"ANDIMIZ'' NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Sanılanın aksine, “Andımız” bir “sipariş” üzerine değil, tamamen kendiliğinden bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu kadar içten, etkileyici ve yıllarca okutulacak kadar da derin olması da sanırız bu yüzdendir. Reşit Galip’in tam da ATATÜRK’ün yaratmak istediği o devrimci kadronun en güzel örneklerinden birisi olduğunun da bizce en güzel kanıtıdır.

AFET İNAN, “Andımız”ın ortaya çıkışını şöyle anlatıyor:

“1933 yılının 23 Nisan Çocuk Bayramı idi. Reşit Galip, heyecanla Çankaya köşküne geldiği vakit, Atatürk’ün yanında bana bir kâğıt uzattı ve şunları anlatmaya başladı. ‘Sabahleyin ilk bayramlaşmayı kızlarımla yaptım. Onlara bir şeyler söylemek istediğim vakit, bir and meydana çıktı. İşte Cumhuriyetimizin
23 Nisan çocuklarına armağanı.’”

Atatürk’ün de kabul etmesiyle birlikte Reşit Galip o sabah
23 Nisan’la ilgili yaptığı radyo konuşmasında şunları söyler:

“Çocuklar! Bilirsiniz, daha iyi bilirsiniz ki, her TÜRK Çocuğu anasının, babasının olduğu kadar Milletinindir, budununundur. Sizin sağlığınıza, sizin çalışmanıza, sizin budun ülküsüne ve törelerine uygun yetişmenize ananız, babanız kadar bütün Türklük yürekten bağlıdır. Büyük Türk yarınını yapıcıları arasına girmek için, şimdiden hazırlanın güzel çocuklar! Daima kulağınızda çınlasın ki, çalışkan olmayan Türk sayılamaz, ahlakı olmayan Türk olamaz! Şimdiden bağırarak söylüyorum ki, sizlerden çalışmayanlar, millet işlerinde kendi paylarına düşecek olanları en iyi yapmak için bugün en iyi yetişmeğe kulak asmayanlar, bizim yarınki düşmanlarımızdır!. Budunlar içinde bir ve eşsiz Türk’ün güzel yüzlü, güzel özlü çocukları! Türklüğün büyük yarını sizin görünüşte mini mini, dayanıksız; fakat hakikatte acun yapısı kadar sağlam ve dayanıklı omuzlarınızdadır. Bunu düşünün, bilin, anlayın ve bir an bile unutmayın! Size bugün şu işi veriyorum. Bayramınız biter bitmez, mekteplerinize döndüğünüz ilk günden başlayarak birinci derse girdiğiniz zaman sınıflarınızda hep birden ve her gün şu sözleri tekrarlayacaksınız.”

Ve bu konuşmasının ardından “Andımız”ı okur. “Andımız” yıllar içinde şu şekilde gelenekselleşir:

“TÜRK’üm, doğruyum, çalışkanım.

Yasam; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.

Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime and içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun!”

30 Ağustos 1972’den itibaren de sonuna “Ne mutlu Türk’üm diyene!” de eklenmiştir.

Reşit Galip’in öğrettikleri...

“Andımız”ın öyküsü de kısaca böyle. Ancak Reşit Galip’in öyküsü çok daha uzun ve günümüz için de derin anlamlar taşıyan bir öyküdür. Çünkü Reşit Galip sıradan bir Milli Eğitim Bakanı değildir. Atatürk dönemi devrimci kadroların hangi ortamda yetiştiğinin, Atatürkçülüğün ve Altı Ok’un gerçekten ne olduğunun güzel bir örneğidir Reşit Galip’in yaşamı ve bıraktığı miras...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13