozisyonlar29 Ekim Kompozisyonları29 Ekim Cumhuriyet Bayramı KompozisyonlarıKompozisyon Nasıl Yazılır29 EkimCumhuriyet Bayramı29 Ekim Ne Zaman29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Konuşması29 Ekim Cumhuriyet BayramCumhuriyet Bayramı Konuşma Metni29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Hangi TarihteCumhuriyet Hangi Yılda Ilan Edildi29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kompozisyon örneğiKOMPOZİSYON ÖRNEKLERİCumhuriyet Bayramı KomposizyonOrtaokullar Için Cumhuriyet Bayramı KompozisyonuIlkokullar Için Cumhuriyet Bayramı Kompozisyon örneğiLiseler Için Kompozisyon örnekleriKompozisyon örneği LiseKompozisyon örneği Ortaokul29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kısa Konuşma Metni29 Ekim Konuşma Metni29 Ekim Konuşma Metni öğretmen Için29 Ekim Konuşma Metni Okul Müdürü Için29 Ekim Konuşma Metni öğrenci IçinAtatürk Un 29 Ekim Konuşma Metni29 Ekim Kaymakam Konuşma MetniMilli Bayram Konuşma Metni29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kaymakam Konuşma MetniCumhuriyet Bayramı Günün Anlam Ve önemini Belirten KonuşmaCumhuriyet Bayramı Metni29 Ekim Vali Konuşma Metni29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Konuşma Metni ÖrneğiCumhuriyet Bayramı örnek Konuşma Metni29 Ekim Ile Ilgili Kompozisyon EodevCumhuriyet Ile Ilgili Kompozisyon Eodev29 Ekim Kompozisyon ÖrnekleriCumhuriyetin önemini Anlatan Yazı29 Ekim Ile Ilgili Kompozisyon Kısa29 Ekim Anlam Ve önemini Anlatan Yazı29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Ile İlgili Kompozisyon29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Hakkında Kompozisyon29 Ekim Ile Ilgili Kompozisyon29 Ekim Ile İlgili Kompozisyon Giriş Gelişme Sonuç KısacaCumhuriyetin önemini Anlatan Kısa Yazı29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kompozisyon örnekleri

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol