Öğrenciyim üniversitede, aslında o da kesin değil. Yani okuyor muyum, çalışıyor muyum önceliği belli değil.

ANNEMİN SELÂSI
.
Öğrenciyim üniversitede, aslında o da kesin değil. Yani okuyor muyum, çalışıyor muyum önceliği belli değil.
.
İlk okul sonrası bir çok köylü çocuğu gibi okuma imkanı sınırlı veya zordur. Bu imkanlar müsait olsa da, şartlar ve köy hayatı okulu ikinci plana atar. İşte ilk okul sonrası Devlet parasız yatılı ilköğretim okulu sınavlarını kazanmamış olsaydım, muhtemelen okuyamazdım. Belki de daha erken biterdi okul hayatım.
.
Annem her anne gibi isterdi çocuklarının önce mutlu sonra başarılı olmasını. Okuyacağım dedim, sınavları kazandım 'parasız yatılı' dedim. Nasıl istersen dedi. Hem sevinçten gözleri dolu, hem üzüntüden ağlamaklı. Okuyacaksın dedi, dedi ama parasız yatılı olunca çocuğundan uzak kalmamın üzüntüsünü, geleceğin başarısı için bizim köyde çokça örneği olan Parasız yatılı Ortaklar İlköğretmen Okulu. İşte böyle başladı aramızdaki günlük önemsiz ana oğul ilişkisinin, özlem ve düşünce ile diyaloğu, iki yetişkin gibi.
6 yıl dile kolay evladından ayrı 6 yıldan bahsediyorum anneme. Ben öneminin farkında değilim, annem fark etirmemeye çalışıyor. Galiba hissediyorum, telafi olacak gönlünü rahatlasa diye aklıma gelen ilk müjdeyi veriyorum. Ama anne yakın zaten arada hafta sonları evci çıkıp gelebiliyor muşuz. Doğruydu zamanla evci izinlerini evde geçirmek, çamaşır ve temizlik anlamında ön plana geçmiş olsa da, evdeydim.
.
Muhteşem bir ortamda okudum ortaokul ve liseyi. (Arada önemsiz bir detay var, orta sonrası sınavlarını kazandığım halde gitmediğim Endüstrisi Meslek lisesi Elektrik Elektronik bölümü.) Sonradan bahsetti, "Gitmemekle iyi yaptın bence. Kimseye yük ve muhtaç olmadın" Bunun ne anlama geldiğinin önemi sonraki bütün hayatımı etkiledi.
.
Son sınıfta mecburi bir ara ve sonrası üniversite.
Hayllerimin bölümü biyoloji, okulu da Hacettepe. Biyoloji olur da evrim olmaz mı? Sıralama listesini birlikte yaptığımız arkadaşım Tahsin.
Üniversite sınavları sonuçları açıklanmış Uludağ Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Biyoloji bölüm. ..... kazandın dedi öğretmenlerim. Ben ŞOK yaşıyorum. tercihlerde yokken nasıl olur diye. Araştırıp inceleyince kod numarası 3 ile başlayan Hacettepe ve 5 ile başlayan Uludağ. Bizim 3 evrim geçirmiş temize çekerken diyor Tahsin BEŞ olmuş.
.
Kimseye yük ve muhtaç olmadan okumak daha zor artık. Hacettepe için hazır düzen ve imkanlar vardı. Bursa bilirim Yeşil Bursa başka bilgi yok. Kendimi biliyorum, gelecek yıl tekrar girsem yine kazanır giderim. Annem gelecek için fırsattır git oku, dedi. Ekonomi "o ne demek" yaparsın dedi çalışıp okumayı biliyorsun ve okumayı istiyorsun, hem bak yine de biyoloji kazandın.
Haklıydı Bursa macerası ve altın bileziğim mesleğim kimseye muhtaç ettirmeden okumama imkan verdi fakat çalışmak okulu aksatıyordu. En büyük sorun işte buydu.
Adını anmadan geçmeyelim Sebahattin abim başta olmak üzere iş konusunda imkan ve destek veren bir çok kişi oldu.
.
Uludağ'da çalışıyorum şehre inmek pek kolay olmuyor, okulda vizeler başlayacak ben işin son döneminin ekonomik getirisi hesabı yapıyorum. Bu hesap içinde annem geldi aklıma gelecek için fırsat para değil kazanılması gereken amaç yolundaki adımlardır. Öncelik sınavlar olmalıdır. Deyip indim Bursaya.
Anneler hisseder, anneler hissettirir. Bir sürü jeton aldığımı hatırlıyorum, annemi arayıp sesini duymak istiyorum. Telefonda konuşmak için komşuyu (yoksa öteki komşuyu, zaten iki komşuda var yakın olan) aramam lazım. Sonra hemen derlerse bahçeden seslenir gelirdi annem, yok derlerse, bakıp gelirler. Bulamazlarsa saat randevusu ile tekrar arardım. Bilirim akşam yemek saati şaşmaz en azından.
.
Telefon çalıyor, çalıyor, üçüncüde açılıyor. Sesimi duyar duymaz. Mehmet sana kim haber verdi? Hepimiz sana ulaşmaya çalışıyoruz. Nerdesin dediler.
Daha hayırdır demeden
Annen hayli çok hasta hemen gel istersen. Hatta isteme gel dediler.
.
Tamam dedim. Annem beni istemiş, gitmem lazım, o beni hep iyileştirdi, belki sıra bendedir. Kimbilir beni görünce neşesi yerine gelir. Güçlenir vücudu iyileşir. Hem evlat sevgisi değil mi güç veren annelere.
.
Aydın için doğrudan otobüs bulamadım. İzmir aktarmalı gidiyorum.
İzmirden ilk Aydın otobüsüne hemen bindim. O kadar mutluyum ki, hiç zaman kaybetmedim diye. Daha gün ağarmış, yollar da tenha. Daha çabuk gider otobüs. Sevdiğime gidiyorum. Anneme gidiyorum.
Nedendir bilmem:
21 yıl içinden bir kez anneme karşı gelmişliğim, anlaşmazlığım olmuştur muhakkak. Hiç birinin hatırlamazsam da, annem hiçbirini unutmamıştır. Anneler çocuklarının güzel hikayelerinin anılarını tutarlar akıllarında. Onları kötü düşünmezler avuntu değil gerçeğini bilirim.
Bursadan otobüse bindiğimden itibaren nereden aklıma geldiyse, bir kez. Evet bir kez ayağımla anneme tekme atacak gibi hareket yapmıştım. Ne nedeninin, ne gerekçesinin, ne şartlarının hiç biri aklıma gelmiyor.
Gözümün önünde annem ve benim davranışım. Eve gidince ilk işim elini öpüp o davranışım için özür dilemek.
Otobüs, yollar, mollalar, aktarma. Köyümüz İzmir - Aydın yolu üzerinde anayoldan 3 km içeride. Germencikte (ilçede inip dolmuş beklersem ilk dolmuşa saatler var.) inmekten vazgeçip muavine bizim köy sapağındaki benzinlikte indirmesini söyledim. Zaten eşya, valiz falan yok. Evime geliyorum ne ihtiyacım olabilir ki.
.
Benzinlik sapağında indim, henüz doğanın seslerinden başka ses yok. Kuşlar, rüzgar ve ağaçlar, köye doğru yürüdükçe anayoldan geçen araba sesleri de duyulmaz oldu.
Henüz yolun yarısına yakınım. Sabah ezanı okunmaya başladı, uzak fakat net duyuluyor.
İyi oldu, aktarmalı geldim ama akşama kalmadım erkenden geldim. Diyorum kendime. Akşam yemekleri düzeni gibi sabah kalkma düzeni vardır köy hayatının. Şimdi eve gidip kahvaltıyı hazırlamasam da çay demlerim. Kapıyı çalmaya gerek yok, anahtar da gerekmez zaten. Köyde evin kapısı sadece kapalı olur kilitli değil. nedendir bilmem hep böyle olagelmiştir.
.
Sabah ezanı bitti, ben yürüyorum, kısa bir doğa sesi, tekrar başladı sabah Selası, yok sabah Selası değil biri ölmüş. Onun Selası, Sela başlar başlamaz Allah Rahmet Eylesin dedim.
.
Sela okunuyor
ZEYNEP URAL
ZEYNEP URAL
bir kez da
ZEYNEP URAL
.
Annemin Selası, ben yoldayım yürüyorum anneme doğru.
Aklımda demlenecek çay
Aklımda annemden tek kusurum diye düşündüğüm ÖZÜR DİLERİM sesi.
Aklımda ZEYNEP URAL
.
!!Annem ölmüş!!
Ben yaşıyorum.
Anneme yürüyorum.
.
.
.
Bir traktör geliyor arkadan, duruyor haydi atla Mehmet Hoş geldin diyor.
.
Selayı duyduğum yer, yürüyoruz aklımızdakilerle.
Traktörün durup beni aldığı yer.
Neredeyse 1 km den fazla,
Yoklukta, boşlukta, bilinçsizce değil ANNEMLE YÜRÜMÜŞUM fark ediyorum. 21 yıl geçmiş yaklaşık 1 km yolda, hem de kaç kez hatırlamıyorum. Şimdi yaş 52. Yürümeye devam.
.
Annem en iyi kalpli insan.
Annem en yardımsever insan
Annem en en en en.
ANNEM İŞTE dahası var mı?
Artık yok Annem.
.
"Hayırdır sabahın köründe" diyor. Tanıyorum fakat kim bilmiyorum, şok etkisi işte traktöre alanın sesi
Duymadın galiba
ANNEMİN SELASI
verildi az önce diyorum.
.
ANNEMİN SELASI
.
İşte annem olacağını gösteren o en önemli resmi ile
ANNEM.
.
Annemi görebiliyorum eve vardığımda, yüzünü sevmeye, yüzüne bakmaya, yüzüne duysa da duymasa da özür dilemeye imkanım oluyor.
.
ANNEM
.
Anneler için tarif yoktur.
Hisedilenler vardır.
Anlatılan kelimelerin değeri sadece basit bir tarifi içerir.
Sadece ANNE demek bile yeterlidir.
(alıntı)
 

Anahtar Kelimeler:
ANNEMİN SELÂSI

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13