İstiklal Marşı ile İlgili Kompozisyon Örneği

İstiklâl Marşımız Türk ulusunun onurudur, gururudur. Türk bayrağı gibi özgürlüğümüzün, bağımsızlığımızın simgesidir. İstiklâl Marşı’mızı iyice öğrenmek, içtenlikle söylemek, dinlemek her Türk yurttaşının görevidir. İstiklâl Marşı’mızın şairi Mehmet Âkif Ersoy (1873-1936) Türk ordusuna armağan ettiği Milli Marşı’mızın “Yeniden yazılması düşünülemez mi?” dendiğinde: “Allah Türk milletine bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın.” deyip Milli Marşı’mızın sıradan bir manzume olmadığını, milletimizin kahramanlığını, çektiği acıları, sevinçlerini, umutlarını dile getirdiğini ifade etmiştir.

İstiklâl Marşı’nı bayrağa dönerek, başımız açık, hazır ol durumunda, başımız dik, içtenlikle söylemeliyiz, dinlemeliyiz, Bayrağa ve İstiklâl Marşı’na saygı her Türk’ün ulusal görevidir.

Başka ulusların İstiklâl Marşlarına, bayraklarına da saygılı olmalıyız. Atatürk 10 Eylül 1922’de İzmir’e girdiğinde yoluna serilen yenik düşmüş düşmanın bayrağını: “Bayrak bir ulusun gururudur. O, yere serilemez.” deyip yerden kaldırtmıştır. Türk ölür de bayrağını düşmana teslim etmez. Dünya devletlerini müzelerinde esir düşmüş bir Türk bayrağı yoktur. Bu, Türk’ün özgürlüğüne ne kadar değer verdiğini gösterir.

Okulumuzda, evimizde bayrağımızı; temiz, ütülenmiş, düzgün katlanmış biçimde özenle saklamalıyız. Ulusça kutladığımız günlerde evlerimize, iş yerlerimize bayrak asmak gurur verici bir görevdir. Çünkü bayrak devletimizin, bağımsızlığımızın simgesidir. Devlet olmadan özgür insan, mutlu insan, güçlü bir ulus var olmaz. Bayrağımızı İstiklâl Marşı eşliğinde hızlıca çekmeli, ağır ağır indirmeliyiz.

Bayrak dalgalandığı sürece Türk ulusu hür ve bağımsız yaşamaktadır ve yaşayacaktır. “Ne mutlu, Türküm diyene!”

İstiklal Marşı: Bağımsızlık

Orta Asya'dan gelerek Anadolu'yu kendisine yurt edinen milletimiz, hiçbir millete zulüm etmemiş, bilakis kendi sınırları içerisinde olan diğer toplumların özgürce yaşaması için bütün koşulları yerine getirmiştir. Buna rağmen en ufak bir güçsüzlük döneminde bile bazı devletlerin saldırılarına maruz kalmış, hatta kendi tebaasında bulunan azınlıkların bile ihanetine uğrayarak zor dönemler geçirmiştir.

İşte bu zor dönemlerin bilenen ve en acıklı olanı Kurtuluş Savaşı yıllarıdır. Ülke işgal altında bulunurken, gerçek vatansever Türk halkı canı pahasına ülkesinin bağımsızlık mücadelesinde yer almış, kimisi cephede, kimisi cephe gerisinde üzerine düşen görevleri eksiksiz yerine getirmiştir. Mehmet Akif Ersoy'da mücadeleye fikri açıdan büyük destek vermiş, yazmış olduğu İstiklal Marşı ile Türk Milletinin yüreğinde kopan fırtınaları dile getirmiş, cesaretin ve azmin bağımsızlık yolundaki büyük etkisine dikkati çekmiştir.

Mısralarında bağımsızlığın Türk Milletinin hakkı olduğunu dile getiren Akif, cennet vatanımızın ne pahasına olursa olsun düşmana terk edilemeyeceğini anlattığı İstiklal Marşı ile tarih boyunca bağımsızlığa verdiğimiz önemi adeta bütün dünyaya ilan etmiştir.

İstiklal Marşının özünde yatan bağımsızlık vurgusu, bundan böyle de Türk Milletinin büyük önem verdiği konulardan biri olmaya devam edecek, atalarımızın kanları ile sulanmış olan topraklarımızda bulunan ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının kendisine tanımış olduğu hakları kabul eden herkes, bu bağımsızlık ve özgürlük duygusunun verdiği tadı doyasıya yaşayacaktır. İstiklal Marşını anlayarak okuyan herkes bağımsızlığın ne demek olduğunu çok daha iyi kavrayacak ve ülkesini daha çok sevecektir.

Asırlar boyu hiçbir devletin yada topluluğun esareti altında yaşamamış olan Türk Milleti, içindeki bağımsızlık ateşini sonsuza dek yakmaya devam edecektir.

İSTİKLAL MARŞIMIZ
İstiklâl Marşımız Türk ulusunun onurudur, gururudur. Türk bayrağı gibi özgürlüğümüzün, bağımsızlığımızın simgesidir. İstiklâl Marşı’mızı iyice öğrenmek, içtenlikle söylemek, dinlemek her Türk yurttaşının görevidir. İstiklâl Marşı’mızın şairi Mehmet Âkif Ersoy (1873-1936) Türk ordusuna armağan ettiği Milli Marşı’mızın “Yeniden yazılması düşünülemez mi?” dendiğinde: “Allah Türk milletine bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın.” deyip Milli Marşı’mızın sıradan bir manzume olmadığını, milletimizin kahramanlığını, çektiği acıları, sevinçlerini, umutlarını dile getirdiğini ifade etmiştir.

İstiklâl Marşı’nı bayrağa dönerek, başımız açık, hazır ol durumunda, başımız dik, içtenlikle söylemeliyiz, dinlemeliyiz, Bayrağa ve İstiklâl Marşı’na saygı her Türk’ün ulusal görevidir.

Başka ulusların İstiklâl Marşlarına, bayraklarına da saygılı olmalıyız. Atatürk 10 Eylül 1922’de İzmir’e girdiğinde yoluna serilen yenik düşmüş düşmanın bayrağını: “Bayrak bir ulusun gururudur. O, yere serilemez.” deyip yerden kaldırtmıştır. Türk ölür de bayrağını düşmana teslim etmez. Dünya devletlerini müzelerinde esir düşmüş bir Türk bayrağı yoktur. Bu, Türk’ün özgürlüğüne ne kadar değer verdiğini gösterir.

Okulumuzda, evimizde bayrağımızı; temiz, ütülenmiş, düzgün katlanmış biçimde özenle saklamalıyız. Ulusça kutladığımız günlerde evlerimize, iş yerlerimize bayrak asmak gurur verici bir görevdir. Çünkü bayrak devletimizin, bağımsızlığımızın simgesidir. Devlet olmadan özgür insan, mutlu insan, güçlü bir ulus var olmaz. Bayrağımızı İstiklâl Marşı eşliğinde hızlıca çekmeli, ağır ağır indirmeliyiz.

Bayrak dalgalandığı sürece Türk ulusu hür ve bağımsız yaşamaktadır ve yaşayacaktır. “Ne mutlu, Türküm diyene!”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol