Bir toplumun kaderi, sahip olduğu değerlerle yazılır. Bu bilinçle, göreve geldiğimizde ilk icraatımız; “Mehmet Akif İnan Evi ve Müzesi” projesini hayata geçirmek olacaktır. Bu proje, yalnızca bir mekân düzenlemesi değildir; bir hafızanın yeniden inşasıdır. O ev, bir ruhun ayağa kalkışıdır, bir davayı geleceğe taşıyan köprüdür.

Bir toplumun kaderi, sahip olduğu değerlerle yazılır. Bu bilinçle, göreve geldiğimizde ilk hedefimiz; Mehmet Akif İnan’ın “Akıl, İrade, Evi ve Müzesi”ni hayata geçirmek olacaktır. Çünkü biliyoruz ki; aklın olmadığı yerde yön, iradenin olmadığı yerde duruş, ahlakın olmadığı yerde ise hiçbir değer ayakta kalamaz.

Mehmet Akif İnan’ın başlattığı bu hareket, konfor alanlarında değil; yokluk içinde, fedakârlıkla ve ağır bedeller ödenerek inşa edilmiştir. İşte genç nesillere anlatılması gereken hakikat tam da budur. Çünkü imkânsızlıklar içinde nelerin başarılabildiğini bilmeyen nesiller, kolaycılığın ve yüzeyselliğin esiri olur.

Bizim hedefimiz; geçmişi sadece hatırlayan değil, onu anlayan, sahiplenen ve geleceğe taşıyan bir nesil yetiştirmektir. Bu dava, yalnızca sözle değil; alın teriyle, sabırla ve yürekle yaşanmıştır.

Bugün bazı çevreler, lüks ortamların konforu içinde “dava” söylemleri üretirken; bu yolun gerçek öncüleri, o davayı yaşamak uğruna ağır bedeller ödemiştir. Bu yönüyle söz konusu proje, yalnızca bir mekân düzenlemesi değildir; bir hafızanın yeniden inşasıdır. O ev, bir ruhun ayağa kalkışıdır, bir davanın sessiz ama güçlü yankısıdır.

Gerçek dava, gösterişli salonlarda değil; yoklukta, sabırda ve fedakârlıkta büyür. İşte bu müze, geçmişin hatırasını geleceğe taşıyan bir köprü, bir irade beyanı olacaktır.

Amacımız; bireyi güçlendirmek, toplumu sağlam temeller üzerine oturtmak ve gelecek nesilleri bilinçli bir şekilde yetiştirmektir. Çünkü güçlü toplumlar tesadüfen değil; kararlı, planlı ve değer odaklı adımlarla kurulur.

Şunu açıkça ifade etmek gerekir ki; olaylara yalnızca çıkar ilişkileri çerçevesinden bakan bir zihniyetin bu idealleri anlaması mümkün değildir. Onlar, yıllardır alıştıkları dar kalıplar içinde hakikati değil; kendi bakış açılarını yeniden üretir.

Buna karşılık, bu davayı samimiyetle sahiplenen Anadolu insanı; teşkilatların içinde emeğiyle, onuruyla ve gönlüyle yer alır. Asıl güç de buradan doğar. Çünkü gerçek hareketler, gürültüyle değil; derinden gelen bir iradeyle büyür.

Dip dalga sessizdir ama etkilidir; yön verir, şekil verir ve zamanı geldiğinde belirleyici olur. Dış dalga ise yalnızca görünen ve talep eden yüzdür.

Sonuç olarak bu hareket; öğrenen, gelişen, kendini sürekli yenileyen ve değerleriyle geleceği inşa eden bir iradenin adıdır.

Ve son sözümüz nettir:

Şartlar ne olursa olsun, kim ne derse desin; bu milletin büyük hedeflere yürüyüşünü durduramayacaklar.

Biz ise o yürüyüşün öncüsü olmaya kararlıyız.

                                                                                                                           Yıldırım Demirci

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

backlink paketleri
tez yazdırma