CUMHURİYET TARİHİNİN " İLK ÖĞRENCİ EYLEMİ " 40 PARALIK ADAM VE CUMHURİYET 15 kasım 1924

Cumhuriyet öncesi istanbul'da tramvay taşımacılık hakkını Belçikalı bir sirket elinde tutuyordu. Ve cumhuriyet ilan edildiğinde artık özgür bir ülkedeydik ve ülkemizde iş yapan bütün o yabancı firmalarla Cumhuriyet Türkiyesi bir kez daha masaya oturdu.
Denildi ki; "Artık o dönem bitti, artık karsınızda özgür bagımsız bir ülke var.
Sartnamelere benim de koyacaklarım var, benim de dediklerim olacak. Sadece sizin dedikleriniz degil. Bizim de hakkımız var. Yeniden anlasmak isteyen, sartlarımızı kabul edenler kalsın, etmeyenler çeksin gitsin."
işte bu Belçikalı sirket -
istanbul'da tramvay tasımacılıgı hakkını elinde bulunduran- önüne sartlar konuluyor -Cumhuriyet'in sartları-kabul ediyor. O sartlardan biri su:
tramvaya binen yolculardan ögrenci kimligini gösterenler tam ücretin yarısını ödeyecek.
Belçikalı sirket bunu kabul ediyor. Fakat İstanbul'da tramvaya binen ögrenciler kimliklerini gösteriyorlar, kraldan daha çok kralcı olan biletçi var ya; "Ben anlamam.
Emir; herkes aynı ücreti ödeyecek. Tam para ödeyecek!"
-Hayır diyor, hayır... Siz kendinizi nerede sanıyorsunuz. Burası Türkiye Cumhuriyeti.
Bizim de haklarımız var. İmzaladıgınız o anlasmaya göre bu kimligi gösterdigim için tam ücretin yarısı kadar ücret ödemeliyim.
O yıllarda tam bilet seksen para, ögrenciler için kırk para... İste kırk paralık adam lafı oradan geliyor...
Büyük olaylar yasanıyor tramvayda. Belçikalı sirket, İstanbul Emniyet Müdürlügü'ne geliyor. İstanbul Emniyet Müdürlügü Sansaryan Handa'dır o yıllarda. Cumhuriyetten önce Sansaryan Han, isgal kuvvetlerinin ana kumanda binasıydı.
Belçikalı sirket diyor ki; "Bu ögrenci milleti tramvaylarda sorun çıkartıyor, kavga çıkartıyor, anarsist bunlar... Her tramvaya birer memur koyun."
Ve ne gariptir, ne acıdır ki Belçikalı sirketin bu istegi kabul ediliyor ve her tramvaya birer sivil polis memuru konuluyor.
Ama ögrenciler haklarını savunmakta kararlı. Tarih 15 Kasım 1924...
İstanbul'daki bütün ögrenciler su kararı alıyorlar; o gün, tüm ögrenciler duraklardan tramvaya binecek ve biletçiye kırk para uzatacak. Eylem bu...
Bu kadar, baska ne olabilir ki zaten... Cumhuriyetimizi, gelecegimizi emanet ettigimiz -hele ki okuyan-üniversite ögrencisinin eylemi baska ne olabilir ki zaten,.
15 Kasım 1924... İstanbul'un tüm tramvay duraklarında ögrenciler tramvaylara biniyor. Harbiye tramvay duragında tramvaya binen ögrenciler, biletçiye kırkar para uzatıyorlar. Biletçi kabul etmiyor, bir itiskakıs... ögrenciler kararlı... "Hayır! Burası Türkiye Cumhuriyeti'dir artık. Benim hakkım bu, bunu kabul edeceksin." itiskakıs derken vatman tramvayı durduruyor. Orda sirketin sahibi ve yetkilileri, bir tamir isi mi ne vardır, kenarda isçiler de var... vatman da tramvayı tam orada durduruyor.
Ögrenciler asagı indiriliyor ve o isçilerle sirket yöneticileri tarafından dövülmeye baslıyor. Üstelik bunla kalsa iyi... iki el silah sesi... Herkes kaçıyor ve tramvayın yanında, kanlar içinde yatan iki ögrenci...

Bugün toplu tasımalarda ögrenci kimliginizi gösterip indirimli ücreti ödüyorsunuz ya; Cumhuriyet O'dur iste...

Alıntı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13