Bir Öğretmenin Mektubu: Cehennem Oluşturmak Üzere Yola Çıkmış Anne Babalar

CEHENNEM OLUŞTURMAK ÜZERE YOLA ÇIKMIŞ ANNE BABALAR 
Öğretmenin mektubunu okumanızı istedim. Bilinçsiz toplum çocuğu annesinin babasının sorumluluğu olarak görür ve noktayı kor. Bilinçli toplum çocuğu hem annesinin babasının, hem de toplumun kendisinin sorumluluğu olarak görür. Mektubu yazan öğretmen böylesine bir bilinç ve sorumluluk içinde yaşıyor. Mektubu dikkatle okunmaya değer.
***
Merhaba hocam, yedi senelik öğretmenim ve sizinle birkaç gözlemimi paylaşmak istiyorum. Dersine girdiğim öğrenciler 8. sınıftalar. Çoğu ergenlik buhranıyla boğuşurken bir yandan da sınava hazırlanıyorlar. Sınıfta neredeyse mutlu çocuk yok. Hepsi hiç inanmadığı halde saatlerce ders çalışıyor. Ne kitap okumaya vakitleri var, ne şarkı dinlemeye. Vakit yaratabilseler bile aileleri müsaade etmiyor. Çocuklar bu kadar mutsuzken nasıl başarılı olabilirler? Başarılı olan çocuk mutsuzsa ne anlamı var? Aileler topluma, egolarına, hayallerine çocuk yetiştiriyorlar. Çoğu çocuğuna ne istediğini sormuyor bile. Üzülüyorum. Mutsuz öğrencilere İngilizce öğretmemin bir faydası dokunacağını düşünmüyorum. Tek istediğim onları saatlerce dinlemek, herhangi bir konu hakkında tartışmak ve onlarla öğrenmek. Başka türlü ben de mutlu olamıyorum hocam. Çocukların mutlu olduğu günleri görmek umuduyla…  
***
Üzerinde düşünüp konuşmamız gereken cümleleri yeniden yazıyorum: “Sınıfta neredeyse mutlu çocuk yok.” “Aileler topluma, egolarına, hayallerine çocuk yetiştiriyorlar.” “Mutsuz öğrencilere İngilizce öğretmemin bir faydası dokunacağını düşünmüyorum.” Bu cümleleri okuyunca cehennem oluşturmak üzere yola çıkmış anne babalar görüyorum. Bu askeri darbelerle, yeni anayasa yapmakla değişecek gibi görünmüyor. Acaba nasıl bir yol izleyelim dersiniz? İlginiz için teşekkür ederim. Selamlar.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13