Astronomi Sözlüğü

Afel: Güneş etrafında dolanan bir gök cisminin güneşe en uzak olduğu noktadır.
 

Albedo: Yüzeylerin yansıtma gücü veya bir yüzeyin üzerine düşen elektromanyetik enerjiyi yansıtma kapasitesi. Genel olarak güneş ışığını yansıtma kapasitesi için kullanılır.

Alt Meridyen: Meridyenin ufuk altında kalan kısmına denir.

Amun 3554: Çok değerli platinyum, demir, nikel ve kobalt madenlerini içerdiği düşünülen ve göktaşı madenciliğinde en gözde olarak göze çarpan göktaşı.

Anahtar Deliği: Dünyaya yaklaşan gök cisimlerinin yer çekimi kuvvetinin etkisiyle dünyanın yörüngesine girdikleri bölgeleri temsil eder.

Andromeda Galaksisi: Samanyolu Galaksisi’ne 2,2 milyon ışık yılı uzaklığındaki M31 adıyla da bilinen galaksi.

Apollo Projesi: NASA tarafından gerçekleştirilen insanlı ay yolculukları projesi.

Apophis: 2004 yılında keşfedilen ve 2029 yılında dünyaya çarpma ihtimali bulunduğu hesaplanan ve kelime anlamı olarak Eski Yunanca’da yok edici anlamına gelen asteroid.

Arcturus: Çoban takımyıldızında yer alan yıldız, -0,04 görünür kadiriyle gökyüzündeki üçüncü en parlak yıldızdır. Güneşten yaklaşık 37 yılı ışık yılı uzakta bulunan ve bir kızıl dev olan Arcturus’un çapı güneşin çapının 20 kat daha büyüğüdür.

Armstrong Sınırı: Atmosferin yaklaşık 19. kilometresindeki insan hayatına elverişsiz bölgenin başlangıcıdır.

Asteroit: Güneş Sistemi’nde yer alan, yörüngeleri Mars ile Jüpiter arasında bulunan ve sayıları 40 binden fazla olan genellikle küçük hacimli ve kütleli gök cisimleridir.

Astrobiyoloji: Evrende yaşamın ortaya çıkmasını ve evrimini sağlayan jeokimyasal ve biyokimyasal etken ve süreçleri konu alan bir bilim dalıdır.

Astronomi: Gökcisimlerinin hareketlerini, kökenlerini, fiziksel ve kimyasal özelliklerini gözleyen ve bu gözlemler ışığında açıklamalar getiren bilim dalıdır.

Astronomik Birim (AU): Dünya ile güneş arasındaki mesafe olan 149,6 milyon km.’lik uzaklıktır. Evrendeki büyük uzaklıkları kolay ifade etmek için kullanılır.

Astronot: (bkz. Uzay İnsanı)

Atarca (Pulsar): Hızla dönen, kalp atışı gibi ritmik şekilde uzaya radyo dalgaları gönderen, güçlü manyetik alana sahip nötron yıldızlarıdır.

Atmosfer: Dünyanın ve diğer bazı gezegenlerin etrafını saran, çoğunlukla gazlardan ve buharlardan oluşan bir örtüdür. Oluşumunda gezegenin kendisinden ve diğer birçok faktörden etkilenir. Atmosfer basıncı ise atmosferi oluşturan gazların ağırlığıdır. Dünya atmosferinin yere yakın kısmının % 78’ini azot, % 21’ini oksijen, % 1’ini ise diğer gazlar ve su buharı oluşturur. Atmosfer hakkında daha detaylı bilgiler için buraya tıklayın.

Aurora Australis: Güney Işıkları olarak da bilinir. Güneşten gelen ve kutuplardaki manyetik alanlara sürüklenen elektrik yüklü parçacıkların yol açtığı değişik renklerde Güney Kutbu’nda oluşan ışımalara denir.

Aurora Borealis: Kuzey Işıkları olarak da bilinir. Güneşten gelen ve kutuplardaki manyetik alanlara sürüklenen elektrik yüklü parçacıkların yol açtığı değişik renklerde Kuzey Kutbu’nda oluşan ışımalara denir.

Ay: Dünya gezegenin tek doğal uydusudur. Güneş Sistemi içinde yer alan beşinci büyük doğal uydudur. Dünyadan yaklaşık uzaklığı 384 bin kilometredir. Ayın ve dünyanın kendi etrafında dönme süreleri aynıdır. Dolayısıyla dünyadan ayın hep aynı yüzü görünür. Ay, insanların yüzeyine indiği ve araştırmalar yaptığı tek gök cismidir.

Ay Tutulması: Ay Dünya’nın arkasına dolanıp dünyanın gölgesine girdiğinde gerçekleşen doğa olayıdır.

Ayın Evreleri (Fazları ya da Safhaları): Güneşin ışığını yansıtan ayın dünyadan görünen aydınlık yüzeyinin toplam yüzeyine oranını belirtir.

Baykonur Uzay Üssü: Kazakistan’ın Baykonur kasabasının 320 km.güneydoğusunda kurulmuş dünyanın en eski ve en büyük uzay üssüdür. 02 Haziran 1955’te hizmete girmiştir.SSCB’nin dağılmasından sonra Rusya tarafından Kazakistan’dan kiralanmıştır.

Beyaz Cüce: Yakıtını tüketen yıldızların genişleyen ve kırmızı dev haline gelen yıldızlar bir sonraki aşamada yaşadığı büyük patlamayla dış katmanlarını uzaya püskürtür. Geriye kalan küçük parçaya beyaz cüce denir.

Big Bang: (bkz. Büyük Patlama)

Biyosfer: Dünyada canlılığın oluştuğu 16 ila 20 km.kalınlığındaki tabakadır. Diğer gezegenler için tanımlanacak olursa bir gezegenin dış kabuğunun hava, toprak, kaya ve su içeren, içinde yaşam bulunan ve bu canlılığın çeşitli çevrimler ve dönüşümler geçirdiği bölümüdür.

Bulutsu: Uzayda yıldızlar arasında bulunan boşluklarda yer alan ve yıldızların yaydığı ışıkla görünür hale gelen yoğun gaz ve toz bulutlarına verilen isimdir.


Büyük Kırmızı Leke: Büyük Kırmızı Leke, Jüpiter gezegeninde yer alan ve yaklaşık 340 yıldan beri devam eden bir fırtınadır. Detaylı bilgiler için buraya tıklayın.

Büyük Magellan Bulutu: Large Magellanic Cloud orijinal ismiyle anılan Büyük Magellan Bulutu, Samanyolu Galaksisi’nin uydu galaksilerinden biridir. Dünyaya yaklaşık 180 bin ışık yılı uzaklıkta bulunan gökada, 30 bin ışık yılı çapında olup sarmal bir yapı içermekte ve yaklaşık 1 milyar yıldız içermektedir. Detaylı bilgiler için buraya tıklayın.

Büyük Patlama: Evrenin yaklaşık 13,7 milyar yıl önce sonsuz yoğunlukta ve sonsuz sıcaklıkta bir noktadan meydana geldiğini savunan ve o patlamadan beri evrenin sürekli genişlediğini öngören teori.

Callisto: Jüpiter’in uydularından biridir. Yüzeyi kraterlerle kaplıdır.

Canopus: Karina takımyıldızının güneyinde yer alan yıldız, -0,72 görünür kadiriyle gökyüzünün ikinci en parlak yıldızıdır.

Cassini – Huygens: Satürn ve uydularını incelemek üzere 1997 yılında gönderilen NASA – ESA ortak yapımı uzay aracı.

Ceres: Güneş Sistemi’nde yer alan bir cüce gezegendir. Mars ile Jüpiter arasında yer alır. Bu bölgedeki en büyük gök cismidir. Yaklaşık büyüklüğü 950 km. civarındadır.

Charon: Plüton’un doğal uydusu. Bir başka tanımlamaya göre Plüton’la birlikte ikili sistemin diğer cüze gezegeni. 1978 yılında keşfedilmiştir.

COBE: Kozmik mikrodalga arkaplan ışıması’nı ölçmek amacıyla NASA tarafından 1989 yılında uzaya gönderilen ve hassas ölçümler yapan bir uzay aracı.

Coronal Mass Ejection: (bkz. Taçküre Kütle Atımı)

Curiosity: Mars’ta incelemeler yapmak üzere Aralık 2011’de gönderilen uzay aracı. Curiosity’nin Mars’a Ağustos 2012’de varması bekleniyor.

Cüce Gezegen: Güneş Sistemi’nde yer alan, güneş etrafında belirli bir yörüngesi olan, belirli bir büyüklükte kütle çekimi ve bunun sonucunda dairesele yakın bir şekli olan, yörüngesinin civarını temizleyememiş olan, bir gezegenin ya da başka bir gökcisminin uydusu olmayan gök cisimlerdir.

Dawn: Vesta isimli asteroidi ve Ceres cüce gezegeninin araştırmak üzere NASA tarafından gönderilmiş uzay aracı. Halen görevine devam etmektedir.

Deimos: Mars gezegeninin uydusu. Ortalama 13 km.lik çapıyla oldukça küçük bir uydudur. Mars’a olan ise yaklaşık 30 bin km.dir.

Deklinasyon: (bkz.Dik Açıklık)

Dik Açıklık: Bir yıldızın gökkürede eşlek düzlemine göre açısal uzaklığı olarak tanımlanmakta olup, eşlek konsayı dizgesinin ikinci öğesidir. Ekvatora bağlı koordinat sistemine ilişkin iki terimden biridir (diğer terim sağ açıklıktır). Dik açıklık, göksel ekvator ile bir nesnenin arasındaki açıyı belirtir. Bir başka deyişle, dik açıklık gökkürenin enlemidir. Deklinasyon diye de adlandırılır.

Dione: Çok ince olan atmosferinde iyonlaşmış oksijen molekülleri bulundurduğu tespit edilen Dione, Satürn gezegeninin uydusudur.

Dolunay: Ayın tam bir daire olarak dolgun ve parlak göründüğü evre.

Doppler Etkisi: Işık kaynağının gözlemciye göre veya gözlem kaynağına göre uzaklaşması veya yaklaşması ile kaynaktan gelen ışınımın dalga boyundaki ya da frekansındaki değişim.

Dragon: Özel sektöre ait olan ve 2012 yılından itibaren Uluslararası Uzay İstasyonu’na kargo taşımacılığı yapacak uzay aracı.

Drake Denklemi: Franke Drake tarafından 1961 yılında geliştirilen ve galaksimizdeki dünya dışı yaşamı hesaplamaya yarayan bir denklemdir.

Dünya: Güneş Sistemi’nde yer alan ve uzaklık sıralaması bakımından 3.gezegendir. Evrende bilinen yaşam koşullarının oluştuğu tek gezegendir. Büyüklük açısından kayasal gezegenlerin en büyüğü olsa da gaz devlerine göre oldukça küçüktür. Ay, tek doğal uydusudur. Yaklaşık yaşı 4,5 milyar yıldır. Dünya kendi çevresinde yaklaşık 24 saatte, güneşin çevresinde ise yaklaşık 365 günde döner. Güneşe olan uzaklığı yaklaşık 150 milyon kilometredir.

Edwin Buzz Aldrin: Aya ayak basan ikinci insan. 20 Temmuz 1969 tarihinde gerçekleştirilen Ay yolculuğunda Neil Armstrong’dan sonra ay yüzeyine ayak basarak tarihe geçmiştir.

Egzobiyoloji: (bkz. Astrobiyoloji)

Elips: Bir koninin bir düzlem tarafından kesilmesi ile elde edilen düzlemsel, ikinci dereceden, kapalı eğridir. Gezegenler güneş etrafında elips şeklinde bir yörüngede dönerler.

Enberi: Bir gök cisminin yörüngesi boyunca etrafında dolandığı merkezi gök cismine en yakın olduğu nokta.

Endeavour Krateri: Mars’ta bulunan bir krater. Opportuniy raporu kraterde araştırmalar yapmıştır.

Enöte: Bir gök cisminin yörüngesi boyunca etrafında dolandığı merkezi gök cismine en uzak olduğu nokta.

Enceladus: Satürn’un uydularından biridir. Yaklaşık 500 km.lik çapıyla Satürn’ün 6.büyük doğal uydusudur.

Europa: Jüpiter’in doğal uydularından biridir. Yakınlık açısından İo’dan sonra ikincidir.Uydunun yüzeyi buzlarla kaplıdır.

Eris: Güneş Sistemi’nde yer alan bir cüce gezegen. Neptün ötesi cisimler sınıfındadır ve Plüton cüce gezegeninden daha büyüktür.

ESA: (European Space Agency – Avrupa Uzay Ajansı) Avrupa ülkeleri tarafından uzay araştırmaları yapmak üzere 1975 yılında kurulan kuruluş. Şu an 17 üyesi bulunan kuruluşun merkezi Paris’tedir.

ESO: (European Southern Observatory – Avrupa Güney Gözlemevi) Avrupa ülkeleri gökbilim kurumu ve gözlemevidir.

Evren: Uzayda bulunan tüm maddenin, enerjinin ve diğer her şeyin toplam adıdır.

G Kuvveti: G kuvveti serbest hareket eden bir nesnenin maruz kaldığı “yerçekimsel olmayan” kuvvetlerin vektörel toplamıdır. Merkezkaç kuvvetinden oluşan etki olarak da basitçe tanımlanabilir.

Galaksi: Kütleçekim kuvvetiyle birbirine bağlı yıldızlar, gazlar, tozlar (ve karanlık madde) dan oluşan çok büyük sistemlerdir. 10 milyon ile 1 trilyon arası yıldız içerirler. Bir galaksiyi oluşturan yıldızların hepsi o galaksinin kütle merkezini esas alan yörüngelerinde dönerler. Şu ana kadar gözlemlenebilmiş evrende 100 milyardan fazla galaksi bulunmaktadır.

Ganymede: Jüpiter’in uydularından en büyüğüdür. Aynı zamanda Güneş Sistemi’ndeki en büyük uydudur. Merkür gezegeninden daha büyüktür.

Gaz Devi: Kayalar ve diğer katı materyaller yerine büyük bölümü gazlardan oluşan gezegenlere denir. Yaygın kanaate göre yeni oluşmakta olan bir yıldızın yakın çevresinde kayalık gezegenler oluşurken nispeten uzak kısımlarında gaz devleri oluşur. Güneş Sistemi’ndeki Jüpiter ve Satürn bunlara en güzel örnektir.

Gelgit: Bir gök cismi üzerinde başka bir gök cisminin uyguladığı kütle çekim kuvveti nedeniyle oluşan çevrimsel biçim bozulmalarıdır. Ayın çekim kuvveti etkisiyle dünyada suların çekilmesi ve yükselmesi gelgit olayının en bilinen örneğidir.

Gezegen: Güneş veya diğer yıldızlar etrafında genellikle sabit elips yörüngeler üzerinde dönen gök cisimleridir.

GJ 1214b: Dünyaya 40 ışık yılı uzaklıktaki öte gezegen. Buharlı atmosferi ve sıvı yoğunluğundaki kütlesiyle dikkat çekiyor.

Gökküre: Dünya’yla eşmerkezli ve eşeksenli, devasa çaplı varsayımsal bir küredir. Gökyüzündeki tüm cisimlerin iç yüzeyinde yer aldığı bir küre şeklinde düşünülebilir.

Göktaşı: (bkz. Meteor)

Gözlemevi: Uzaydaki değişiklikleri gözlemlemek, verileri toplamak ve incelemek için kullanılan ve genelde yüksek yerlere kurulmuş, gerekli teknik olanaklarla donatılmış bilimsel kuruluşlardır.

GRAIL: NASA tarafından ayı detaylı araştırmak üzere gönderilen ikiz uydular. 2012 başında göreve başlamışlar ve 2013 yılı itibariyle Ay yüzeyine çarptırılarak görevlerine son vermişlerdir.

Günberi: Dünyanın güneşe en yakın olduğu ve yörüngede en hızlı döndüğü gündür. 3 Ocak’ta gerçekleşir. Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenler için de aynı kavram kullanılır.

Günöte: Dünyanın güneşe en uzak olduğu ve yörüngede en yavaş döndüğü gündür. 4 Temmuz’da gerçekleşir. Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenler için de aynı kavram kullanılır.

Güneş: Güneş Sistemi’nin merkezinde yer alan, kütlesi sıcak gazlardan oluşan ve çevresine ısı ve ışık yayan yıldızdır.Samanyolu Galaksi’sinde yer alan ve orta büyüklükte bir yıldız olan yıldız Güneş Sistemi’nin kütlesinin % 99,8’ini oluşturur. Son yapılan hesaplamalara göre yaklaşık yarıçapı 696 bin 342 kilometredir.

Güneş Döngüsü: Güneş üzerinde 11 yıllık periyotlar halinde yaşanan ve yıldızın üzerindeki kara lekelerin sayısında ve büyüklüğünde değişime yol açan döngü. 2013 yılında 24. döngü biterek 25.döngü başlayacak.

Güneş Patlaması: Güneş atmosferinde olan patlamalardır.

Güneş Rüzgarı: Güneşin üst atmosferinden yayılan hızlı parçacıkların oluşturduğu akımdır.

Güneş Sistemi: Samanyolu Galaksi’sinde yer alan orta büyüklükte bir yıldız olan Güneş, onun çekim etkisi altında kalan 8 gezegen, bu gezegenlerin 166 uydusu, 5 cüce gezegen, cüce gezegenlerin 6 uydusu ve milyarlarca başka küçük gökcisminden oluşan bir sistemdir.

Güneş Tutulması: Ayın yörünge hareketi sırasında Dünya ile Güneş arasına girmesi ve güneş ışıklarını kısmen veya tamamen örtmesi dolayısıyla oluşan doğa olayıdır.

Güneş Yarıçapı: Yaklaşık 110 dünya yarıçapı büyüklüğünde olan güneşin yarıçapı, yıldızların ve galaksilerin boyutlarını tanımlamakta kullanılır.

Güney Işıkları: Aurora Australis olarak da bilinir. Güneşten gelen ve kutuplardaki manyetik alanlara sürüklenen elektrik yüklü parçacıkların yol açtığı değişik renklerde Güney Kutbu’nda oluşan

H II Bölgesi: Yüzlerce ışık yılı genişliğinde olabilen, içinde yıldız oluşumlarının gerçekleştiği, parlayan plazma ve gaz bulutlarıdır.

Haumea: Güneş Sistemi’nde yer alan bir cüce gezegen. Oldukça yeni keşif tarihi ve küçük boyutları nedeniyle hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır.

Hayabusa: Japonların uzay aracı. Araç 2010 yılında İtokava adı verilen göktaşından numuneler alarak dünyaya getirmeyi başarmıştır.

Hayabusa 2: Japonların planlanan uzay görevi. 2014 yılında fırlatılması planlanmaktadır.

Herbig-Haro Nesnesi: Yenidoğan yıldızlardan dışarı akan gazların civardaki diğer gazların çarpışmaları sonucu oluşan bulutsu benzeri oluşumlara verilen addır.

Hidrosfer: Dünyada bulunan bütün suları içine alan su küredir. Hidrosferin % 97’sini deniz ve okyanuslar oluşturur. Dünyanın yüzeyinin de % 71’ini hidrosfer, % 29’unu da karalar oluşturur.
Hidrojen Bulutu (Kuyruklu Yıldız): Kuyruklu yıldızda milyonlarca kilometre uzunluğunda fakat son derece seyrek nötr hidrojen zarfı.

Higgs Bozonu: Peter Higgs, Gerald Guralnik, Richard Hagen, Tom Kibble[1], François Englert ve Robert Brout tarafından Standart Model’deki fermiyonlara kütle kazandırdığı kanıtlanmış spini 0 (sıfır) olan parçacık. H veya h olarak kısaltılır.

Hubble Sabiti: Galaksilerin hızlarının ve dünyaya uzaklıklarının birbirine sabit olan oranıdır. Edwin Hubble tarafından keşfedildiği için onun adıyla anılır ve megaparsek başına 3,26 milyon ışık yılıdır.

Hubble Uzay Teleskobu: 1990 yılında dünya yörüngesine gönderilen, milyonlarca ışık yılı uzaklıktaki galaksilerin fotoğraflarını çekerek dünyaya gönderen uzay teleskobu. Halen görevine devam etmektedir.

Hydra: Plüton’un en dıştaki doğal uydusudur. 2005’te Hubble Uzay Teleskobu tarafından keşfedilmiştir.

Iapetus: Satürn gezegeninin üçüncü büyük uydusudur. Giovanni Domenico Cassini tarafından 1671’de keşfedilmiştir.

Iraklık Açısı: (bkz.Paralaks)

ISS (International Space Station): bkz. Uluslararası Uzay İstasyonu

Işık Hızı: Işığın yayılma hızıdır. Saniyede yaklaşık 300.000 km.dir.

Işık Ufku: Evrende herhangi bir noktadan bakıldığında gözlemlenebilecek en uzak mesafeyi tanımlayan mesafe.

Işık Yılı: Işık hızında (saniyede 300.000 km.) alınacak 1 yıllık mesafeye denir. Yaklaşık 10 trilyon kilometreye tekabül eder.

Işık Saati: Işığın bir saatte aldığı mesafedir. 1 milyar kilometreden fazladır.

Itokawa: Japonların Hayabusa uzay aracı ile aldıkları numuneleri dünyaya getirmeyi başardıkları asteroid.

İlk dördün: Ayın yeni ay evresinden bir hafta sonra yarım daire biçiminde göründüğü evre.

İo: Jüpiterin uydularından biridir. Yörünge olarak Jüpiter’in en yakın uydusudur. Üzerinde çok sayıda aktif yanardağlar bulunan İo, Güneş Sistemi’ndeki en hareketli gök cisimlerinden biridir.

İyon Kuyruk: Kuyrukluyıldızın, yüzlerce milyon km’ye varan uzunlukta, güneş rüzgarıyla reaksiyon sonucu iyonize olmuş gazlardan oluşan plazma kuyruğu.

JAXA: (Japan Aerospace Exploration Agency – Japon Uzay Ajansı) Japonya’nın uzay araştırmalarını yürüten ve 2003’te farklı isimlerdeki 3 kuruluşun birleştirilmesiyle oluşan kurumu.

Jüpiter: Güneş Sistemi’nde yer alan en büyük gezegendir. Güneşe uzaklık bakımından beşinci gezegen olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşmakta ve gaz devleri sınıfına girmektedir. Jüpiterin güneşten ortalama uzaklığı 778 milyon kilometredir. Bilinen 63 doğal uydusu vardır. İo, Europa, Ganymede, Callisto bu uyduların en büyüklerindendir. Jüpiter dünyanın yaklaşık 1.000 katı bir büyüklüğe sahiptir.

John Glenn: ABD’nin uzaya gönderdiği ve 20 Şubat 1962’de dünya yörüngesine girebilen ilk insanlı uzay aracı olan Mercury-4’teki astronot.

Juno: NASA’nın Jüpiter’i araştırmak için 2011’de gönderdiği uzay aracı. 2016 yılında Jüpiter’e varması bekleniyor.

Kaçış Hızı: Herhangi bir nesnenin bir gezegenin ya da başka bir gökcisminin kütleçekim kuvvetinden kurtulabilmek için ihtiyacı olan yukarı doğru hızdır. Dünyadan kaçış hızı 11,2 km/saniyedir.

Kaçkınlık: (bkz. Paralaks)

Kadir: Gökcisimlerinin (özellikle yıldızların) parlaklık ölçüsüdür.

Kainat: (bkz.Evren)

Kalem Bulutsusu: Vela takımyıldızındaki çizgi şeklinde görüntüsü olan 1835 yılında keşfedilmiş bulutsu.

Kara Delik: Çekim alanı her türlü maddenin ve ışınımın kendisinden kaçamayacağı kadar güçlü olan kütlesi büyük bir kozmik gök cismidir. Kara deliklerin hacmi sıfır, yoğunlukları ise sonsuz olarak kabul edilir.

Karanlık Enerji: Evreni sürekli genişlettiği ve galaksileri birbirinden uzaklaştırdığı varsayılan enerji türü.

Karanlık Madde: Evrenin kütlesinin % 90’ını, hacminin % 25’ini oluşturduğu varsayılan, gözlem yoluyla tespit edilemeyip uyguladığı kütleçekimsel kuvvetler yoluyla varlığı hakkında çıkarımlarda bulunulabilen maddedir.

Karman Çizgisi: Dış uzayın başlangıcı olarak kabul edilen, deniz seviyesinden yaklaşık 100 km. yüksekte olduğu varsayılan, adını Theodore van Karman’dan alan sınırdır.

Kepler Uzay Teleskobu: Gezegen avcısı olarak da bilinen teleskop NASA tarafından güneşten başka yıldızların gezegenlerini incelemek üzere gönderilmiştir. Halen görevine devam etmekte olan teleskop dünya benzeri gezegenleri keşfetmeye başlamıştır.

Kepler Yasaları: 1.Yasa: Bütün gezegenler odaklarından birinde Güneş’in bulunduğu elips biçimli yörüngeler  üzerinde hareket eder.
2.Yasa: Bir gezegeni Güneş’e bağlayan doğru parçası eşit zaman aralıklarında eşit alanlar tarar.
3.Yasa: Gezegenlerin dolanım sürelerinin karesi ile Güneş’e olan uzaklıklarının küpünün oranı tüm gezegenler için aynıdır.

Kırmızı Dev: Milyarlarca yıl süren termonükleer reaksiyonlar neticesi enerjisini bitirmeye başlayan yıldızda büyük bir genişleme görülür. Büyümeyle birlikte yüzey sıcaklığı da düşen yıldızın bu aşamasına kırmızı dev denir.

Koma (Yıldızsaçı): Kuyruklu yıldızda çekirdekten (nüveden) buharlaşan su, karbondioksit ve diğer nötr gazların yoğun bir bulutudur. Çekirdeği çevreleyen ışık topu şeklinde görülür.

Koronal Delik: Güneşin koronasında meydana gelen düşük sıcaklık bölgelerine denir. Genellikle kutup bölgelerinde ve yüksek enlemlerde oluşur.

Kozmik Mikrodalga Arkaplan Işıması: Bütün evreni dolduran bir elektromanyetik dalga biçimidir. 1965 yılında keşfedilen ışıma evrenin en uzağından bir başka deyişle en eski geçmişten gelen ışımadır. Büyük Patlama Teorisi’nin en büyük kanıtlarından biri sayılır.

Kozmoloji: Bir bütün olarak evreni konu alan bilim dalı.

Kozmonot: (bkz. Uzay İnsanı)

Kutup Işıkları: Güneşten gelen ve kutuplardaki manyetik alanlara sürüklenen elektrik yüklü parçacıkların yol açtığı değişik renklerde oluşan ışımalar. Kuzey Işıkları (Aurora Borealis) ve Güney Işıkları (Aurora Australis) olarak kuzey ve güney kutbunda iki şekli görülür.

Kuyruklu Yıldız: Buz ve kozmik toz karışımından oluşan güneşe yaklaştıkça buzlarının erimesi ve arkasında bazen milyonlarca kilometrelik bir kuyruk bırakan gök cisimleridir.

Kuzey Işıkları: Aurora Borealis olarak da bilinir. Güneşten gelen ve kutuplardaki manyetik alanlara sürüklenen elektrik yüklü parçacıkların yol açtığı değişik renklerde Kuzey Kutbu’nda oluşan ışımalara denir.

Large Magellanic Cloud: (bkz. Büyük Magellan Bulutu)

Layka: Uzaya çıkan ve orada ölen ilk canlı özelliğini olma özelliğini taşıyan köpek. Kelime anlamı havlayan olan ve gerçek ismi Kudryavka olan köpek 03 Kasım 1957 tarihinde Sovyetler Birliği tarafından dünya yörüngesine fırlatılan uzay aracıyla birlikte dünya yörüngesine çıkmış ve kesin olarak bilinmemekle birlikte birkaç saat içinde ölmüştür.

Litosfer: Yerkürenin en dış kısmında bulunan yapıdır. Ortalama kalınlığı 33 km.dir. Okyanus tabanlarında 8-12 km. ye düşen kalınlık, karalarda 35-40 km.ye arasındadır.

Lovejoy Kuyruklu Yıldızı: 27 Kasım 2011’de keşfedilen ve güneşe oldukça yakın geçmesine rağmen kütlesini kaybetmeyen kuyruklu yıldız.

Luna 1: Ayın yakınlarına ulaşan ilk uzay aracı. 02 Ocak 1959’de fırlatılan ve 4 Ocak’ta ayın yakınlarından geçen Sovyet yapımı araç, aynı zamanda güneşin yörüngesine giren ilk uzay aracıdır.

Lyrid Meteor Yağmuru: Her sene Nisan ayının 21-22’sinde yoğun bir şekilde görülen meteor yağmuru.

Makemake: Güneş Sistemi’nde yer alan bir cüce gezegen. Bilinen üçüncü büyük cüce gezegendir. Boyutları tahminen 1300-1900 km.arasındadır.

Marduk: Efsaneye göre her 3661 yılda bir dünyanın çok yakınından geçerek (ya da çarparak) dünya üzerindeki hayatı yok ettiğine/edeceğine inanılan, varlığı herhangi bir kanıta dayanmayan gezegen. 2012 yılında dünyaya çarpacağı iddia edilse de böyle bir olay gerçekleşmedi. Ayrıntılar için buraya tıklayınız.Manyetosfer: Güneş rüzgarı adı verilen güneşten gelen hızlı parçacıkların oluşturduğu plazma akımının saptırılarak engellendiği bölgedir.

Mars: Güneş Sistemi’nde yer alan ve güneşe uzaklık bakımından dördüncü gezegendir. Güneşten ortalama uzaklığı 228 milyon kilometredir. Phobos ve Demios isimli iki küçük uydusu bulunmaktadır.

Mars Express: ESA tarafından Haziran 2003’te Mars’ın yörüngesine gönderilmiş ve 2012 sonuna kadar görev yapması beklenen uzay aracı.

Mars Science Laboratory: (bkz. Curiosity)

Mavi Ay: Bir takvim ayı içerisinde gerçekleşen ikinci dolunay.

Mavi Bilye: 7 Aralık 1972’de Apollo uzay aracı mürettabatınca Dünya’dan 29.000 km. mesafeden çekilen ve yerküreyi bütün olarak gösteren ünlü fotoğraf.

Med Cezir: (bkz.Gelgit)

Mercury-4: ABD’nin dünya yörüngesine girebilen John Glenn yönetimindeki ilk insanlı uzay aracı.

Meridyen: Gökküre üzerindeki hayali bir çemberdir. Meridyen, ufukta kuzey noktasından başlayıp gök kutbu üzerinden zenit noktasına, oradan ufukta güney noktası üzerinden nadir’e ulaşır ve ufuk düzlemine diktir.

Merkür: Güneş Sistemi’nde yer alan ve güneşe en yakın olan gezegendir. Büyüklük açısından sekiz gezegen arasındaki en küçük gezegendir. Kaya yapılı gezegenlerdendir. Güneşe uzaklığı 46 milyon ile 70 milyon kilometre arasında değişen ekliptik bir yörüngesi vardır.

Meteor: Uzaydan dünya atmosferine girerek yeryüzüne düşen gök cisimlerinin genel adı. Dünya atmosferine her sene giren binlerce meteordan pek çoğu atmosferdeki sürtünme kuvvetinden dolayı eriyerek kaybolur. Yeryüzüne ortalama her sene 500 kadarı yok olmadan ulaşır.

Meteor Yağmuru: Dünya atmosferine giren meteorların uzayda bıraktıkları izin atmosferin yüzeyine sürtünmesiyle ortaya çıkan görüntü.

Mimar Sinan Krateri: Uluslararası Astronomi Birliği tarafından 1976 yılında Merkür’de bir kratere verilen isim.

Mimas: Satürn’ün uydularından biridir.

Mir Uzay İstasyonu: Uzun süre yörüngede kalan Sovyet uzay istasyonu. 1986 yılında yörüngeye gönderilen istasyon 2011 yılına kadar görev yapmıştır.

Nadir: Belirli bir yerde, yatay yüzeye dik olarak, bulunan yerin tam olarak aşağısını gösteren yöndür. Aşağı kavramının kendisi tam olarak belirli olmadığından, bilim adamları nadiri kesin terimlerle tanımlamışlardır. Özellikle astronomi, jeoloji ve diğer ilgili bilim dallarında (meteoroloji gibi) nadir, belirli bir yerdeki yerçekimi kuvveti yönüne işaret eden dikey yöndür. Nadirin karşıt yönü ise zenittir.

NASA: Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi. Amerika Birleşik Devletleri’nin uzay çalışmalarından sorumlu kurum.1958 yılında kurulan NASA, uzay mekiği programları, Ay’a insansız ve insanlı uçuşlar, Güneş Sistemi’nin tüm gezegenlerine insansız uçuşlar ve Güneş Sistemi dışına gönderilen uzay araçları gibi birçok programı uygulamaktadır.
Nebula: Uzayda yıldızlar arasında bulunan boşluklarda yer alan ve yıldızların yaydığı ışıkla görünür hale gelen yoğun gaz ve toz bulutlarına verilen isimdir.

Neil Armstrong: Aya ayak basan ilk insan. ABD’li bir astronot olan Armstrong 20 Temmuz 1969 tarihinde Apollo 11 uzay aracı ile aya yapılan yolculuk sırasında araçtan ilk çıkan ve aya ayak basan ilk insan olarak tarihe geçmiştir.

Neptün: Güneş Sistemi’nde yer alan ve güneşe uzaklık bakımından sekizinci ve son gezegendir. Güneşe ortalama uzaklığı 4 milyar 500 milyon kilometredir. Kütlesi dünyanın yaklaşık 17 katıdır. Uranüs’e benzeyen fiziksel yapısıyla buz devleri sınıfına girmektedir.

Oort Bulutu: Güneşin etrafında dönen kuyruklu yıldızlar kümesidir

Neptün Ötesi Cisim: Güneş Sistemi’nde bulunup ortalama yörüngesi Neptün’ün ortalama yörüngesinden daha fazla olan tüm gök cisimlerine verilen addır.

Nibiru: (bkz. Marduk)

Nix: Plüton’un doğal uydularından biridir. Haziran 2005’te Hubble Uzay Teleskobu tarafından keşfedilmiştir.

Nova:  Beyaz Cüce yıldızlarda yaşanan büyük çaplı çekirdek patlamalarıdır.

Nüve (Kuyruklu Yıldız): Kuyruklu yıldızın diğer bölümlerine nispetle daha kararlı ve katı, buz ve diğer donmuş gazlarla az miktarda kozmik toz ve diğer katı cisimlerden oluşan bölümü

Opportunity: Mars’a NASA tarafından gönderilmiş ve 2004’ten beri görevine devam eden robot.

Orionid Meteor Yağmuru: Halley Kuyruklu Yıldızı parçacıklarının dünyanın yörüngesiyle kesişmesi sonucu her yıl 21 Ekim’de gözlenen meteor yağmuru.

Ötegezegen: Güneş Sistemi dışındaki gezegenlere verilen genel addır.


Quadrantids: Orta şiddette bir meteor yağmuru. Genellikle Ocak ayının ilk günlerinde görülür ve 4-5 gün kadar sürebilir.

Paralaks: Yıldızların yerküreye olan uzaklıklarını hesaplamak için kullanılan bir yöntemdir. Baktığımız noktadan çıkan bir doğruyla dünyanın merkezinden çıkan diğer bir doğrunun bir gök cisminin merkezinde birleşerek oluşturdukları açık olarak tanımlanabilir.

Parheli: Güneş’in her iki yanında, 22° uzaklıkta ve Güneş’le aynı yükseklikte parlak noktalar hâlinde beliren atmosfer ışık olayı. Atmosferde asıltı hâlinde bulunan küçük buz kristalleri üzerine ışığın yansımasıyla oluşur.

Parsek: Astronomide kullanılan bir ölçü birimidir. Paralaksı 1 olan bir gök cisminin uzaklığını ifade eder. Yaklaşık 3,26 ışık yılına eşdeğer bir uzaklığı ifade eder.

Perihel:Güneş etrafında dolanan bir gökcisminin güneşe en yakın olduğu noktadır.

Phobos: Mars gezegeninin uydusu. Mars yüzeyinden yaklaşık 6 bin yükseklikteki yörüngesiyle Güneş Sistemi içinde gezegenine en yakın uydudur.


Planet Resources (Gezegen Kaynakları): Göktaşı madenciliği yapmak üzere kurulan şirket.

Planetaryum: Çeşitli gök cisimlerini ve onların uzay boşluğundaki hareketlerini bir seyirci topluluğuna izletebilmek için özel olarak tasarlanmış bir salon.

Plazma: Atomları kısmen veya tamamen iyonlaşmış, yüksek basınçla sıkıştırılmış gaz.

Plüton: Güneş Sistemi’de yer alan cüce gezegen. Önceleri gezegen olarak sınıflandırılsa da gezegen tanımının netleştirilmesiyle cüce gezegen olarak kabul edilmektedir. Güneşe ortalama uzaklığı 6 milyar kilometredir.

Pulsar (Atarca): Hızla dönen, kalp atışı gibi ritmik şekilde uzaya radyo dalgaları gönderen, güçlü

RASAT: Türk yapımı ilk gözlem ve araştırma uydusu.

Rasathane: (bkz. Gözlemevi)

Rhea: Satürn’ün en büyük ikinci uydusu.

Roche Limiti: Bir gök cisminin kendinden daha büyük başka bir gök cismine, kütle çekim gücünün neden olduğu gel-git etkisi altında parçalanmadan yaklaşabileceği en yakın mesafeyi gösterir. 1847 yılında Fransız matematikçi Edouard Albert Roche (1820-1883) tarafından tanımlanmıştır.

Roscosmos: (Rusya Federal Uzay Ajansı) Rusya’nın uzay programlarını uygulayan kuruluşu. Sovyetler Birliği zamanında uzay alanında birçok ilke imza atan kuruluş bugünlerde eski başarılarından oldukça uzakta.

Sağ Açıklık: Bir yıldızdan geçen öğlenin ilkbahar noktasından geçen öğlene göre açısal uzaklığı olarak tanımlanmakta olup, artı yönde ölçülür. Ekvatora bağlı koordinat sistemine ilişkin iki terimden biridir (diğer terim dik açıklıktır). Bir başka deyişle, gökkürenin boylamı olarak ifade edilebilir. Rektesansiyon ve baharaçısı diğer adlarıdır. Ölçüm aralığı 0-24 saattir.

Samanyolu: Güneş Sistemi’ni de barındıran gökada. Çubuklu sarmal türünde bir galaksidir. Tahminlere göre 200 ila 400 milyar arası yıldızı barındırır.

Satürn: Güneş Sistemi’nde yer alan ve güneşe uzaklık açısından altıncı gezegendir. Büyüklük açısından Jüpiter’den sonra ikinci sırada yer alır. Büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşan gaz devleri sınıfına girer. Güneşe ortalama uzaklığı 1 milyar 426 milyon kilometredir. Satürn’ün en dikkat çekici özelliği halkalarıdır. Yapılan keşifler halkalarının gezegenin etrafında yüzeyinin 6700 km ile 150 bin km uzaklığında  ve sadece 100 metre derinliğinde binlerce belki de milyonlarca çapı 1 cm ile 10 metre arasında değişen buz ve kaya parçalarından oluşmaktadır.

Scott Carpenter: ABD’nin 24 Mayıs 1962’de uzaya gönderdiği ikinci astronot.

Sedna: Neptün ötesi gök cisimlerinden biri. 14 Kasım 2003’te keşfedilen ve cüce gezegen ya da 10.gezegen olarak tanımlanması önerilen Sedna hakkında henüz bir karara varılamamıştır.

Sekstant: Yerküre üzerinde bulunulan yerin enlemini belirlemek amacıyla, bir gök cismiyle ufuk düzlemi arasındaki açısal mesafeyi ölçmekte kullanılan optik seyir cihazı.

Sirius (Akyıldız): Büyük Köpek Takımyıldızı’nda yer alan bir çift yıldız. -1,47 görünür kadiriyle gökyüzündeki en parlak yıldızdır. Güneş Sistemi’n yaklaşık uzaklığı 8.47 ışık yılıdır.

Soluk Mavi Nokta: Dünyanın Voyager 1 sondası tarafından rekor uzaklıktan çekilen bir fotoğrafı.

Son Dördün: Ayın dünyadan sol yarısının aydınlık göründüğü evre.

Spirit: NASA tarafından Mars’a gönderilmiş robot. 2004 yılından 2010 yılına görev yapmış ve bu tarihten itibaren sinyal göndermemektedir.

Sputnik: Sovyetler Birliği tarafından insan yapımı uyduların uygulanabilirliğini göstermek ve test etmek için yapılmış bir dizi insansız uzay uçuşudur.

Süper Ay: Ayın dolunay şeklinde dünyaya en yakın mesafeye gelmesine denir. Ay, Süper Ay konumunda en uzak konumuna göre % 14 daha büyük görünür.

Svetlana Savitskaya: Uzaya çıkan ikinci kadın. 1982 yılında SSCB tarafından uzaya gönderilen Svetlana Savitskaya 25 Temmuz 1984’te ilk uzay yürüyüşünü yapan kadın olarak tarihe geçti.

Taçküre Kütle Atımı: Güneşin taçküresinde manyetik alan karışımları nedeniyle oluşan ve uzaya büyük kütlede plazma fırlatılmasına neden olan bir güneş patlamasıdır.

Taşküre: (bkz.Litosfer)

Taurid Meteor Yağmuru: Kasım’ın 5-12’si arasında gözlenen meteor yağmuru.

Taykonot: (bkz. Uzay İnsanı)

Teleskop: Uzaydan gelen her türlü radyasyonu alıp görüntüleyen bir gözlem cihazıdır. Teleskop sayesinde çok uzak cisimlerin görüntüsünü alabiliriz.

Terraforming: Bir gezegenin koşullarını dünyaya benzeterek yaşam koşullarını oluşturmaya sağlamaya verilen çalışmaların adıdır.

Tethys: Satürn’ün uydularından biridir.

Titan: Satürn gezegeninin uydusudur. Satürn’ün en büyük uydusu olmasının yanı sıra doğal bir atmosferi olan tek uydudur. Yüzeyinde sıvı bulunduran dünya dışı tek gök cismidir. Yüzeyinde sıvı halde metan gazı okyanusları bulunmaktadır.

Toz Kuyruk: Kuyruklu yıldızda çekirdekten kaçan gazlarla taşınan mikroskobik toz partiküllerinden oluşan ve 10 milyon kilometreden fazla olabilen, çıplak gözle görülebilen duman.

Tunguska Olayı: 30 Haziran 1908 günü sabah saatlerinde Sibirya’nın Tunguska Irmağı yakınlarında oluşan büyük gök patlamasıdır.

Uluslararası Uzay İstasyonu: (International Space Station – ISS) Dünya yörüngesinde bulunan ve birçok ulusun katılımıyla oluşturulmuş, gelişmiş bir uzay araştırma tesisidir.

Uranüs: Güneş Sistemi’nde yer alan ve güneşe uzaklık açısından yedinci gezegendir. Güneşe olan uzaklığı yaklaşık ortalama 2 milyar 872 milyon kilometredir. Hacim olarak dünyanın yaklaşık 63 katıdır. Buz devleri sınıfına girer.

Uydu: Bir gezegenin ya da başka bir uydunun etrafında belirli bir yörüngede dönen gök cismidir.

Uzay: Evrenin dünya atmosferi dışında kalan kısmına verilen kısmıdır. Milyonlarca galaksi, trilyonlarca yıldız, sayısı bilinemeyecek kadar çok gezegen, astreoid ve benzerleri bulunmaktadır. Büyüklüğü tam olarak hesaplanamamakta ancak tahminlerde bulunulmaktadır. Uzaya giden ilk insan Yuri Gagarin’dir.

Uzay İnsanı: Uzay görevlerine katılmak üzere eğitim alan ve/veya uzaya giden insandır.

Uzay İstasyonu: Uzay boşluğunda uzay insanlarının konaklaması, çalışması, araştırmalar yapması için hazırlanan ve kullanılan platformlardır.

Uzay Yarışı: ABD ve SSCB arasında Soğuk Savaş’ın bir parçası olarak 1957 yılında Sovyetler Birliği’nin uzaya ilk uyduyu fırlatmasıyla başlayan ve 1975 yılında ortak uzay programlarının başlamasıyla sona erdiği varsayılan yarıştır.

Üst Meridyen: Meridyenin ufuk üstünde olan kısmına denir.

Valentina Tereshkova: Uzaya giden ilk kadın. 16 Haziran 1963 tarihinde Vostok 6 adlı uzay mekiği ile uzaya çıkan Rus kozmonot yaklaşık üç gün boyunca uzayda kalmıştır.

Van Allen Kuşakları: Dünyanın manyetik alanının güneşten gelen radyasyon yüklü kozmik parçacıkları engellemesi ve dairesel hareket sonrası oluşan kuvvetle nedeniyle dünyanın çevresine doğru itilen radyasyon kuşakları. 1958 yılında James Van Allen tarafından keşfedilmiştir.

Vastitas Borealis: Mars’ın kuzey kutup dairesinin etrafındaki buzul bölge. Phoenix uzay aracı Mayıs 2008’de bölgeyi incelemiştir.

Venüs: Güneş Sistemi’nde yer alan ve güneşe uzaklık açısından ikinci gezegendir. Büyüklük açısından dünya ile hemen hemen eşittir. Güneşe olan uzaklığı yaklaşık 108 milyon kilometredir. Bugüne kadar Venüs’e gönderilen uzay sondalarının büyük kısmı başarısız olsa da elde edilen verilere göre Venüs cehennem gibi bir gezegendir. Yüzeyinde 400-500 derecelik bir sıcaklık, sürekli devam eden sülfürik asit yağmurları, dünyanın yaklaşık 90 katı atmosfer basıncıyla Venüs hiçbir canlının yaşayamacağı bir gezegendir.

Vesta: Güneş Sistemi’nde yer alan devasa bir asteroid. Yaklaşık 530 km.büyüklüğündeki boyutlarıyla uzun zamandır ilgi çeken asteroidi incelemek üzere NASA tarafından Dawn (Şafak) isimli bir uzay aracı gönderilmiştir. Vesta’nın üzerinde 22 km.lik yüksekliğe ulaşan Güneş Sistemi’nin ikinci büyük dağı da bulunmaktadır.

Vostok: SSCB’nin ilk insanlı uçuşu gerçekleştirdiği uzay programının ve uzay aracının adı. Rusça’da doğu anlamına gelmektedir.

Voyager 1: 1977 yılında uzaya gönderilen uzay aracı. Halen yolculuğuna devam etmekte ve güneş sisteminin dışına çıkmak üzeredir. Detaylı bilgiler için buraya tıklayın.

Voyager 2: 1977 yılında uzaya gönderilen uzay aracı. Halen yolculuğuna devam etmektedir. Güneş Sistemi’nin sınırlarına yaklaşmıştır.

VY Canis Majoris: Evrende şu ana kadar keşfedilmiş en büyük yıldızdır. Büyük Köpek Takımyıldızı’nın bir kızıl dev yıldızın yarıçapı güneşin yarıçapının yaklaşık 2100 katıdır.

Yalancı Güneş: Güneş’in her iki yanında, 22° uzaklıkta ve Güneş’le aynı yükseklikte parlak noktalar hâlinde beliren atmosfer ışık olayı. Atmosferde asıltı hâlinde bulunan küçük buz kristalleri üzerine ışığın yansımasıyla oluşur.

Yansıtabilirlik: (bkz. Albedo)

Yeni Ay: Ayın aydınlık olmayan yüzünün dünyaya dönük olduğu ve dünyadan ayın görünemediği evredir.

Yerberi: Dünyanın uydusu Ay’ın yörüngesinde turunu atarken Dünya’ya en yakın olduğu ve en hızlı döndüğü noktadır.

Yerkabuğu: (bkz. Litosfer)

Yeröte: Dünyanın uydusu Ay’ın yörüngesinde turunu atarken Dünya’ya en uzak olduğu ve en yavaş döndüğü noktadır.

Yıldız: Uzayda yer alan yoğun ısı ve ışık üreten gök cisimleridir. Güneş te bir yıldızdır. Milyarlarca hatta trilyonlarca yıldız olsa da bugünkü teknolojiyle hiçbirine ulaşmamız mümkün değildir. Örneğin güneşten sonraki en yakın yıldıza saatte 30 bin kilometre hızla giden uzay mekiğiyle gitmemiz yaklaşık 150 bin yıl sürecektir.

Yıldız Günü: Dünyanın kendi etrafında uzak yıldızlara göre tam bir dönüş yaptığı süreye yıldız günü denir. 23 saat 56 dakikalık bir süreyi ifade eder.
Yörünge: Bir gök cisminin diğer bir gök cisminin kütle çekimi etkisi altında izlediği yola denir.

Yuri Gagarin: Uzaya çıkan ilk insandır. Tam adı Yuri Alekseyeviç Gagarin olan Rus kozmonot 1961 yılında Vostok 1 adlı uzay aracıyla uzaya çıkmış ve uzaydan dünyayı gören ilk insan olmuştur.

Zenit: Belli bir yerin üzerindeki bir noktayı doğrudan belirtmektir. Astronomide, bir noktanın zeniti, o noktada yerçekimi gücünün gösterdiği yönün tersi olan yerel dikey yöndür. Buradan hareketle zenit günlük kullanımda, “zirve”, “doruk” gibi anlamlarda da kullanılır.

1999 AN10: 2027 yılında dünyanın yakınından geçeceği hesaplanan asteroid.

2001 AG5: 2040 yılında dünyaya çarpma ihtimali bulunan asteroid.

2001 WN5: 2028 yılında dünyanın yakınından geçeceği hesaplanan asteroid.

55 Cancri e: NASA Spitzer Uzay Teleskobu tarafından keşfedilen ve kendi ışığını yayan ilk öte gezegen.

Kaynak: http://www.uzaybilim.net/p/sozluk.html

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol