Uzun Lafın Kısası İyi ki Öğretmenim

Öğretmenliğimin ilk yıllarıydı. Bir 24 Kasım da öğrencilerim istemediğim halde hediyelerini getirmişlerdi. Sırayla hediyeleri açıyor ve hediyeyi veren öğrenciyi alkışlıyorduk. Sadece Hasan Hüseyin kalmıştı. Hasan Hüseyin sıkılgan bir tavırla:
- Öğretmenim ben teneffüste verebilir miyim? dedi. Ben de:
- Tabii ki yavrum, dedim.
Teneffüse çıktığımda Hasan Hüseyin hediyesini gazete kağıdına özensiz bir şekilde sarılı halde verdi ve kaçarcasına uzaklaştı. Gazete kağıdını açtığımda içinden yarısı bitmiş ve kapağı olmayan bir tükenmez kalem çıktı. Boğazım düğümlenmişti acaba bu küçük ama kocaman yürekli çocuğu nasıl onore etmeliydim? Kalemi alıp sınıfa gittim çocuklarda ödevlerini çıkarmalarını istedim ve çocuklara:
- Çocuklar şimdi ödevlerinizi bu zamana kadar aldığım en güzel hediyelerden biri olan bu kalemle kontrol edeceğim, şimdi herkes Hasan Hüseyin 'i alkışlıyoruz' dedim.
O an Hasan Hüseyin'in gözlerine baktım, ışıl ışıl parlıyordu. Hasan Hüseyin'i kaybetmemistim. Ne zaman ödevleri kontrol etsem o yarım tükenmez kalem aklıma gelir. Uzun lafın kısası IYİ Kİ ÖĞRETMENİM.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13