15 Tatilden Sonra Çocuklar Okul Hayatına Nasıl Alışır?

Özellikle ilkokul çağlarındaki çocuklar, tatilin keyifli yanlarını bırakıp da okula gitmek istemeyebilirler. Bu süreç ebeveynlerin kontrolü altında gerçekleşmelidir. Çocuğu anlamak ve dinlemek önemli olmakla beraber, ona baskı yapmamak gerekmektedir. Çocuğun okula neden gitmek istemediğini sormak ve ona çözüm üretmek çenekler arasında yer almaktadır. Bunun dışında çocuğa motive edici konuşmalar yapılmalıdır.

15 tatil sonrası okula gitmek istemeyen çocuklar, genellikle tatil süresi boyunca fazla rahat bırakılmış çocuklar olmaktadır. Çocuğu sıkmamak gerekeceği gibi şımartmamak da gerekmektedir. Ebeveynler bu durumu yeni okul malzemeleri alarak ya da arkadaşlarının ve öğretmeninin onu ne kadar özlediğini anlatarak düzene koyabilmektedir. Çocuğa kesinlikle kıyas yapılmaması gerekir. Bir arkadaşının okula gidebiliyorken onun gidemediğini söylemek gibi yanlış davranışlar, çocuğun kendini kötü hissetmesine sebep olacaktır.

Uzun Bir Tatilden Sonra Okula Adapte Olmanın 13 yolu!
 

İlk ve ortaokul seviyesindeki çocuğunuzun okula tekrar uyum sağlayabilmesi için yapabileceklerinizin tam listesi burada…

Uyku saatini sabitleyin: Çocuğunuzun ilk günden saat dokuzda yatağa girmesini beklemeyin. Yatma saatini her gün yarım saat erkene çekerek bir haftada düzeni oturtun ve bu saate sadık kalın. Okul çağındaki çocukların genellikle günde 8.5-9.5 saat uykuya ihtiyaçları vardır. Uyku eksikliği çocuklarda konsantrasyon bozukluğuna, yorgunluğa, asabiyete yol açar.
 

Akşam yemek saatlerini sabitleyin: Yaz tatilinde geç saatlerde yemekler yedik, uzun sofralarda çocuklarımızla keyifli geceler geçirdik. Ama okul zamanı yemek saatini sabitlemekte fayda var. Unutmayın ne kadar geç yemek yemek, o kadar geç uyumak demek.

Çocuğunuzu havaya sokun: Evet onu “Eye of The Tiger” şarkısı eşliğinde koşan Rocky gibi biraz gazlamanız, biraz havaya sokmanız “Bu okul yılı harika geçecek. Sana güveniyorum. Senin yanındayım. Bir sorun olduğunda bana sorabilirsin. Okuldaki her türlü problemini bana anlatabilirsin.” türü bir konuşmayı sık sık tekrarlamak çok iyi olacaktır. İnanın ama inanmayın, çocuklar gazla çalışan varlıklar. Motivasyon şart.
 

Kendi hedeflerini belirlemesine izin verin: Çocuğunuz ilk haftayı geçirdikten sonra, eline bir kağıt kalem verin ve bu ilk haftanın nasıl geçtiğini bir paragrafla anlatmasını, daha sonra diğer haftalar için hedefler koymasını  Mesela her gün yarım saat tekrar yapacağım ya da okulun futbol takımına yazılacağım gibi.. Hedefini bilen çocuk, bilmeyene göre çok daha kolay hedefe ilerler : )

Her gün, o günün dersini tekrar et: Zor, çok zor! Çocuğunuz direnecektir, başkaldıracaktır, “hayır” diyecektir. Ama pes etmeyin. Başardıkça, çalışmasının sonucunu aldıkça motive olacak, kendi kendine bu rutine alışacaktır. Ders tekrarını günde yarım saat-kırk dakika ile kısıtlı tutmakta fayda var. Günümüz çocukları daha uzun süre konsantre olamıyor, çabuk sıkılıyor. Önemli olan çalıştıkları sürenin verimli geçmesi.
 

Odasına takvim asın: Çocuğunuzun odasına bir duvar takvimi asın. Sınavlarını, hangi gün hangi dersi tekrar edeceğini takvime işaretlesin. Bu takvim sayesinde çocuğunuz çok daha kolay organize olacaktır.


Kitap, kitap, kitap: Tablet devrinde zor biliyorum ama Steve Jobs’a rağmen bu çocuklar kitap okumaya devam edecek. Çocuğunuz bu alışkanlığı çoktan edinmişse zaten siz isteseniz de istemeseniz de kitap okuyacak, size her fırsatta kitap aldıracaktır. Eğer kitap okumayı sevmiyorsa, bunu ona bir zorunluluk gibi aşılayın. Bunu psikolog söylemiyor, bir anne olarak ben söylüyorum. Yatmadan önce her gün (yaşına göre) 5 ila 20 sayfa okumasını isteyin ve daha sonra okuduğu kısımlarla ilgili bir iki soru sorun. Yatmadan önce kitap okumak çocukların uykuya dalmasını kolaylaştırır. Ayrıca kitap okuyan çocuğun hayal dünyası ve okuduğunu iyi anlayabildiği için problem çözme yeteneği gelişir. Kısaca sevgili veliler, kitap okuyan çocuğun matematiği bile okumayana göre daha iyi olur.


Biraz endişe normal: Çocuğunuzun okula başlarken biraz endişeli olması, heyecanlanması, yoğun sınav ve ders trafiğine tekrar gireceği için biraz paniğe kapılması normal. Onu şöyle motive edin. “En azından arkadaşlarını göreceksin. Bütün yaz ne yaptığını onlara anlatacaksın! Hasret gidereceksin.” Çocuklar için arkadaş candır.


Arkadaş ilişkileri mühim: Arkadaş demişken, şunları da duymanız mümkün:”Sınıfa gelen yeni çocuk çok gıcık, bilmem kim beni dışlıyor veya bilmem kim en yakın arkadaşımla aramı bozuyor.” Çok ciddi durumlarda okulların rehberlik ve psikoloji servisleri devreye giriyor ama ben her zaman çocuklarıma şunu tavsiye ediyorum. Sizin de tavsiye etmenizi, tavsiye ederim : ) “Bak çocuğum. Okul demek arkadaş demek. Edinebildiğin kadar çok arkadaş edin.

Yeni arkadaşlıklara açık ol. Kimin senin en yakın arkadaşın, sırdaşın olacağını bilmen için birçok kişi tanımalısın. Sana kötü davranan olursa muhatap olma. Kötü davranış süreklilik arz ederse bana ve rehberlik servisine bildir. Küçük meseleleri dert etme! Arkadaşlar arasında olur öyle şeyler. Mutlu ol! Canını hiçbir şeye sıkma.”


Bir gece önceden çantasını ve ertesi gün giyeceklerini hazırlasın: Bu benim otuz yıl önce edindiğim bir rutin. Hala işe gideceğim zaman giyeceklerimi ve notlarımı bir gün önceden hazırlarım. Sabah telaşıyla herhangi bir şeyi evde unutma riskini ortadan kaldırırım. Çocuklarıma da okul hayatına başladıklarından beri aynı şeyi tavsiye ediyorum. Böylece ödevler evde unutulmuyor, sabahları “Anneee! Spor tişörtüm neredeeee?” gibi panikler yaşanmıyor.
Onu ilk hafta biraz erken uyandırın: Okula dönüş rutinini oturtana kadar biraz erken kalkmakta fayda var. Her geçen gün çocuklar daha kolay ayılacak ve evden daha hızlı çıkacaklardır.


Sağlıklı kahvaltı olmazsa olmaz: Sabahları çoğu çocuk iştahsız oluyor. Bizimkilere kalsa her gün kahvaltıda mısır gevreği yiyecekler. Ortada buluşmakta fayda var. Biz bir gün zevklerine göre tost, bir gün omlet, bir gün labne peynir ve hindi jambonlu krep, bir gün mısır gevreği, bir gün de ekmek ve bal kombini uyguluyoruz. Salatalık, domates ve zeytin ise ortada oluyor. Bazen yiyorlar, bazen yemiyorlar. Diyelim ki geç kalktılar ve evden hızlıca çıkıp, servise yetişmeleri gerekiyor; yanlarına mutlaka bir meyve ya da bisküvi veriyorum. Sağlıklı kahvaltı çocuklara enerji verir, hafızalarını geliştirir.


Çocuğunuzu ödüllendirin: Yazının başında belirtmiştim. Z jenerasyonu çocuklar gazla çalışıyor. Rutinlerini oturttuktan sonra onları istedikleri bir programı yaparak ödüllendirin. Ödülü geciktirmeyin.

Yazar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol