CUMHURİYET DÖNEMİNDE KÖY EĞİTMEN KURSLARI

Okuma-yazma oranının yükseltilmesi ve eğitim-öğretim seferberliğinde kır-kent dengesinin sağlanabilmesi adına açılmış olan bu kurslar, 1930’lu yıllarda Türkiye’nin kalkınma noktasında köy ve köylü üzerinde etkili olan bir yapıdır.

Aynı zamanda Köy Eğitmen Kursları, Köy Enstitülerine de zemin hazırlayan temel birimdir. Bu bakımlardan araştırılmaya değer bir konudur.

Bu araştırma ile Cumhuriyet dönemindeki eğitim boşluğunu dolduran Köy Eğitmen Kursları'nın açılışı, yapısı ve işleyişinin köy okullarındaki başarı ve istikrarın sağlanmasına ayrıca o yıllarda nüfusun %80’ini oluşturan köylüye ve köy kalkınmasına katkısı değerlendirilmiştir.

Mahmudiye köyündeki ilkokulda açıldı. Burada açılmasının sebebi, Çifteler Çifliğinin ve Harasının vasıtalarından faydalanmak,oradaki ziraatçi elemanlardan istifade etmek içindi.
Bu kursa alınan öğretmen adaylarından kursu başarı ile bitirenlere Eğitmen adı verildi. ilk deneme müspet sonuç verince, ertesi yıl eğitmen kurslarının sayısı çoğaltıldı ve Köy Eğitmenleri
Kanunu çıkarıldı. (Tonguç, 1946, s.298)
Tonguç’un, Anadolu köylerini labaratuvar gibi değerlendirerek yaptığı gözlem ve denemeler, bugünkü program uzmanlarına da örnek olacak niteliktedir.Mahmudiye Eğitmen Kursu, Ankara köylerinden 79, Tunceli köylerinden 5 olmak üzere seçilen toplam 84 köylü gençle 6 Temmuz-15 Kasım 1936 tarihleri arasında 4 ay 11 gün sürmüştür. Yedi ay olarak tasarlanan kursun kalan kısmı Ankara köylerinde staj olarak sürmüş, ayrıca 19 Nisan-21 Mayıs 1937 tarihlerinde Bursa Ziraat Okulu’nda tamamlayıcı kurs yapılmıştır (İ.H. Tonguç Arşivi’ndeki yazışmalar).
Kursu bitiren eğitmenlerini Ankara’da bir ilkokulda verdikleri
deneme derslerini ve kendi yazıp oynadıkları sahne oyununu
eğitimciler, bazı bakan ve milletvekilleri ile basın mensupları izlemiş,hayran kalmışlardır. Dönemin tanınmış gazetecisi Fatih
Rıfkı Atay, eğitmenlerin deneme dersleriyle ilgili izlenimlerini
şöyle anlatıyor:
Sizi temin ederim ki; ben ve benim neslim, en büyük Osmanlı
şehirlerinin iptidai mekteplerinde [ilköğretim okullarında] asla
böyle bir muallim [öğretmen] bulmak saadetini duymadık. Sonra,
diğerlerinin ders veren arkadaşlarını tenkit edişlerine baktım; bütün köylülerimizin zekâ ve kabiliyetleri bunların yarısı kadar açıldığı zaman, Türk köyü davasına hallolmuş gözü ile bakabiliriz.
(Kültür Bakanlığı Dergisi: Sayı 20-1, 1937, s.127)
Bu kursların çoğu ileriki yıllarda köy enstitüsü açılması düşünülen
yerlerde açıldı ve sonra yönetimleri köy enstitüleri ile birleştirildi.
Asıl önemlisi; bu kurslarda elde edilen deneyim ve eğitmenlerin
yaptığı altyapı çalışmaları, köy enstitülerinin yolunu aydınlattı, işlerini kolaylaştırdı. Tonguç bu iki akraba sistem arasındaki
bağ konusunda, “Köy Enstitüleri teşkilatı, Eğitmen teşkilatının üzerine kurulabilmiştir.” der (Tonguç, 1947, s.495).
Eğitmen kurslarının işleyişi ile yetiştirilen eğitmenlerin çalışma
esasları yönetmeliklerle düzenlenmiştir. Köy Eğitmenleri Kanunu’nun yürürlüğe girişinden sonra çıkarılan bir yönetmeliğe göre, eğitmen adayının seçimi şöyle yapılır:
Köy eğitmeni yetiştirme kurslarına eğitmen namzedi [adayı]
olarak, askerliğini başarı ile bitirmiş okuma yazma bilen ve ziraat
işleri ile meşgul, arazi ve hayvan sahibi veya böyle bir ailenin
çocuğu,müstait [yetenekli] kimseler, bu iş için hazırlanan fişlerdeki
esaslara göre seçilerek alınır. Resmi okullarda ilk tahsillerini
yapmış olanlar diğer namzetlere tercih edilirler.
Yine bu yönetmeliğe göre eğitmenler, köyde hem öğrencilerin,
ve yetişkinlerin temel eğitimi hem de köyde modern tarım tekniklerinin öğretilmesiyle ödevlidirler. Eğitmenler, üç yılda bir köylerde ilkokul çağındaki çocukları okula kaydedip onları mezun edince yeniden öğrenci alırlardı. Eğitmenleri işbaşında yetiştirmek ve onların öğretemeyeceği zor konuları işlemek üzere, 8-10 eğitmen çalışan köyden oluşturulan küçük eğitim bölgesi için bir “gezici başöğretmen” görevlendirilir (Köy Eğitmenleri Talimatnamesi,1938, s. 4-11).
Eğitmen kursları, 1948’e kadar her yıl açılmış, yaklaşık 9 bin
eğitmen yetiştirilmiştir. Bunların 30’u kadındır. Kadın eğitmenlerin 29’u 1938’de izmir-Kızılçullu, 1’i 1944 yılında Konya-ivriz Köy Enstitüsü Eğitmen Kursu’nda yetiştirilmiştir.
Kızılçullu Kursunu bitirenlerden yaşı küçük olan kız eğitmenler
Köy Enstitüsü’ne öğrenci olarak aktarıldı. Yetişkin kadın
eğitmenler ise, ilk yıllarda köy kadınlarına genel kültür ve beceri
eğitimi verirken, sonraları ilkokullarda da görevlendirildiler
(Tonguç, 1952, s. 241-242/ivriz. Sayı: 15, Nisan 1948/Gedikoğlu
1971, s. 214).
Eğitmenlerin üç yıl boyunca verecekleri dersler için (Türkçe,
Matematik, Yurt ve Yaşama Bilgisi) 1.2.3. Yıl Kitapları ile bunların kılavuzları hazırlanıp eğitmenlere öğretim kolaylığı sağlamıştır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol