Meb, eğitim politikasını masaya yatırmalıdır.
Okullarda baş edilemeyen akran zorbalıkları, öğretmenlere yönelik öğrenci ve veli zorbalıkları, yönetici mobbingleri, okullarda sıradanlaşan şiddet olayları ve öldürülen öğretmenler; öğretmeni hedefe koyan eğitim sisteminin çöktüğünün somut kanıtıdır.
Meb, hedefe konulmuş, itibarsızlaştırılmış, yetkisizleştirilmiş öğretmen profili ile okullarda eğitim üretilemediğini artık görmelidir.
Son yıllarda eğitim sisteminde tehlikeli bir yön değişimi yaşanıyor. Okullarda denge bozuldu. Eğitim politikaları; öğretmeni güçlendirmek yerine, veli ve öğrenciyi memnun etmeyi önceleyen tehlikeli ve kaygı yaratan bir anlayışın etkisi altına girdi. Bunun sonucu olarak öğretmenler giderek yalnızlaştırıldı, otoriteleri zayıflatıldı ve birçok sorunun hedefi haline getirildi.
Oysa bir eğitim sisteminin omurgası öğretmendir. Öğretmeni güçsüzleştirilen, itibarı zedelenen bir sistemin güçlü bireyler yetiştirmesi mümkün değildir.
Bugün pek çok öğretmen, sınıfta eğitim vermekten çok kendini savunmak zorunda kalıyor. Bir öğrencinin disiplin sorunu olduğunda öğretmen sorgulanıyor. Öğrenci velisinden kaynaklanan sorunlar karşısında ilk suçlanan yine öğretmen oluyor. Okul yönetimleri çoğu zaman öğretmeni korumak yerine sorunu “memnuniyet” üzerinden çözmeye çalışıyor.
Öğretmeni günah keçisi olarak seçiyor.
Bu yaklaşım eğitim kurumlarını birer öğrenme yuvası olmaktan çıkarıp memnuniyet merkezlerine dönüştürüyor.
Oysa eğitim; müşteri memnuniyeti mantığıyla yürütülebilecek bir alan değildir. Öğrenci müşteri, veli denetleyici, öğretmen ise hizmet sağlayıcı değildir. Eğitim; disiplin, emek, otorite ve güven ilişkisi üzerine kurulur. Bu denge bozulduğunda eğitim kalitesi de kaçınılmaz olarak düşer.
Öğretmenin sınıftaki otoritesi zayıfladığında sadece öğretmen değil, aslında öğrenci de kaybeder. Çünkü sınırların olmadığı yerde gelişim olmaz. Öğrencinin karakter gelişimi de akademik başarısı da güçlü ve saygın bir öğretmen figürü ile mümkündür.
Bugün yapılması gereken şey çok nettir:
Milli Eğitim Bakanlığı eğitim politikalarını yeniden gözden geçirmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın, eğitim sistemini yeniden yapılandırırken öğretmeni merkeze alan bir yaklaşımı güçlendirmesi gerekmektedir.
Öğretmenin mesleki ve kişisel itibarı korunmalı, sınıf içi otoritesi desteklenmeli ve her türlü şiddete, itibarsızlaştırmaya ve haksız suçlamaya karşı güçlü bir kurumsal koruma mekanizması oluşturulmalıdır.
Çünkü güçlü öğretmen olmadan güçlü okul olmaz.
Güçlü okul olmadan da güçlü toplum kurulamaz.
Eğitim sistemi; memnuniyet değil nitelik, popülizm değil bilim, günü kurtarmak değil geleceği inşa etmek için vardır.
MEB, yanlış eğitim politikalarının faturasını öğretmenlere kesip, öğretmeni hedefe koyma anlayışından çıkmalıdır. Öğretmeniyle barışık, güçlü öğretmen profili üzerine kurulu eğitim politikası geliştirmelidir.
Kadriye Demirel
Anadolu Eğitim Sendikası Antalya İl Temsilcisi





