KOPYA...

Efendim, 1992 yılı baharında Gaziemir Ulaştırma Okulunda asteğmen adayı olarak eğitim görüyorduk.Sabahtan akşama kadar ciddi ciddi hem de ellişer dakikalık onlarca ders alıyoruz, derslerden imanımız gevriyordu.Haydi fenciler; mühendisler, fizikçi, kimyacılar bir şekilde fen derslerini başarıyor, biz sözelciler başta harita dersleri olmak üzere bütün fen derslerinden yerlerde sürünüyoruz.Sınav yaklaşıyor, bizi bir telaştır aldı, hayatta geçemeyiz bu dersleri...

Derken ODTÜ'lü bir genç mühendis imdadımıza yetişti:
--Kopya çekeceğiz, dedi.
~Nasıl olacak ki yeğen, deyiverdik hemen.
--Şöyle: Sınıf dört bölümlük sıralardan oluşuyor, yani her bölümde arka arkaya yirmi adam var; her bölüme bir fizikçi, bir kimyacı, bir edebiyatçı, coğrafyacı, tarihçi...her neyse dağıtacağız.Kapıya bakan bu sıra A şıkkı sırası olacak, yanındaki B, diğeri C ve komutan masasının karşısındaki grup da D şıkkı sırası.Anladınız mı?

Anlamamıştık ama oğlan pek akıllı görünüyor "he" dedik.
--Öbür sıralara da her branştan adamlar koyacağız, sorular zaten dört şıklı, matematik sorusunu matematikçi, fiziği fizikçi ve diğerleri...çözdü mü?
~He...
--Şimdi, doğru cevap hangi şıktaysa o arkadaş kalkıp komutana soru numarasını vererek hikayeden bir şey soracak, o zaman siz anlayacaksınız ki 9. sorunun cevabı o arkadaşın kalktığı şık.
~Nasıl yani, ben şimdi Türkçe sorusunu çözüp A şıkkı sırasındaysam kalkıp soru numarasını mı söyleyeceğim sınıfa?
--Yahu bir bahane bulun işte, Komutanım, 9.soruda bir yanlışlık var mı deyin, biz anlarız ki kapının önündeki A şıkkı sırasındaki Türkçeci 9. sorudan bahsediyor herkes 9. soruya A diyecek, anlaşıldı mı?
~Şimdi oldu birader:

Sınav başlamıştı, Yüzbaşı Mehmet Ali gevrek gevrek gülüyor, bizle dalga geçiyordu:

--Ülen hacılar bu sorular babadır, öyle sizin hazırladığınız orta mektep sorularına benzemez oğlum, birazdan göreceksiniz ebenizin örekesini kah kih koh 

"Kim ebesinin şeyini görecek görürüz, biz Denizgillerden bir mühendis bulmuşuz ki hı hı, sınavdan sonra yüzünü çok merak ediyorum janım 

Nihayet sınav başlamış, fizikçi kalkıp "21. Soruda ne var?", Türkçeci: "Komutanım 19. soru yanlış... türünden her sorunun cevabını söylemişti.

Sınavdan sonra herkes yüz almış, Durmuş Ali Komutan bu işin kopya olduğunu anlamıştı ama iş işten geçmişti.Diğer sınavlarda da aynı teknikle herkes yüz alınca duruma Okul Komutanı el koydu.Hepimizi sorgudan geçirseler de zinhar ser verip sır vermedik.Son gün diploma töreninden sonra Durmuş Ali Yüzbaşı:

"Len oğlum anladık akıllı çocuklarmışsınız, bari giderken söyleyin şu kopya tekniğinizi." dediyse de yine de söylemedik.Karşımızdan gelen yeni asteğmen adaylarına kopya tekniğini öğretip evlerimizin yolunu tuttmuştuk...

*
Mehmet Binboğa

Fotoğraf rahmetli Barış Manço.

Anahtar Kelimeler:
KopyaBarış Manço

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13