NAZİLLİ SÜMERBANK BASMA FABRİKASI. 

Krediyi Ruslar verdi. 
Makineleri Ruslar getirdi. 
Rus mühendisler kurdu.
İşçilerimizi Rus mühendisler eğitti, öğretti. 
1937'de bizzat açtı... 
2 bin 500 insanımız çalışıyordu. 
İşçilere kadınlı_erkekli balolar düzenleniyordu. 
700 kişilik sinema salonu vardı. Haftada altı gün film gösteriliyordu. 
Tiyatro salonu vardı, işçilerin tiyatro kulübü vardı. 
Müzik grubu vardı, korosu vardı. 
Fabrikanın radyosu vardı. 
Fabrikada piyano vardı. 
Resim_heykel sergileri açılıyordu, bahçesinde havuz, havuzun içinde bronz kadın heykeli vardı. 
Spor kulübü vardı, Sümerspor... Türkiye'nin ilk alttan ızgaralı futbol sahası oradaydı. Basketbol_voleybol sahası vardı, güreş minderi, boks ringi, tenis kortu vardı, bisiklet parkuru vardı.
Ameliyathaneli, laboratuvarlı, 40 yataklı hastanesi vardı. Eczanesi vardı. 
İlkokulu vardı, kadın işçilerin çocukları için kreş vardı. 2018'den değil, 1937'den bahsediyoruz... 
Giyecek kooperatifi vardı. 
Fırını vardı. 
İşçileri şehirden fabrikaya getirip götürmesi için Gıdı Gıdı adı verilen mini treni vardı. 
Kendi enerjisini kendi üretiyordu, santrali vardı. Nazilli'ye elektrik veriyordu. Fabrika bünyesinde, Nazilli halkına, özellikle genç kızların meslek edinmesi için ücretsiz kurslar düzenleniyordu. Okuma yazma kursu veriliyordu. Civar köylere sağlık personeli gönderiliyordu, hastalar tedavi ediliyor, ücretsiz ilaç veriliyordu. Bölgedeki sıtma salgını, fabrikanın sağlık personeli tarafından kurutuldu. 
İşçilerin 264 dairelik, toplam 1000 kişilik lojmanı vardı. 
Hamam vardı, sadece işçilere değil, halka açıktı. 
Altı ayda bir yöre halkına ücretsiz basma dağıtılıyordu. 
Demirhanesi, marangozhanesi, dökümhanesi vardı. Başka fabrikalar için malzeme üretimi yapılıyordu. 
Ar_Ge bölümü vardı. Daha fabrika açılmadan, fabrikada kullanılacak olan pamuk türevleri geliştirildi. Islah çalışmaları sonucunda 28 pamuk çeşidi tescil ettirildi. Bu tescil ettirilen pamuk türevleriyle, tüm Ege bölgesinin pamuk üretimi arttırıldı. Rusya'dan 200 adet pamuk ekme makinesi getirildi. Yine Rusya'dan pamuk tarlasında kullanmak için modern tarım aletleri getirildi, çiftçilere dağıtıldı. Çevreye onbinlerce ağaç dikildi... Şehre katkı sağlayan fabrika değil, sosyo_kültürel açıdan şehrin merkezi haline gelen fabrikaydı. 
Ve bunların hepsini tek kuruş vermeden yaptı. 
Çünkü, Ruslara ödemeyi narenciyeyle yaptı! 
Türkiye'nin en modern, en büyük fabrikasını portakal, mandalina, greyfurt karşılığında aldı... Parayla değil, zeka'yla akıl'la kurdu...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13