10 Kasım Atatürk'ü Anma Töreni Öğretmen Konuşma Metni

Kıymetli meslektaşlarım, Sayın veliler ve değerli öğrenciler:

Bugün 10 Kasım Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk"ün aramızdan bedenen ayrılışının 82. Yıl dönümü. Evet bedenen bir ayrılış bu. Zira O, idealleriyle, düşünceleriyle ve bize kazandırdıkları ile 82 yıldır aramızda. Ve nice 80 yıllarda aramızda olmaya devam edecek.

Kıymetli meslektaşlarım: Atatürk"ü anlamak, O"nun çizdiği çağdaşlık yolunda ilerlemek, geleceğin Türkiye"sini ortaya çıkarmak ve genç nesillere O"nu ve ideallerini aktarmak konusunda bizlere büyük görevler düşmektedir. O"nun çizgisinden sapmadan, sürekli gelişen ve yenilenen bir Türkiye ortaya çıkarmak için O"nun ilkelerini kavratmamız bir gerekliliktir. Bu ilkeler doğrultusunda hareket eden, vatansever, dürüst, çalışkan ve hedefleri olan nesiller sizlerin ellerinde şekil bulacaktır.

Sayın veliler: Atatürk bu vatan için yaptıkları ile her zaman bir rol model olmuştur. O, tarihin tozlu sayfalarına hapsedilmeye çalışılan bir toplumu ayağa kaldırmış ve zafere olan inancını milletine aşılamıştır. İnsanları hayata bağlayan şey inançlarıdır. İnandığımız ölçüde var oluruz ve inançlarımızı gerçekleştirme çabamız bizi biz yapar. Dolayısıyla, geleceği şekillendirmek ve inandığı yolda emin adımlarla yürüyen evlatlar yetiştirmek de sizlerin emeğiyle olacaktır. Eğitimin temelinde aile vardır. Atatürk"ün çizdiği bu yolda yürüyebilmemiz için toplumun temel çekirdeği olan ailelere ve idealist ebeveynlere ihtiyacımız olduğu da bir gerçektir. Bizler evlatlarımıza sahip çıkarak, onlara vatan ve bayrak sevgisini aşılayarak, bir bütünün bölünmez parçaları olduğumuzu kavratırsak daha güçlü bir Türkiye oluşturabiliriz.

Ve sevgili öğrenciler: Atatürk"ü sevmek demek O"nun izinde yılmadan yürümek demektir. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk yaşadığı her dönemde genç nesillere önem vermiştir. Hedefleri olan ve bu hedeflere emin adımlarla yürüyen genç nesiller inşa etmeyi arzulamıştır. Bu noktada sizlere düşen görev; O"nun hedeflediği gelişmiş, çağdaş ve güçlü Türkiye için, kurduğu Cumhuriyete sahip çıkarak, çalışkan, dürüst, ahlaklı ve vatanını seven birer birey olmaktır. Bu konuda bizim sizlere olan inancımız tamdır.

Sayın veliler, kıymetli meslektaşlarım ve değerli öğrenciler; sözlerime burada son verirken Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk"ün şahsında, bu vatan uğruna canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi sevgi, saygı ve minnetle anıyor, hepinizi selamlıyorum. Yüce Allah bu vatanı ve bu milleti korusun. Amin.

Öğretmen Konuşma Metni

Sayın müdürüm,değerli meslektaşlarım ve yarının büyükleri olan sevgili öğrenciler..
Bugün burada Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Büyük Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 79. yıldönümünü münasebetiyle toplanmış bulunuyoruz. Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK‘ü 10 Kasım 1938 yılında ebediyete uğurladıktan sonra onu her yıl kalbimizde yaşatarak ve gelecek nesillere daha iyi anlatmak için onun hayatını anlatır ve yolundan gitmeye çalışırız. Atatürk’ü, onun hayatını ve onun kişisel niteliklerini sıralayacak olursak; M. Kemal Atatürk, vatanına ve milletine çok yüce duygularla bağlı, vatan müdafaasını her şeyin üzerinde tutan, ulus sevgisi kıyaslanamayacak bir tutku derecesinde olan, hayattayken ve ölümünden sonra da maddi ve manevi tüm varlığını çok sevdiği milletine adamış bir devlet adamı ve de komutandı.

Bugün burada bu daracık zamanda Atatürk’ü anlatmanın imkânı yoktur elbette. Şurası bir gerçektir ki hakkında binlerce kitap yazılan; sayısız araştırmalara, makalelere konu olan Atatürk’ü ve onun muazzam kişiliğini bütün yönleriyle anlatamayız. Atatürk’ü anlatmak zor ve uzmanlık isteyen bir iştir; çünkü o yeryüzüne bir insan olarak gelmiş, bir cihan olarak gitmiştir.

Konuşmama Yüce Atatürk’ün sözleriyle son vermek istiyorum. “Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen erişemediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.” Bu düşüncelerle Büyük Atatürk’ü ebediyete intikalinin 79. yıldönümünde bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor. Herkesi saygıyla selamlıyorum

ÖĞRETMENLER İÇİN 10 KASIM KONUŞMA METNİ

Sayın Okul Müdürüm, Değerli Öğretmen Arkadaşlarım,

Sevgili Öğrenciler, Kıymetli Misafirler

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve çağdaş Türkiye’nin mimarı olan Atatürk’ün ölümünün 83. yıl dönümünde onu anmak için toplanmış bulunmaktayız.

Mustafa Kemal Atatürk, savaşlardaki başarılarıyla büyük asker, yönetimiyle büyük bir devlet adamı; görüşlerindeki sağlamlık, doğruluk, geçerlilik, uluslar arası ilişkilerde güvenirlik, barış ve insan severlik değerleri ile de evrensel bir kişidir.

Aynı çağda yaşayan, gerek kendi milletleri, gerekse dünya için endişe ve korku kaynağı olan bazı liderler, bugün ya unutulmuş ya da kötü miraslarıyla anılır olmuştur. Atatürk ise, sevgi ve saygı uyandırarak, Türk milletini, çağ ile tanıştırmaya gayret edip varlığını teminat altına almaya yöneltmiştir

Büyük Önder Atatürk, Kurtuluş Savaşı sonrası elde edilen başarının yeterli olmadığını düşünerek yapılması çok zor olan birçok devrimler gerçekleştirmiştir. O’nun Türk milletine en büyük armağanı Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmak olmuştur. Gerçekleştirdiği devrimler ile Türk milletine çağ atlatmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya ülkeleri arasında saygın bir hale gelmesini sağlamıştır.

Hayatının en son anına kadar ülkesine hizmet etmiş olan bu büyük insan; “Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar” demek suretiyle kurduğu cumhuriyete sahip olunmasını ve çok çalışılarak bilimde ileri bir seviyeye çıkılmasını arzu ve temenni etmiştir.

İşte, 10 Kasım’lar bu yüzden milletçe tuttuğumuz yasa rağmen; Atatürk’ün fikirlerinin daha iyi anlaşılarak tatbik edileceği günler olmalıdır. Bugün bizler onu her zamankinden daha iyi anlayarak, düşüncelerinden daha iyi istifade ederek, bilimin ışığında ülkemiz ve milletimiz için daha iyi neler yapabiliriz onu düşünmeli ve zaman geçirmeden işe koyulmalıyız.

Ünlü bir devlet adamının dediği gibi “Atatürk gibi insanlar, bir nesil için doğmadıkları gibi, belli bir devre için de doğmazlar; onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihlerinde hüküm sürecek insanlardır.”       

Bu duygu ve düşüncelerle, aramızdan ayrılışının 76. yılında, Türk Ulusu’nun yüreğinde ölümsüzleşen, Büyük Önder ATATÜRK’ ü bir kez daha  gurur , özlem ve saygıyla anıyor, hepinizi sevgiyle selamlıyorum.

Sayın müdürüm,değerli meslektaşlarım ve yarının büyükleri olan sevgili öğrenciler..
Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 79.yıldönümünde kendisini anmak ve onun mirasına olan minnettarlığımızı ifade etmek için burada toplanmış bulunmaktayız.
Doğadaki tüm canlılar gibi insanoğlunun da yaşamının bir sınırı vardır. Ancak bazı insanlar vardır ki yaşamları boyunca yaptıkları eserlerle, insanlığa yapmış oldukları hizmetlerle yaşamlarından sonra da varlıklarını sürdürürler.

Yaşamını milletine adayan, bir imparatorluğun küllerinden yepyeni ve güçlü bir devlet yaratan eşsiz bir lider, mümtaz bir devlet adamı, büyük bir komutan ve dâhi olan Atatürk bu ender insanlardan biri belki de en büyüğüdür.
Atatürk, hem milli mücadele, hem de Cumhuriyeti inşa sürecinde daima ileriye bakmış, ileriye yürümüştür.

Uygarlık yolunda ilerlediğimiz 21. yy. ileriyi görebilen ve daha ileriye gitmeyi amaçlayan, yeni nesiller yetiştirmek, Mustafa Kemal gibi düşünebilmenin ilk adımıdır.
Bu adımı atarken, yeni neslin geçmişini iyi bilmesi ve özümsemesi gerekmektedir. Bunun içindir ki her fert üzerine düşen sorumluluğun bilincinde olmalıdır.
Gelecekte ülkenin yönetimini devralacak, geleceğimizi yönlendirecek, uygar ve saygın bir ulus olma bilincini daha da pekiştirecek gençler, Ulu Önder Atatürk’ün İlke ve Devrimlerinin ışığında ilerlemelidir.

Atatürk’ün Türk milletini büyük bir atılıma hazırladığı ve yönlendirdiği yüzyılda Avrupa ve Asya’nın pek çok ülkesinde totaliter rejimler veya diktatörlükler bulunuyordu. Böyle bir dünyada o yabancı bir gazetecinin sorusuna “Ben kalpleri kırarak değil, kazanarak hükmetmek isterim.” diye cevap vermiştir.

Aynı çağda yaşayan, gerek kendi milletleri, gerekse dünya için endişe ve korku kaynağı olan bazı liderler, bu gün ya unutulmuş ya da kötü miraslarıyla anılır olmuştur. Atatürk ise, sevgi ve saygı uyandırarak Türk milletini çağ ile tanıştırmaya gayret edip varlığını teminat altına almaya yöneltmiştir.

Yalnızca 10 Kasımlar değil, düşünce ufkumuzda Atatürk’ün mücadele azmi, bizlere yüklediği sorululukları ve gösterdiği hedefler asla unutulmamalıdır.
Ülkemizin en zor anında bile düşünüp ortaya koyduğu milli hedef ve stratejilerin hatırlanması, bu tür çabaların anlam ve değerinin çok iyi bilinmesi gerekmektedir.
Ancak bu şekilde ulu önderin kutsal emanetini gelecek çağlara ve nesillere ulaştırabiliriz.

Ünlü bir devlet adamının dediği gibi “Atatürk gibi insanlar, bir nesil için doğmadıkları gibi, belli bir devre için de doğmazlar; onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihlerinde hüküm sürecek insanlardır.”
Ulu önderim, Atatürk’üm, iyi ki bizimleydin, iyi ki bizimlesin ve bizimle var olacaksın.
Saygılarımla…

10 KASIM ÖĞRETMEN KONUŞMA METNİ

Sayın Kaymakamım,

Sayın Belediye Başkanım,

Protokolün değerli üyeleri,

Saygıdeğer meslektaşlarım,

Geleceğimizin teminatı, gözbebeğimiz sevgili öğrenciler ve

Kıymetli misafirler…

Hayatının en son anına kadar ülkesine hizmet etmiş olan büyük devlet adamı Mustafa Kemali, Ölümsüzlüğe geçişinin 82. yıldönümünde saygı, sevgi, özlem ve rahmetle anıyorum.

Bugün O'nu anmak için sıradan bir gün değildir. Bugün, karalar bağlama günü hiç değildir. Bugün O'nu daha iyi anlamak, O'nu takip edebilmek, O'nun gibi ileri görüşlü ve vatan sever olabilme günüdür.

"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" diyen Mustafa Kemal Atatürk bu gün aramızdan ayrılmış, o çok sevdiği vatan topraklarının sinesine kavuşmuştur. Lakin O'nun fikirleri, hayal ve özlemleri, ilke ve gayreti, hedef ve arzuları yaşamaktadır, Kahraman Ecdadımız ile birlikte Kurduğu Cumhuriyet ve elde ettiği bağımsızlık O'nun bu vatana en büyük hediyesidir. Bu yüzden Atatürk asla ölmeyecek, kalplerde ve dimağlarda yaşamaya devam edecektir.

57 yıllık hayatını, mücadelesini, milletimize kazandırdıkları ve kazandırmak istediklerini doğru anlama bakımından 10 Kasımların önemi büyüktür.

Mensubu olduğu Büyük Türk Milleti'ni sonsuz bir aşkla seven ve kısacık yaşamı içine yüzyılları sığdıran Mustafa Kemal, milleti için her türlü zorluğa katlanmış ve kendini ona adamıştır. Onun "Ben, gerektiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk milletine canımı vereceğim" sözü, milletini ne kadar çok sevdiğini göstermektedir.

Değerli konuklar,

O, ileriyi gören bir liderdi. Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra ortaya çıkan tehlikeli durumu ilk o görüp milletinin dikkatini çekti. Erzurum Kongresi'nde "vatanın bölünmez bir bütün olduğunu" tüm dünyaya ilan etti. Sakarya Savaşı sırasında söylediği: "Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz." Sözü ve ayrıca "Yurt toprağı! Sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Sana canımız feda."sözleri onun vatan sevgisini ve kararlılığını göstermektedir.

O, hep milletine güvendi ve ona inandı. Tarihte büyük devletler kuran, tarihe yön veren, tarihi okumaktan çok yazmayı seven ve yüksek bir medeniyet seviyesine sahip olmuş Türk milletinin büyüklüğüne inanmış ve Türklüğü ile hep gurur duymuştur. Kahramanlık, vatan sevgisi, bilim ve fenne bağlılık, sanata değer verme gibi üstün özelliklere sahip Yüce Türk ulusunun, çağdaş dünya içinde yer alacağına inandı ve bunun için çabaladı. Kurtuluş Savaşı'nın ardından söylediği "En büyük davamız, en medeni ve gelişmiş, refah içinde bir millet olarak varlığımızı yükseltmektir."sözü bunu kanıtlamaktadır.

Kıymetli misafirler,

Atatürk, toplumun her kesimini kucaklayan bir halk adamıydı. Köylüye, askere, polise, öğretmene, sanatçıya, sporcuya, kadına, çocuk ve gençlere... Kısaca toplumun tüm kesimlerine değer vermiş ve destek olmuştur. O bir halk adamı diyoruz; çünkü hep halkı için uğraşmış, halktan birisi gibi davranmıştır.


10 KASIM ÖĞRETMEN KONUŞMASI

Sayın öğrenciler ve saygıdeğer meslektaşlarım,

10 Kasımların Atatürk'ün 57 yıllık hayatını, mücadelesini, milletimize kazandırdıkları ve kazandırmak istediklerini doğru anlama bakımından önemi büyüktür.

Mustafa Kemal Atatürk, savaşlardaki başarılarıyla büyük asker, yönetimiyle büyük bir devlet adamı; görüşlerindeki sağlamlık, doğruluk, geçerlilik, uluslar arası ilişkilerde güvenirlik, barış ve insan severlik değerleri ile de evrensel bir kişidir.

Bağımsızlık Savaşı'nın kazanılmasının ardından, tarihimizin en büyük aydınlanma ve çağdaşlaşma hareketini başlatan Atatürk, askeri zaferini kurduğu Cumhuriyet ve yaşama geçirdiği devrimlerle taçlandırılmıştır.

Atatürk, yalnız bir asker, ileri görüşlü bir devlet adamı değil, aynı zamanda büyük bir devrimci ve düşünce adamıdır.

Yaşadığı çağı aşarak geleceğe ışık yutan Yüce Önder, yüzyıla değil bin yıla damgasını vurmuştur. Yüzlerce yılda bile başarılması zor olan eylemleri kısacık yaşamına sığdırmıştır.

Atatürk Cumhuriyet ile, devletin ve toplumun geleceğinden kendini sorumlu tutma bilincine erişmiş, bağnazlıktan ve doğmalardan uzak, akılcı ve yaratıcı düşünen, gerçekçi bilgiler ışığında ileriye bakabilen özgür bireylerin oluşturduğu çağdaş bir toplum yaratmayı düşünmüştür.

Atatürk'ün ikinci büyük zaferi, Kurtuluş Savaşında tüm halkı aynı ülkü etrafında toplayarak ulusal birliğin sağlanmasında, yurttaşlar arasında ırk, din, mezhep, sınıf ve cinsiyet ayrımı yapılmamasını sağlamış olmasıdır..

Biliyoruz ki; çağdaş uygarlığın temel felsefesinde bireyin özgürlüğü ve kendi geleceğini belirleme hakkı vardır.

Bu temel felsefeyi özümseyen Yüce Önder, bireyin üzerindeki baskılardan kurtarılarak özgür olmasını ve yaratıcı gücünü ülke ve insanlık yararına kullanmasını sağlayacak yapısal dönüşümü gerçekleştirmiştir.

Bu duygu ve düşüncelerle, aramızdan ayrılışının … yılında, yalnızca Türk Ulusu değil dünya ulusları tarafından da sevgi ve saygı gören Büyük Önder Atatürk'ü bir kez daha sevgi ve saygıyla anıyorum.

Aziz ruhun şad olsun. ATAM…

Anahtar Kelimeler:
10 Kasım öğretmen Konuşma Metni10 Kasım Anma Töreni Öğretmen Konuşma Metni10 Kasım Anma Töreni Öğretmen Konuşma10 Kasım Atatürkü Anma Töreni Öğretmen Konuşma MetniAtatürkü Anma Töreni Öğretmen Konuşma MetniAnma Töreni Öğretmen Konuşma Metni10 Kasım Atatürkü Anma Töreni10 Kasım Atatürkü Anma Töreni Öğretmen10 Kasım Atatürkü Anma Töreni Öğrenci Konuşma Metni10 Kasım Atatürkü Anma Töreni Okul Müdürü Konuşma Metni10 KASIM ÖĞRETMEN KONUŞMASI10 Kasım Konuşma Metni10 KasımÖğretmen KonuşmasıON KASIM ÖĞRETMEN KONUŞMASI10 Kasım Atatürkü Anma Günü Öğretmen Konuşma MetniOn Kasım öğretmen Konuşma Metni10 Kasım Tören Konuşma MetniöğrenciöğretmenMüdür Için Atatürkü Anma Töreni Konuşma MetniAtatürkü Anma Töreni Konuşma MetniAtatürkü Anma Töreni Konuşma Metni öğretmenAtatürkü Anma Töreni Konuşma Metni öğrenciAtatürkü Anma Töreni Konuşma Metni Okul MüdürüÖğrenciler İçin 10 Kasım Konuşma MetniÖğretmenler İçin 10 Kasım Konuşma MetniAtatürk Haftası10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü Program Akışı10 Kasım Ile Ilgili öğretmen Konuşma Metni örnek10 Kasım öğretmen Konuşması örnekleri10 Kasım Duygusal Konuşma Metni10 Kasım Atatürkü Anma öğretmen Konuşması10 Kasım Konuşması Böyle Yapılır10 Kasım Müdür Konuşması10 Kasım Konuşması 2021 Egitimhane.10 Kasım Konuşması 202110 Kasım Konuşma Metni Öğrenci10 Kasım Günün Anlam Ve önemini BELİRTEN Konuşma10 Kasım Atatürk ü Anma Günü Hakkında Kısa Bir

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol