UZAKTAN EĞİTİMDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR

1- Uzaktan eğitim süreci belirli bir plan ve program dâhilinde işletilmemiştir. MEB’in süreci, iyi planlanmış, aşamaları belirli bir “öğretim tasarımı” üzerine inşa etmediği görülmektedir. Sistematik bir
çalışmanın olmaması nedeniyle eğitim emekçileri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler sorunlarla baş
başa bırakılmıştır. Sahada çalışanlar süreci el yordamıyla ve deneme yanılma yoluyla yürütmüşlerdir. Bu süreçte karşı karşıya kalınan en büyük problem hâlihazırda var olan eşitsizliklerin daha
da artması, katlanarak çoğalması olmuştur. Özellikle sosyoekonomik durumu iyi olmayan düşük
gelirli alt sınıflar, yoksul aile çocukları, tarım işçisi çocuklar, anadili farklı olan çocuklar ve dezavantajlı gruplar uzaktan eğitime ulaşamamış, sistemin dışında bırakılmışlardır. Kısıtlı imkânlarla
uzaktan eğitime erişim sağlayabilen, ailenin ortak cep telefonunu kullanan çocuklar da bu süreçte
internet erişimi, uygun zaman ve mekân olmayışı gibi nedenlerle eğitim haklarından mahrum
edilmiştir. EBA üzerinden yürütülen canlı derslere katılım, birçok okulda %15-20 dolaylarında kalmıştır. Öğrencilerin dersleri izlemek için gerekli teknolojik donanım ve internetten yoksun olmaları
eşitsizliklere yol açmış, anayasal bir hak olan eğitim hakkı kullanılamaz hale gelmiştir.
2- Uzaktan eğitim süreci daha önceden planlanmış bir çalışma olmadığından uygulamaya konulması da olağanüstü koşullar altında gerçekleşmiştir. Uzaktan eğitim yapmak öğretmenlerin daha
önce deneyimlediği bir çalışma biçimi değildi. Eğitim Sen tarafından öğretmenlerle yapılan ankette, öğretmenlerimizin yaklaşık %90’ı uzaktan eğitim süreci içinde görev aldıklarını bildirmişlerdir. Bu öğretmenlerden %65’i 10 saatten fazla uzaktan eğitim dersi verdiklerini ifade etmişlerdir.
Bu öğretmenler tarafından yürütülen canlı derslere, sınıf mevcutlarının yarısından fazlasının katılmadığı görülmüştür. Canlı derslere katılan öğrencilerin %70’ten fazlası derslerde sadece dinleyici
konumunda kalmışlar, ders süresince ses ve kameraları kapalı tutulmuştur. Öğretmenlerin yaklaşık %93.8’i uzaktan eğitimin verimli olmadığını ifade etmişlerdir. MEB tarafından öğretmenlere
uzaktan eğitime dair eğitim verilmemiş; teknik destek sağlanmamıştır. Uzaktan eğitim konusunda en çok sıkıntı yaşanan alanlardan biri ölçme ve değerlendirme sürecidir. Öğretmenler verdikleri
eğitimi değerlendirme olanağı bulamamışlardır.
3- Öğretmenlerin uzaktan eğitim konusunda daha önceden bir deneyiminin olmaması, bu süreçte
MEB’in sunduğu dijital teknolojinin yeterli olmaması, süreci planlayacak ve yönetecek uzman bir
ekibin olmaması da yaşanan sorunlardan bir diğeridir. MEB uzaktan da olsa öğretmenlere, öğrencilere ve velilere bu konuda bilgilendirici ve yön gösterici çalışmalar yapmamıştır, yapılan çalışmalar çok kısıtlı kalmıştır.
4- Yüz yüze eğitime kıyasla çok daha sınırlı olan uzaktan eğitimde ve canlı derslerde, örgün eğitimde
uygulanan müfredatın aynısı verilmeye çalışılmış; müfredatta bir seyreltme ve azaltma yoluna
gidilmemiştir. Hâlihazırda çok yoğun olan özellikle ortaöğretim müfredatının bu süre içinde verilmesi mümkün olmamıştır. Müfredatla paralel olarak ders kitapları da uzaktan eğitime uygun
olmadığından canlı derslerde normal ders kitaplarının kullanılması sorun yaratmıştır. Etkileşimli
kitapların yokluğu, uzaktan eğitime uygun basılı ve dijital materyallerin yetersizliği gibi sorunlar
süreci daha da zorlaştıran etkenler olmuştur.
5- EBA içeriklerinin yetersizliği, yabancı dil gibi bazı dersler için ise EBA’da kullanıma sunulmuş hiçbir
içeriğin olmaması özellikle uzaktan eğitim sürecinde daha net bir şekilde fark edilmiştir. İçerik
yönünden zayıf olması yanında EBA alt yapısından kaynaklanan erişim problemleri de süreci
olumsuz etkilemiştir. Güvenlik sorunları ve kurulum sisteminden kaynaklanan sorunlar da öğretmenlerin sıkça karşılaştığı sorunlar olarak ifade edilmiştir. 
6- Canlı ders uygulamalarında EBA alt yapısının yetersizliği, sistemin sürekli çökmesi gibi sorunların
yanında öğretmenlere aynı derste 1’den fazla sınıf atamasının yapılması öğrenci sayısının 100’leri
bulmasına hatta özellikle kalabalık sınıflarda 100’ü geçmesine neden olmuştur. Pedagojik olarak
bu kadar öğrenci ile aynı anda ders işlemek, öğrencilere söz hakkı tanımak mümkün değildir. Canlı
ders saatleri planlamasında öğretmenlerin özel hayatları ve kişisel yaşamları, çocuk ve gençlerin gelişimleri göz önüne alınmamış; çok geç ya da çok erken saatlere ders ataması yapılmıştır.
Öğretmenlere atanan öğrencilerin haftalık değişmesi devam, takip ve öğretmen-öğrenci etkileşimini imkânsız hale getirmiştir. Yine derslerin atandığı günlerin ve saatlerin sabit olmaması sorun
yaratmıştır.
7- Öğretmen ve öğrenci arasında ders anlatımı sırasında hiçbir etkileşim ve iletişim olmamasından
dolayı EBA TV’de yayınlanan dersler, pedagojik açıdan ve öğrenmenin gerçekleşmesi açısından
amacına ulaşmamıştır. Öğrenciler kayıtlı videoları izlemekten sıkıldıklarını, çoğunlukla takip etmediklerini, yarım bıraktıklarını belirtmişlerdir.
8- Pandeminin yarattığı kaygı ve strese, eğitime erişememe ve uzaktan eğitimde yaşanan sorunlar da eklenmiş ancak bu sorunların çözümüne, öğrencinin eğitim düşüncesinden kopmamasına,
motivasyonun yükseltilmesine dair yeterince psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmeti sunulmamış; bu konuda gerekli yönlendirmeler yapılmamıştır. Kendileri de kaygı ve stres altında olan
öğretmenler, bu süreçte öğrencileri ile iletişimde kalmak, onların okulla ve eğitimle bağlarının kopmasını önlemek için kendi buldukları yöntemlerle mücadele etme yoluna gitseler de, bu alanda
uzman desteği bulamamışlardır.
9- Gerek canlı derslerin planlamasında, gerekse EBA TV yayınlarında çocukların sosyal-toplumsal
gelişimine, bireysel ilgi ve yeteneklerine yönelik hiçbir çalışmaya yer verilmemiştir. Spor, sanat,
müzik dersleri yok sayılmıştır. Okuldan uzak kalan öğrencilerin sosyalleşme ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmaların olmaması, pedagog desteği sağlanmaması çocukların bu süreçte telafisi imkânsız zararlar görmesine neden olmuştur.
10- EBA’dan kaynaklanan güvenlik sorunları nedeniyle canlı dersler süresince kameraların kapalı olması öğretmen-öğrenci iletişimini ve sınıf içi etkileşimi imkânsız hale getirmiştir. Dersler interaktif
biçimde işlenememiştir.
11- Uzaktan eğitim sürecinde devam zorunluluğunun olmaması ve ölçme-değerlendirme yapılmaması öğrenci katılımı üzerinde olumsuz rol oynamıştır.
12- Öğretmenlere hem uzaktan eğitimi uygulamak, hem de uzaktan eğitimde kullanılacak materyal
geliştirme konusunda destek sağlanmamıştır. Özel uzmanlık gerektiren bir iş olan dijital içerik
geliştirme konusunda öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitim ya da teknik destek verilmemiştir.
13- Bütün bu sorunların 2020-2021 eğitim öğretim yılı başında, telafi eğitiminin başladığı 31 Ağustos 2020 tarihi itibariyle katlanarak artmaya devam ettiği görülmüştür. 
Sonuç ve Öneriler:
Pandeminin aşı bulunma evresine dek devam edeceği görülmektedir. Üstelik buna kış aylarındaki diğer
riskler de eklendiğinde, artan oranda bir salgın tehlikesi yaşanması çok olasıdır. Bu durumun okulların
açılmasına engel olması halinde uzaktan eğitim eksikleri tamamlanarak başvurulabilecek bir eğitim
platformudur. Eğitim Sen gerekli tüm önlemlerin alınarak, okulların fiziki olarak salgında güvenle kullanılabilir hale getirilerek ve ihtiyaç duyulan personel (sağlık çalışanı, temizlik görevlisi ve öğretmen)
atanarak yüz yüze eğitimin başlaması gerektiğini düşünmektedir. Ancak söz konusu koşullar yerine
getirilmeden ve salgın belirli oranda kontrol altına alınmadan okulların açılmasına “evet” denmesinin
de mümkün olmadığının ayrıca bilinmesi gerekmektedir.
Daha önce yapıldığı haliyle uygulanacak uzaktan eğitim, verimsiz ve başarısız olacağından enerjinin
boşa harcanması anlamına gelecektir. Tüm sorunların çözümünün ilk şartı olarak ortak aklın devreye
sokulmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. MEB’in bu çerçevede acil olarak; öğretmenler, konunun
uzmanları, sendikalar ve ilgili kitle örgütleriyle bir masa etrafında bir araya gelerek tüm yanlarıyla uzaktan eğitime ilişkin eksiklikleri ve aksaklıkları ortaya koyması ve gerekli adımları atması bir zorunluluktur.
Uzaktan eğitimle ilgili olarak çalıştayda ele alınan sorunlu alanlara dair atılması gereken adımlar ve çözüm önerileri şöyle sıralanabilir.
1- Olay sistem yaklaşımıyla ele alınmalıdır. Uzaktan eğitimin başarısını etkileyen tüm etkenler ayrı
ayrı ele alınarak tamamı çözülmedikçe istenen başarının elde edilemeyeceği ve eğitimin eksik kalacağı tespiti üzerinde uzlaşılmıştır. Uzaktan eğitimin başarısının bazı ön koşulları var ki bunlar olmadan diğerleri yerine getirilmiş olsa bile tüm çabaları anlamsız kılacaktır. Bu bağlamda internete
erişim ve güvenlik sorunu çözülmesi gereken en acil sorunlar olarak görülmektedir. İnternet erişimi
olmayan öğrenciler tespit edilerek erişiminin gerçek anlamda sağlanması, eğitimde fırsat eşitliği
anlamında bir zorunluluktur. EBA destek noktalarının göstermelik olmaması, orada kullanılan
kulaklık, fare, bilgisayar, mikrofon gibi ekipmanların hijyeninin sağlanması gerekmektedir. Ayrıca
EBA destek merkezlerinden faydalanacak öğrencilerin durumları dikkate alınarak canlı derslerin
saatleri planlanmalıdır.
2- Uzaktan eğitim yatırımları için MEB bütçesine ilave pay aktarılması ve tüm kullanıcılara ücretsiz
internet, ihtiyacı olan öğrenci ve öğretmenlere bilgisayar, grafik tablet gibi ekipmanların temin
edilmesi gerekir. Özellikle sayısal grup dersleri için grafik tabletin olmazsa olmaz ekipmanlardan
oluşu ve öğretmen için temininin ekonomik anlamda zor olması nedeniyle bunun MEB tarafından
karşılanması ya da bununla ilgili destekte bulunulması gerekir. Aksi halde canlı dersler matematik
ve fizik gibi dersler için verimsiz olacaktır.
3- Uzaktan eğitim bir uzmanlık ve ekip işidir. Uzaktan eğitim; bünyesinde uzmanlaşmış öğreticilerin,
pedagogların ve eğitim teknologlarının yanı sıra planlamacıların yer aldığı bir süreçtir. Olabildiğince
yetenekli ve istekli öğretmenlerin seçilmesi, bunların donatılması ve eğitilmesinin ardından iyi bir
planlamayla seyreltilmiş ve uzaktan eğitime uyarlanmış içeriklerle interaktif uzaktan eğitim yapılmalıdır. Tüm bunlar için eşgüdüm gerekeceğinden uzaktan eğitim merkezi (MEB–UZEM) kurulmalıdır. Liyakat esasına göre atamalar yapılmalıdır.
4- Uzaktan eğitime geçildiği halde ders kitapları yeni süreçle uyumlulaştırılamamıştır. Uzaktan eğitim içerik hazırlama işi bir ekip işi olup MEB-UZEM bünyesindeki uzman bileşenlerce hazırlanmalı
ve çeşitli öğrenci düzeylerine göre farklılaştırılmış halde sunulmalıdır. Uzaktan eğitime uyumlu
basılı materyaller (defter, kitap gibi) eş zamanlı olarak öğrenciye sunulmalıdır.
5- Ders içerikleri tüm farklılıklar dikkate alınarak yeniden oluşturulmalıdır. Özellikle göçmen ailelerin çocukları, anadili Türkçe olmayan öğrenciler, özel eğitim gereksinimi olan öğrenciler başta olmak üzere, tüm kesimlerin özellikleri dikkate alınarak içerikler ve kullanılacak materyaller yeniden
oluşturulmalıdır.
6- Uzaktan eğitimde kullanılacak dijital materyaller ve ders içerikleri mutlaka yazılı materyallerle de
desteklenmelidir. Yazılı materyallerin dağıtımı ile ders içeriklerinin kullanılmasında eş zamanlılık
aranmalıdır.
7- EBA platformu daha kullanışlı bir tasarıma kavuşturulmalı ve Öğrenme Yönetim Sistemi (ÖYS) işe
koşularak öğrencinin devamsızlığı, yaptığı ödevler, yaptığı sınavlar ve başarı grafiklerinin yer aldığı
öğretmen, veli ve öğrenciye açık bir tasarıma kavuşturulmalıdır.
8- Uzaktan eğitim verecek öğretmenler gerçek anlamda uygulamalı bir eğitimden geçirilmeli, canlı
uzaktan eğitim ortamı ile yüz yüze sınıf ortamındaki eğitim arasındaki farkların iyi kavratılması ve
motivasyon açısından öğrencilerin güdülenme yol ve yöntemleri hakkında bilgi verilmelidir. 
9- Ölçme değerlendirme standardı belirlenmeli ve öğrencinin kazanımlara ulaşma başarısı ile uzaktan eğitimin verimliliği test edilmelidir. Unutulmamalıdır ki verimsiz ve sıkıcı bir uzaktan eğitimle
kazanımlara erişildiğini varsaymak ve bu yolla yapılan derslerden öğrencileri sınavlara tabi tutmak, özellikle LGS ve YKS gibi sınavlarda bu içerikten öğrencileri sorumlu tutmak hem adaletli
olmayacak hem de hukuki sonuçlar doğuracaktır.
10- Ders saatlerinin planlaması daha işlevsel yapılmalıdır.
11- Yüz yüze sınıf temelli eğitimde var olan sosyalleşme, akran öğrenmeleri, eğitsel faaliyetler gibi
eğitim unsurları ve öğrenci psikolojisi uzaktan eğitimde de göz önünde bulundurulmalı ve bunlara
uygun yol ve yöntemler aranmalıdır.
12- Veli ve öğrencilere yönelik uzaktan rehberlik ve psikolojik destek birimleri kurulmalıdır.
13- Destek hatları aracılığıyla 7/24 teknik destek sağlanmalıdır.
14- Basit teknoloji ve düşük bant genişliği ile çalışan uygulamalar kullanılmalıdır.
15- Canlı uzaktan eğitimde öğrencilerin güvenlikle ilgili sorunu çözülememiş ve bu nedenle MEB tarafından ses ve kameraların kapatılmasının önerilmesiyle canlı ders tek taraflı videoya dönüşmüş, bu
da etkileşimi yok etmiştir. Oysaki canlı uzaktan eğitimin en önemli ögesi karşılıklı etkileşimdir. Bu
etkileşim öğrenciyi motive ederek dersten kopmamasını sağlar.
16- Uzaktan eğitimde yüz yüze eğitimden farklı olarak her ders için ayrı bir içerik hazırlanması ve planlanması gibi farklı bir ön hazırlık evresi (ders saatinin iki katı kadar) bulunmaktadır. Bu nedenle,
uzaktan eğitim yapacak öğretmenlere ek ödeme yapılmasının motivasyonu arttıracağı ve uzaktan
eğitim için özendirici olacağı da göz önünde tutulmalıdır.
17- Öğretmenlerin birbirleriyle rekabet etmesini hedefleyen ve öğretmenlere puan veren sistem acilen
kaldırılmalıdır.
Geçen eğitim öğretim döneminde yapıldığı haliyle yapılacak olan uzaktan eğitim çabaları maalesef
‘uzaktan eğitim yapıyormuş gibi’ olacaktır. MEB, yaşanan bu ve benzeri sorunlara çözüm üretmek için
hızla bilimsel bir çalışma yapmalı, öğretmenlerle ve alanın özneleriyle bir araya gelmelidir

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13