ÖĞRETMEN AĞLAR MI?

     Sık sık annemi telefonla arar halini-hatırını sorar hayır duasını almaya özen gösteririm. Akraba eşrafınıda mütekabiliyet  çerçevesinde ararım. Bir kez arayanı beş  kez  ararım. Beş kez aradığım bir kez aramazsa bende aramam.
       Fakat O başka. O’nu aramayı yıllardır ihmal etmedim, etmem.  Bazen dünya işlerinin telaşesinden arama süresini uzattığım zaman, inceden inceye bir serzenişle  ‘’uzun süredir aramadın Yaşar’ım’’ der, tatlı uyarısını gülümseyen ses tonuyla yapar.
          Dün yine aradım O’nu. Hem vefat etmiş yakınından dolayı başsağlığı dilemek hem de sesini duymak için.  Her aramamda olduğu  gibi ‘’Alooo Yaşar’ııııım’’ diye karşılık verdi. Bende   karşısındaymışım gibi kendimi toparladım, kelimelerimi özenle seçtim sevgide ve saygıda kusur  teşkil edecek bir durumun yaşanmamasına özen gösterdim. 
         Amaç hasıl olmuş , muhabbet bitmek üzereydi. Ellerinizden öperim deyip  tam telefonu kapatacaktım  ki; sesi titremeye başladı. Yaşar’ım dedi: ‘’Sen ve senin gibiler sermayemsiniz. Sen öğretmensin ne olur maddi durumu olmayan öğrencilerinin elinden tut, onlara yardım et, ama yardım ederken aman ha onları incitme, onları anla, sakın ihmal etme ’’ dedi.  Dedikçe  ağladı, ağladıkça anlattı. İlk defa ağlıyordu. Belkide ben ağladığına ilk defa şahit oluyordum. Nasıl olurdu, dağ gibi adam, ağlarmıydı? Ömrünü çevresindeki insanlara yol göstermekle geçirmiş, dik duruşuyla örnek olmuş  73 yaşındaki koca çınar, yiğit adam nasıl ağlardı? Dayanamadım ağlamasına,  rolleri değiştirmeliydik. Ben ağlamamalıydım, çünkü ben öğretmenim.  Öğretmen adam ağlar mı?  Ağlamadım ama gözyaşlarımın içime akmasına da  engel olamadım. Karşımdakini teselli etmeliydim,  öğretmenimden öğle görmüş  öğrenmiştim.
        Dinledim O’nu , Kars- Selim  Yalnızçam Köyü İlkokulundaki sınıfta  80’li yıllarda olduğu gibi.
         Ağlama koca Çınar! diyemedim, gözyaşlarına kurban olurum diyemedim.  
         Dinledim , dinledim, dinledim. ‘’ Merak etmeyin, sizin yaptıklarınızı, söylediklerinizi yapacağım’’ diyebildim.  Bugün öğretmensem sizin sayenizde dedim.   O’nu  yıllar öncesine götürüp, yaptıklarını  bize hayatı  nasıl öğrettiğini anlattım. Çocukluğumuzun googlesi olduğunu, rehberimiz olduğunu  O’nun yolundan gittiğimi, O’nu örnek aldığımı, O’nun gibi vatan ve millet sevdalısı olduğumu anlattım anlattım anlattım.
          Ferahladı, ’’ işte bu,  Ben size böyle öğrettim’’ dedi. Artık ağlamıyordu. Kapattık telefonu. Ağlama sırası  bendeydi. Telefonla konuşurken içime akıttığım göz yaşlarıma hakim olamadım. Bir kez daha söz verdim kendime O’nun yolu yolumdur.
      O’nu merak ettiniz değilmi. 
      O, Yalnızçam köyünde iz bırakmış, Selim İlçesinde Öğretmenlik, Halk Eğitimde  ve Öğretmen evinde müdürlük yapmış  ilkokul öğretmenim BİNALİ ALYURT.
       Kim demiş öğretmen ağlamaz, öğretmen ağladımı işte böyle içten ağlar.
      Ellerinizden öperim öğretmenim.
                  Kaynak: Yaşar ALTAN
              08.03.2021 Yalova

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol