O yıl beşinci sınıfları okutuyordum. Bir kaç öğrencim köylerden gelip gidiyordu

TİPİ
Sivas merkezde öğretmendim. O yıl beşinci sınıfları okutuyordum. Bir kaç öğrencim köylerden gelip gidiyordu. Henüz bekardım burası ikinci görev yerimdi. Rahmetli babam müfettiş olduğu için onun hatırına merkeze atanmıştım.
Sivas kışın çok soğuk oluyormuş. Her evde çuvallarla patates soğanları görünce ben şaşırmış sormuştum.
Ev sahibim.
.. Hocanım bunları biz sereriz sonra kilerde saklarız kışın dışarıda donar yollar kapanır demişti.
Ev sahibim çok tonton bir kadındı. Eşi Bekir amca da sessiz sakin güler yüzlü bir ihtiyardı. İkisi de sürekli kuran okur ellerinde tesbih dua ederlerdi.
Ayşe teyze bir cebinde tesbih diğer cebinde anahtar taşırdı. Odun kömürlüğün anahtarı, kiler anahtarı, ev anahtarı o yürürken şıkırdardı.
.. Hocanım sana da birer çuval söyledim patates soğan haberin olsun.
.. Sağol Bekir amca.
Bekir amcanın iki oğlu gelinleri İstanbul da yaşıyordu.
Okulun ilk ayları iyi geçti ama Kasım ayı başında çok kar yağdı. Hava çok soğudu. Ben koca salonu kapatıp küçük odaya geçtim. Camlar gece buz tutuyordu.
Annem aradıkça,
.. Sıkı giyin Cahide içine yün çamaşır giymeden gitme okula kızım diye her seferinde tembih ediyordu.
Her akşam çocuklar için tuttuğum deftere onlar hakkında gözlemlerimi yazıyordum.
Ziynet sınıfın en çelimsiz çekingen kızı. Osman sınıfın en yaramazı Turgut en bilgili çocuğuydu.
. .Öğretmenim ben cevizden fırıldak yaptım. Dedem öğretti. Gerçekten de cevizin içinden delip geçirdiği ipi çekince fırıldak dönüyordu.
Turgut mucit gibiydi.
Bir gün çok kar yağdı. Çocukları bir ders önce tatil ettik. Köylere dolmuşla gidenler vardı.
Eve gelince evi sıcacık buldum. Çok sevindim. Bekir amca sobamı yakmış üzerine çaydanlığı , demliği koymuştu.
Kapı çalındı açtım.
.. Bekir amca Allah razı olsun senden. Evi sıcacık buldum.
.. Kızım tipi varmış bu gece. Teyzen lahana sardı bir tencere, gel buyur seni de çağırıyor. Çorba da var.
. .Sağolun.
.. Hadi nazlanma gel. Evladımızsın sen bizim.
Ben de bir gün önce aldığım helvadan kestim yukarı çıktım. Dolmanın kokusu nefisti.
.. Ayşe teyze ne güzel koktu dolman
. Etli sardım kızım amcan etsiz yemez dolmayı. Tarhana da yaptım.
. .Şu dolaptan yoğurt çıkar sen de.
Masayı hazırlayıp oturduk. Bekir amcanın sol dizi sakat kalmıştı. Askerde olduğunu söylemişti. Yer sofrasında oturamıyordu. Böyle bir havada sıcak tarhana çorbası bana çok lezzetli gelmişti. Dolmanın yanındaki kuru soğanda .

Yemek arkası kahveleri ben yaptım.
.. Maşallah kızım iki gelin de İstanbulda sen bize gelin oldun. Kahven çok güzel olmuş ellerine sağlık.
.. Afiyet olsun.
Televizyonda köy yollarının kapalı olduğu söylendi.
Eve gelince bana ayrılan bir tabak dolmayı dolaba koydum. Bir tas da mercimek çorbası vermişlerdi.
. .Yarına yemek derdim yok. Çok şükür.
İçeri geçince defterimi aldım. Cama biri vurur gibi oldu.
Dinledim ses yoktu. Yazılarımı yazdım. Pijamamı giydim. Sokak kapımı kilitledim. Pencere perdesini açtım kar tipiye dönmüştü. Benim merdivende biri oturuyordu. Bu bir çocuktu.
Kapıya koştum. Dış kapıyı açtım. Bu öğrencim Yunustu. . Paltosuna sarılmıştı üzerinde kar vardı.
. . Yunus
. . Öğretmenim donuyorum.
Onu kucaklayıp içeri taşıdım. Çocuk çok üşümüştü. Ayakları morarmıştı.
.. Oğlum ne zaman geldin sen.
.. Az önce geldim öğretmenim. Dolmuş geri döndü köye gidemedi herkes akrabasına gitti. Ben de dayımlara gittim. Evde yoklardı. Çok bekledim gelmediler. Kapı içinde oturdum onların. Ayaklarım dondu zor yürüdüm.
. Neden benim zili çalmadın.?
.. Çaldım bozuktu öğretmenim. Başka gitcek yerim yok. Aklıma siz geldiniz. Işığınız da yoktu.
.. Ben yukarıda yedim yemeği. Sende şu yün ceketi giy titriyorsun. Sobanın yanında otur.
Leğene az sıcak su koydum. Ayaklarını soktum.
. . Sağolun öğretmenim. Isındım şimdi.
Hemen çorbayla dolmadan ısıttım. Yavrum çok acıkmıştı. Arkasından sıcak ıhlamur limon kaynatıp verdim.
.. Öğretmenim çantamı dayımların kapısında bıraktım. Ellerim tutmuyordu. Ödevim kaldı.
.. İyi ki donmamışsın be çocuk. Ödevi unut şimdi.
. .Annem merak etmiştir.
.. Sabah ararız köyü.
Onu karşımdaki divanda yatırdım. Sıkıca örttüm. Uyudu kaldı.

Sobaya en kalın odunlardan attım.
Sabah okullar tatil köy yolları kapalıydı.
Kahvaltıya patates kızarttım. Omlet yaptım. Karşılıklı yedik.
.. Öğretmenim ben dayımlara gideyim çok zahmet verdim size.
. . Beraber çıkarız az sonra.
Birlikte çıktık epey uzaktaki evde gene kimseler yoktu.
Komşusu.
.. Onlar iki gün önce Bursaya gittiler dedi.
Çantayı alıp döndük. Çay demledim. İkimiz de kitaplarımızı aldık köşemize geçtik. Ona güzel bir kitap verdim Muzaffer izgünün kitabıydı.
.. Ne çok kitap var sizde öğretmenim.
.. Evet hepsini babam gönderdi.
.. Öğretmenim annem üzülmüştür.
.. Köyün haberleşmesi de çökmüş oğlum. Yarın yapılır inşallah.
Üç gün sonra köyün muhtarı ile Yunusun annesine haber ilettim.
Yunus bir hafta sonra köye gidebildi. Ona çamaşır çorap aldım.
Aradan bir kaç gün geçmişti. Yunus bir sepet getirdi.
.. Öğretmenim Annem size gönderdi bunları.
Sepette tarhana bulgur tereyağ yumurta un salça köy ekmeği her şey vardı.
.. Nasıl taşıdın bunu sen.?
. Şöför amca getirdi. Hasan da sınıfa getirirken yardım etti.
Ertesi gün çarşıya çıktım. Yunusun annesine yün ceket yün çamaşır. evdeki ablasına yün kazak ona da kalın eşofman uzun çizme aldım.
Pazar günü ilk dolmuşla köye gittim.
. Buyur hocanım hoşgeldin.
.. Hoş bulduk Zehra hanım.
Yunusun getirdiği sepeti verdim.
. Ne olur bana çok yiyecek göndermeyin sadece arada taze yumurta, tereyağ isterim sizden. Çok teşekkür ederim. Tek başıma çok fazla bana çok fazla o gönderdikleriniz. Kocamandı sepet çok zahmet ettiniz. Hem Yunus bahara kadar bende kalsa. İzin verseniz. Kışın köy uzak benle dursun Bana da yoldaş olsun. Gene yoğun kar yağışı geliyormuş.
.. Babası arayınca sorayım İstanbulda çalışıyor biliyorsun.
. Evet anlattı Yunus.
Çayımızı içince kalktım. Yunusun gözlerinin içi gülüyordu.
.. Öğretmenim o kitaplarınızdan okurum ben her gece.
.. Senin odana koyarım bol bol okursun.
Kapıdan çıkarken genç kız elime bir paket verdi.
.. Öğretmenim ne olur bunu alın size kesip temizledik. Annem üzülür almazsanız. Yarın göndercektik zaten size.
.. Al hocanım Yunus kaz etini çok
sever ona pişir beraber yiyin. Allah sizden razı olsun. Bize kapınızı açtınız..
Dolmuşta dönerken gözlerim dolu doluydu. Evet burası Anadoluydu.. .

Sivastan İzmir'e tayinim çıktığında Yunus liseye gidiyordu. Babası onlara merkezde küçük bir ev tutmuştu. Evinde kocaman bir kitap dolabı vardı. İçinde babamın bana gönderdiği kitaplardan da vardı.
Yunus köylerine bir kitaplık kurdu. Öğretmen arkadaşlar da yardım ettiler. Muhtar kahvenin bir kısmını okuma odası yapmış çok sevindim.. Sivasın en çok katmerini özlüyorum. Bir de lapa lapa yağan karını...


Zeynep Karaaslan Eman
Öykücü şair
2017

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol