SİZİN GİBİ 3 ÖĞRETMENİMİZ OLSA ADAM OLURUZ

Öğretmenliğimin ilk yılındaydım. Daha ortaokuldayken öğretmen olup ahlaklı, başarılı ve aynı zamanda dini değerlerini bilen bir nesil yetiştirmek istiyordum. Lisede de bu hayalim hedefe dönüştü. Derken üniversite sınavına girdik ve Çukurova üniversitesi Eğitim fakültesini kazandım. 4 yıl boyunca hem üniversite okuyup hem de bir özel dershanede derse girdim. Bir yönden mecburdum çünkü hem çalışıp hem okumak zorundaydım. Zor şartlarda aile desteği olmadan üniversite kazandığım için mesleğimin de kıymetini bilerek çalışıyordum. Ne de olsa taş duvar işçilik ve ustalığından geliyordum. Öğretmenler 5 saat derse girince yoruldum derken, ben bazen 10 saat derse girdiğimde dahi halime şükrediyorum ve mesleğimi severek yapıyordum. Evet bir nesil yetiştirme derdimiz vardı. Nitekim gençlik elden gidiyor, aileler ise dağılıyordu. Şu an karşımda olan gençlik ise yarının anne babaları ve bu devleti yönetenler, doktorlar, mühendisler, öğretmenler olacaktı. Onun için asla öğrencilerime bugünün çocukları gözüyle bakmadım, yarının büyükleri, bu vatan ve ümmetin hizmetkarları gözüyle bakıyordum.
O sene ortaokul ve lise öğrencilerinin dersine giriyordum. İlk olarak 11 sınıfların dersine girmiş ve derse başlamadan önce senenin ilk dersi olması hasebiyle, ders anlatmak yerine o dersimi feda edip yılın bütün derslerini kazanmak, daha önemlisi öğrencilerin gönlünü kazanmak için öğrencilerle tanışıp, kaynaşıp dersimizin ve yıl boyunca iletişimimizin sınırlarını çizdik. Fakat sağ en son sırada tek başına oturan esmer, kilolu, uzun boylu, yüzü gayet ciddi, saçları ise her bir teli kirpinin okları gibi dimdik genç bir öğrenci oturuyordu. Ben yaklaşık 20 dakikadır Insana nasıl ve neden değer verilmesi gerektiği, kendilerinin sadece benim öğrencilerim değil aynı zamanda birer kardeşim olduğu, onlara sadece ders anlatmak değil, her birine ağabeylik yapacağıma, ben sevgi sınırlarını genişlettikçe onların da saygı sınırlarını genişletmesi gerektiğini, iyi niyetimi asla kullanmamaları gerektiğini, kendilerinin yarın için bu vatanın hizmetini omuzlayan kişiler olarak gördüğümü, derdi de üzüntüyü de sevgiyi de birlikte paylaşacağımıza, aynı zamanda dersime de gereken özeni göstermeleri gerektiğini uzun uzun anlattım. Konuşmanın bitimine doğru arkada oturan esmer genç pür dikkat, ciddi bir şekilde beni dinliyor gözünü dahi ayırmıyordu. Ben ise gencin dış görünüşü ve ciddi bakışlarından dolayı acaba "Ya hoca dersine gir, anlat, ne diye bize nutuk atıyorsun?" diye eleştirecek mi diye beklerken, tam o anda genç elini kaldırdı ve söz hakkı istedi. "Buyur kardeşim" dedim. Genç, önce bir derin nefes aldı ve ardından "Hocam bu sınıfa her giren öğretmen dersini anlatıyor, gidiyor. Okulda da aynı şekilde öğretmenler bizi doğru dürüst adam yerine koymuyor. Bir derdiniz var mı, bir sıkıntınız var mı diye sormuyor. Yemin ediyorum sizin gibi üç öğretmenim olsun ben de adam olurum." dedi. Ben ise "İnsana model olarak bir öğretmen de yeter" dedim.
Aradan zaman geçti. Ben ise bu gençle ilgilenmeye devam ediyordum. Bu genç meğerse okulda öğretmene dahi yumruk atmış, sürekli kavga eden ve sigara gibi zararlı alışkanlıklar dahi kullanmış bir genç imiş. O sene en fazla dersime katılan öğrencilerimden biriydi ve derste de gayet başarı elde etti.
İnsanın evvela gönlüne girin. Beyne giden yol gönülden geçer.
Sosyoloji, psikoloji ve sosyal medya yöneticiliği dahil 5 üniversite bitirdim. Hep muhatabıma değer verdim ve onları kazanmaya çalıştım.
(Adnan Kalkan'a bin teşekkür.
Uzman Psikoterapist yazar)

Anahtar Kelimeler:
öğretmen

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13