Dünya Tiyatrolar Günü İle İlgili Kompozisyon Örnekleri

Tiyatrolar gününde, tiyatroyu halka sevdirmek için etkinlikler yapılır. Hayatın bir parçası ve güzel sanatların en ilgi çekici kollarından biri olan tiyatro da, harekete, konuşmaya ve bazen de müziğe yer verilir. İlk çağlarda tiyatro, yazılı bir metin olmadan oynanırdı. Yeteneğine güvenen oyuncular sahnede istedikleri gibi konuşurlardı.
Bizim kültürümüzde tiyatroyu; orta oyunu, gölge oyunu, köy seyirlik oyunları, meddahlık, danslı ve taklidi oyunlar şeklinde görürüz. Gölge oyununda, arkadan ışıklandırılan beyaz bir perde vardır. Karagöz ve başka tipteki kuklalar bu perdenin üzerinde oynatılıp konuşturulur. Güzel hikayeler anlatarak halkı eğlendiren kişilere Meddah denir. Köylerimizde hâlâ, oyun çıkarma adıyla seyirlik oyunlar düzenlenmektedir.
İnsan hayatı içinde var olan umudun, acının ve sevincin, hep birlikte verildiği oyunlara dram diyoruz. Komedi, insan hayatı içindeki komik ve gülünç şeylerin oyunlaştırılmasıdır. Konularını tarih ve efsanelerden alan acıklı sahne oyunlarına ise, trajedi diyoruz.
Tiyatro eğitimi, konservatuar denilen okullarda verilir. İnsanları eğiten, eğlendiren tiyatro, aynı zamanda düşündürür de. Bir arada yaşayan insanların birlikte güldüğü, birlikte ağladığı ve hep birlikte düşündüğü tiyatro salonları, insanca duyguların da öğrenildiği yerlerdir.

***********

UNESCO’nun öncülüğü ile Dünya Tiyatro Örgütü kurularak dünyanın her noktasına giderek sahne sanatını sergilemeyi amaçlamıştır. Her insanın sahnelerde sanatı izlemeleri ve bir parçaları olmuştur. Herkesin tiyatroyu tanımaları sanatsal değerlerinin faydalanması, insanlığa aşılayacak olan bilgilerin değerlendirilerek hedeflerine ulaşılması sağlanmalıdır.

Tiyatro önemli görsel sanatlardan olup insanların kendisini sergileyebilecekleri sahne olmuştur. günün önemini anlatarak sahnede oynanan oyunlar sayesinde insanları bilinçlendirir. Yapılan konuşma sayesinde uluslararası değer kazanmaktadır. Tiyatro oyunlarının yirmi dilin üzerinde çevirisi yapılarak bir çok sahnede sergilenmiş durumdadır. Tiyatroda belli bir metin doğrultusunda insanlar o duyguyu yansıtarak kişilerde derin etkiler yaratabilir.

Dünya tiyatro günü insanların ulusal olarak tiyatroya verecekleri önemi anlatır. Tiyatro gruplarının bir araya gelerek insanlık için yapacakları hareket sayesinde uyum içinde yaşamlarının devamlılıklarını sağlarlar. İnsanlar sanat alanında öğrenebileceği en değerli sahne oyunlarındandır. Sahne de kendisini gösteren bir çok tiyatro oyuncusu ruhlarını katarak insanları etkiler.

Dünya Tiyatrolar Günü

  Her 27 Mart günü Dünya Tiyatrolar Günü olarak kutlanmaktadır. Tiyatro; önceden yazılmış bir metnin, oyuncular tarafından ezberlenerek belli bir seyirci kitlesi önünde canlandırıldığı gösteri ve sahne sanatıdır. Uzak geçmişe dayanan ender sanatlardan birisidir. Hiçbir zaman değerini yitirmemiş ve yitirmeyecektir.
  Sanat, sadece insanları eğlendirmek, hüzünlendirmek veya onlarda estetiksel duygular oluşturmak için değildir. Sanatın en büyük gayelerinden birisi de toplumsal bilinç uyandırmaktır. Toplumu olumlu yönde yönlendiren, toplumda bilinçlilik durumu yaratan en önemli sanat dallarından birisi de şüphesiz ki tiyatrodur. İnsanlarda bir duyguyu uyandırmak için bazen sayfalarca yazı veya saatlerce süren seminerler, konferanslar yeterli gelmezken, kısa bir tiyatro eseriyle bu amaca çok kolay bir şekilde erişilebilir. Tiyatro, izleyicilerinin dimağını ve dikkatini daima açık tutar. İlgiyi daima üzerine çeker. Tiyatro dalında gelişmiş olan bir ülkenin, kalkınması veya çağdaşlaşması da daha kolay olur. 27 Mart Dünya Tiyatrolar Gününün bir amacı da, tiyatro gösterilerinde izleyicilerin hangi hususlara dikkat etmesi gerektiği ile ilgili bilgi vermektir. Bilindiği gibi tiyatro, anlık bir sahne gösterisidir. Televizyon programları gibi onları tekrar izleme veya geriye alma olanağımız yoktur. Tiyatroda sarf edilen sözleri veya verilmek istenen mesajları ancak pür dikkat bir şekilde izleyerek anlayabiliriz. Bu nedenle tiyatro izleyicisi olarak hepimiz, bu sahne gösterisi esnasında sessiz olmalı, etrafımızdaki insanları rahatsız etmemeliyiz. Alkışlanması gereken yerleri iyi bilmeli, gereksiz alkışlamalarla veya bağırıp çağırmalarla oyunun gidişatını bozmamalıyız. Ayrıca diğer seyircileri de rahatsız edecek kabuklu yemişler veya benzer yiyeceklerden uzak durmalıyız.
  Hepimiz tiyatroya ilgi duymalı, çevremizde sergilenen oyunlara katılmaya özen göstermeliyiz. Bilmeliyiz ki sanatsız bir millet, hayat damarlarından birini kaybetmiş demektir. Sanata değer vermeyen, onunla ilgilenmeyen insanların, günlük yaşamda da başarılı olması çok zordur.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol