BÜYÜK ADAM OLACAK ÇOCUKLAR VAR

Yıl 2007 idi. Erzurum’da, o zamanların en iyi eğitim veren okullarından biri olan Nevzat Karabağ Anadolu Öğretmen Lisesi’nde biyoloji öğretmeni olarak görev yapıyordum.  Kendim âcizane şiirler de yazıp okuduğum için, öğrencilerimin yorulduğunu hissettiğim zamanlarda, onlara küçük şiirler okuyarak onları biraz dinlendirmeye de oldum olası gayret ederim. Bu arada onların o küçücük elleri ve kocaman kalpleriyle kaleme aldıkları şiirleri ve yazıları da okumalarını ister ve zevkle dinlerim.
O yıllarda da öğrencilerimle aramda çok güzel bir sinerji yakalamıştık. Derslerimiz oldukça güzel ve eğlenceli geçiyordu. Yine bir gün 10. Sınıfların biyoloji dersine girmiştim. Son saatlerdi ve öğrencilerin gözlerinde günün yorgunluğunu açıkça görebiliyordum. Onlar da benden bir şiir okumamı rica etmişlerdi. Ben de konumuz bitince okuyayım demiş ve dersin son on dakikasında konuyu tamamlamıştım. Onlara da verdiğim söz üzere bir şiir okumuştum. Sonrasında belki de sınıfın yorgunluğundan olsa gerek bir sessizlik olmuştu. Bu esnada en arka sırada oturan ve çok güzel şiirler yazdığını bildiğim S.D. gözüme ilişti. Çok sessiz ve üzgün şekilde oturuyordu. Onu bir süre seyrettim ve sonra yerimden kalkarak yanına gittim. Elimi omzuna koydum ve ‘’S. biliyor musun, sende büyük bir yetenek görüyorum. Sen ilerde büyük bir adam olacaksın’’ dediğimi hatırlıyorum. O esnada zil çalmış ve hepimiz dağılmıştık.
O yılın sonunda benim tayinim çıkmıştı ve Afyonkarahisar-Sandıklı Anadolu Lisesi’ne atanmıştım. Orada da zevkle geçen 3 yılın sonunda, evde maillerimi kontrol ederken yeni bir mail geldiğini fark ettim. Maili açtım ve okumaya başladım. Okudukça tüylerim diken diken olmuş ve gözlerim dolmuştu. Çünkü okuduklarım beni hem çok üzmüş hem de çok mutlu etmişti. Öyle ki hayatım boyunca bir daha unutamayacağım türden şeyler yazıyordu. İşte sizlerle o maili paylaşmak istiyorum.
‘’Hocam öncelikle sevgi, saygı ve selamlarımı sunuyorum. Beni hatırlar mısınız bilemiyorum. Ben Erzurum Nevzat Karabağ Anadolu Öğretmen Lisesi’nden öğrenciniz S D.. Siz giderken ben 10. Sınıftaydım. Bir gün hayata dair tüm umutlarımı kaybetmiş halde, sınıfın en arka sırasında içime kapanmış ve o gün intihar etmeye karar vermiştim.  Okul çıkışı bunu nasıl yapabileceğimi düşünüyordum. Derken, bir anda siz benim yanıma geldiniz ve elinizi omzuma koyarak ‘’Serdar biliyor musun, sende büyük bir yetenek görüyorum. Sen ilerde büyük bir adam olacaksın’’ demiştiniz. İşte o sözleriniz bana bir anda büyük bir güç verdi ve ben o gün intihardan vazgeçip hayata yeniden dört elle sarılmaya karar verdim. Derslerime dört elle sarıldım, çalıştım ve şu an Erzincan’da Hukuk Fakültesi 1. Sınıfta öğrenciyim..Ellerinizden öpüyor ve bana verdiğiniz moral ve motivasyon için teşekkürlerimi sunuyorum…’’
S.D., Hukuk Fakültesini iyi bir derece ile bitirdi. Avukatlığa başladı. Evlendi ve şu an eşi ve çocuklarıyla beraber hayatına devam ediyor. Ben de onun bende kalan şiirlerini hala büyük bir keyifle okuyorum.
Demem o ki, bizler öğretmenlik mesleğini icra ederken, hareketlerimize ve sözlerimize her zaman çok dikkat etmek zorundayız. Çünkü bir sözümüzle bir öğrenciyi (bir insanı)hayata da bağlayabildiğimiz gibi, mazallah hayattan da koparabiliyoruz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol