SALGIN KOŞULLARINDA EĞİTİMİN SÜRDÜRÜLEBİLMESİ İÇİN ÖNERİLER

SALGIN KOŞULLARINDA EĞİTİMİN SÜRDÜRÜLEBİLMESİ İÇİN ÖNERİLER
SÜREÇ YÖNETİMİ
1.    Salgının gelmiş olduğu aşama ve okullarda yüz yüze eğitimin başlamasıyla oluşabilecek risk dikkate alındığında sürecin ayrıntılı ve çok yönlü izlenmesi gerektiği açıktır. Bu gereksinimin karşılaması, eksikliklerin ve sorunların hızlı tespiti ve geçerli, uygulanabilir çözümlerin anlık olarak üretilebilmesi için mutlaka merkezi, il ve ilçe düzeylerinde “eğitim izleme kurulları” oluşturulmalıdır. Oluşturulacak olan izleme kurullarına alanda bulunan öznelerin temsilcileri, bilim insanları ve sorumluluğu bulunan kamu kurumlarının temsilcileri davet edilmelidir. 
2.    Eğitimde eşitlik yoksa eğitim hak değil ayrıcalık haline geliyor. MEB planlamalarını yaparken, önceliklerini belirlerken ve bunları kamuoyu ile paylaşırken öğrencilerimizin hepsini eşit kabul eden yaklaşımını terk etmelidir. Sorunun çözümü öncelikle sorununun varlığını kabul etmekle mümkündür. Öğrencilerin eşit koşullara sahip olmadığının öncelikle kabul edilmesi ve bunun çözümüne dair bir yol haritası belirlenmesi gerekmektedir.
3.    Yüz yüze eğitime geçilmesi (aşamalı, seyreltilmiş)  esas hedef olmalıdır. Ancak yeni vakalar belirli bir sayının altına inmeden, salgın kontrol altına alınmadan ve gerekli önlemler tam olarak alınmadan yüz yüze eğitime geçilmesinin mümkün olmadığı kamuoyu ile açık olarak paylaşılmalıdır. 
4.    Eğitim yüz yüze veya uzaktan devam etse de çocuk işçiliği temel bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Çocukların, eğitim dâhil, en temek haklarını kullanılamaz hale getirilen çocuk işçiliği öncelikle mücadele edilmesi gereken bir sorundur. Salgın koşulları çocuk işçiliğini artırma potansiyeline sahiptir. Bu konu tüm planlamalarda ve politika belirlemelerde öncelikli mücadele konusu olmalıdır. 
5.    Salgın koşullarında eğitimin sürdürebilmesi için MEB yönetiminin kararlığını ortaya koyması gerekmektedir. Özellikle eğitime ek bütçe ayrılması ve ek atamalar yapılması zorunludur. Ek bütçe ve ek atama konusunda kararlı bir tutum ve gerekli girişimlerin MEB tarafından hızlıca yapılması gerekmektedir. 
6.    Okul çocuğun korunmasında en önemli ve etkili denetim mekanizmalarından biridir. Uzaktan eğitim süreci bu denetim mekanizmasını devre dışı bırakmıştır. Sosyal çalışmacılar ve öğretmenlerle birlikte çocuğun korunmasına dönük işlevsel bir sistem geliştirilmelidir. 
7.    Salgınla mücadelede şeffaflık ve kamuoyu ile düzenli bilgi paylaşımı esas alınmalıdır. Bilgiye dayalı olmayan değerlendirmeler kamuoyunda gereksiz rehavet oluşturabileceği gibi yersiz panik ve kaygıya da neden olabilir. Öğrencilerin eğitim hakkı ve üstün yararını gözeterek mutlaka merkezi ve yerel bilgi paylaşımı kanalları oluşturulmalıdır.
8.    Salgınla mücadelenin ön koşulu ortak akıl ve toplumsal dayanışmadır. MEB alanda bulunan kesimlerle işbirliğini ve iletişimi her zaman olduğundan daha fazla önemsemelidir. 
9.    Eğitimle ilgili pratik kararlar alınırken yerel özellikler dikkate alınmalıdır. Ancak yerel farklılıklara göre alınacak olan kararların öğrencilerin eğitim yaşantısında eşitsizlik yaratmaması en önemli koşul olmalıdır. 
10.    Veriye dayalı süreç yönetimi salgın koşullarında zorunluluktur. Okullarda sağlık riskini en aza indirebilmek için Sağlık Bakanlığı ile MEB arasında tanı konulan ve yakın temaslıların bilgisinin paylaşıldığı, karantina sürelerinin takip edildiği, veri akışının anlık sağlandığı bir sistem geliştirilmelidir. 
11.    Salgın ve salgına bağlı koşullar öngörülmesi olanaksız bir yaşamı dayatmıştır. Oluşan bu yeni yaşam biçiminden çalışma yaşamı da etkilenmektedir. Oysa uyuşmazlıkla sonuçlanan 2019 yılı toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda oluşan Kamu Hakem Heyeti kararlarında normal koşullar esas alınmıştır. Normal koşullara göre dahi kamu emekçileri açısından oldukça eksik olan bu kararların revize edilmesi zorunluluktur. Toplu sözleşmenin yenilenmesi acil bir zorunluluktur ancak bunu beklemeden MEB kendisine düşen bölümle ilgili olarak KİK toplantısında gündem oluşturmalıdır. 
12.    MEB salgın koşullarında eğitim camiasında toplumsal mutabakatı esas almalı ve eğitim alanının hassasiyetlerini gözetmelidir. Öğretmenlerin kullandığı tarihi binaların kimi vakıflara devredilmesi öğretmenler arasında rahatsızlık yaratmaktadır. Son olarak Beyoğlu Öğretmenevi ile ilgili haberler kaygılarımızı artırmaktadır. MEB’in yeri bu konuda öğretmenlerin yanı olmalıdır ve bunu da açıkça ifade etmelidir. Öğretmenevlerinin devrine karşı güçlü bir karşı ses çıkarılmalıdır. 

OKULLAR VE EĞİTİM

13.    Okulların salgın koşullarında yüz yüze eğitime aşamalı olarak dahi geçebilmesi için mutlaka ek personel istihdamına ihtiyaç vardır. Her okula bir sağlık görevlisi, ek temizlik görevlileri mutlaka atanması sağlanmalıdır. Bu atamaların mutlaka kadrolu olarak yapılması ve giderlerin veliler tarafından değil devlet tarafından sağlaması gerekmektedir. 
14.    EBA destek noktalarının işlevi sınırlıdır. Okullar öğrencilerimiz için “yeni normalde” en önemli ve işlevsel kamusal alanlar olmalıdır. Öğrencinin sosyalleşmesi, arkadaşları ile bir araya gelmesi, sanatsal ve spor etkinliklerini hayata geçirilebildiği en uygun alanlar olarak okullar yeniden düşünülmeli ve buna uygun bir planlama yapılmalıdır. Gerekli düzenlemeler yapılarak, sağlıkla ilgili gerekli önlemler alınarak öğretmenler de bu sürecin parçası olabilir. Bunun için zorlayıcı kararlar değil gönüllülük esas alınmalıdır. 
15.    Okulların salgın koşullarında yaşamını sürdürebilmesi için mutlaka ek bütçe sağlanması gerekmektedir. 
16.    Aşamalı ve seyreltilmiş şekilde yüz yüze eğitime geçilmesinde 10 yaş altı öğrencilerle devam edilmesi gerekmektedir.
17.    Kapatılan köy okullarının acilen açılması gerekmektedir. Taşımalı eğitime koşullar el verdiği ölçüde son verilmeli, öğrenciler ikamet ettikleri yerleşim yerinde eğitime devam etmelidir. Köy okullarının yeniden açılabilmesi için gerekli öğretmen ataması acilen yapılmalıdır. 
18.    Ek derslik ve okul gereksiniminin karşılanması için atıl durumda bulunan kamu binaları kullanılmalıdır. Ayrıca öğrenci sayısı belirli bir orandan az olan okullar yakın okulların kullanımına tahsis edilmelidir. 

ÖĞRETMENLER

19.    Salgın koşullarında eğitim gibi temel bir alanda öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin mağdur olmaması ve eğitimin devam edebilmesi için alanda bulunan tüm kesimlerin dayanışması zorunluluktur. MEB’in bu anlamda dayanışma içerisinde olması gereken kesimlerin başında öğretmenler gelmektedir. Öğretmenlere dönük asılsız ve suçlayıcı ifadelerde bulunan bir özel okul sahibinin başta Milli Eğitim Bakanı olmak üzere MEB yönetimi tarafından kınanmaması, sözlerini düzeltmeye davet edilememesi öğretmenler arasında ciddi bir kırgınlığa neden olmuştur. Bunun düzeltilmesi için başta Milli Eğitim Bakanı olmak üzere MEB yönetimi acil adım atmalıdır. 
20.    Yüz yüze eğitime aşamalı ve seyreltilmiş şekilde geçilme hazırlığı yapıldığı ve uzaktan eğitimin yoğun şekilde yapıldığı bir dönemde öğretmenlere ayrıca görevler verilmemeli, uzmanlık alanları dışında görevlendirmeler yapılmamalıdır. 
21.    Salgın koşullarında eğitim hizmetinin sağlanmasının en önemli unsuru öğretmenlerdir. Öğretmenlerin bu süreçte hak kaybı yaşamaması gerekmektedir. Bu nedenle öğretmenlerin ek dersleri ile ilgili yaşanan sorun acilen çözülmelidir. 
22.    21 Eylül tarihinden sonra öğretmenlere haftalık ders dağıtımının nasıl yapılacağı açıklığa kavuşturulmalı. 
23.    1 Eylül tarihinde ataması yapılan arkadaşlarımızın halen kararnamelerinin çıkmaması ciddi kaygı yaratmaktadır. 18 Mart tarihinde ataması yapılan ancak göreve başlatılmayan arkadaşlarımızın yaşadığı mağduriyet ortadadır. Ayrıca ilgili mevzuat hiçbir makama yapılan atama sonrasında göreve başlatmama yetkisi vermemektedir. Arkadaşlarımızın acilen göreve başlatılması gerekmektedir.
24.    2019 KPSS mağduru arkadaşlarımızın sorunlarının çözümü ertelenmemelidir. Kendilerinden kaynaklı oluşmayan bir durumun binlerce öğretmeni bu kadar süredir mağdur ediyor olmasının anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir tarafı yoktur. 
25.    Tüm emekçilerin olduğu gibi öğretmenlerinde çalışacakları yeri seçmeleri temel bir haktır. Ancak, isteğe bağlı il dışı tayinlerde oldukça sınırlı sayıda okulun açık ilan edilmesi seçme hakkını fiilen kullanılamaz hale getirmiştir. İsteyen öğretmenlere 2. İl Dışı Tayin hakkı verilmelidir. 
26.    Haklı gerekçelerle tayin iptali çalışanların hakkıdır. Bekleyen dilekçeler acilen işleme alınmalıdır. 
UZAKTAN EĞİTİM

27.    Öğretmenlerin iki ayrı platformdan canlı ders yapılması uygulaması sonlandırılmalıdır. Tek bir platformdan canlı ders yapılmalıdır. 
28.    Öğretmenlere sağlanan ücretsiz internetin sadece EBA Canlı Derste kullanılabilmesi, diğer platformlarda yapılan derslerde öğretmenlerin kendi internet paketlerini kullanmaları kamu hizmetinin finansmanı açısından sorunlu bir durum oluşturmaktadır. 
29.    Öğretmenlerin uzaktan eğitimde kullanacakları bilgisayar ve tabletlerin mutlaka MEB tarafından sağlanması gerekmektedir. 
30.    Eğitimde eşitlik esastır. Öğrencilerin uzaktan eğitime erişimi MEB açısından çözülmesi gereken temel bir meseledir. Bu sorun çözülmeden diğer sorunlara çözüm üretmeye çalışmak gerçekçi değildir. 
31.    Öğrencilerin uzaktan eğitime devamı ve ölçme değerlendirme konularında acil düzenlemeler yapılmalıdır. 
32.    Uzaktan eğitime hazırlık öğretmenlerin ciddi zaman ve emek harcadığı işlere dönüşmüş durumdadır. Öğretmenlere ödenen derse hazırlık ücreti uzaktan eğitimde artırımlı şekilde ödenmelidir. 
33.    Öğretmenler farklı canlı platformlar kullandığında program çeşitliliği olacak ve buda öğrenci açısından bilgisayar veya cep telefonunda uygulama yoğunluğuna neden olacaktır. Farklı canlı erişim programlarının yaratacağı güvenlik sorununu da ayrıca dikkate almak gerekmektedir. Güvenlik sorununun ortadan kaldırılması ve uygulama birliği sağlanması için okulların lisanslı bir program alması ve öğretmenlerinde onu kullanması en makul çözüm olacaktır. 
34.    Uzaktan eğitimde yaşanan teknik sorunların çözümü ve destek gereksinimi olan öğretmenlere bu hizmetin verilmesi için MEB bünyesinde uzaktan eğitim merkezi açılmalı ve bu merkez 7/24 hizmet vermelidir. 
35.    Öğrencilerin canlı ders uygulamalarında kameralarının kapalı kalması öğretmen öğrenci etkileşimi açısından sorun yaratmaktadır. Bu konuda yaşanabilecek olumsuzlukları göz önüne alarak bir düzenleme yapılmalı ve öğrencilerin kameraları açmaları sağlanmalıdır. 
36.    Uzaktan eğitim ders içerikleri koşullara uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Acil uzaktan öğretim adı verilen ve yüz yüze eğitim için hazırlanan içeriklerin çevrimiçi platformlara aktarılması ile sınırlı bir uzaktan eğitim hazırlığı öğrencilerin gereksinimine, öğretmenlerin uygulamasına uygun değildir. 
37.    Uzaktan eğitim ders içeriklerinin hazırlanmasında anadil, özel eğitime gereksinim gibi temel özellikler mutlaka dikkate alınmalıdır. 
38.    LGS ve YKS’de öğrencilerin yüz yüze eğitimle beraber uzaktan eğitimle verilen konulardan da sorumlu olacak olması anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir durum değildir. LGS bu sene uygulanmamalı, öğrencileri sınavsız liselere yerleştirilmelidir. Bunun sancısız ve sorunsuz olabilmesi içinde okullar arasındaki olanak eşitsizliklerinin giderilmesini şimdiden başlanmalıdır. 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13