EK DERS DEĞİL SAĞDUYU

Geçen haftaki yazımda; “Öğretmenlerin, ek ders vb. konular üzerinden kamuoyunda yıpratılmasına seyirci kalınmamalıdır.” diyerek bir kaygımı paylaşmıştım. Ne yazık ki hafta içinde olanlar oldu, öğretmenler ek ders kavgası veren ve çalışmadan ücret talep eden konuma düşürüldü.
Bu süreçte sanki bir şeyleri yanlış yapıyoruz. Salgından önce de ülke gündemi normal değildi. Suriye, Kuzey Irak, terörle mücadele derken en ağır şartlar altında bile yüreklerimizi ve ellerimizi birleştiremiyoruz. Televizyon programlarına hâkim olan psikoloji aslında bize çok şeyi anlatıyor. Normalleşmeye, sorumlu ve duyarlı davranmaya o kadar çok ihtiyacımız var ki.
Salgınla mücadelede başarı, sadece bir ülkenin değil bütün insanlığın vereceği ortak mücadeleyi zorunlu kılarken, biz birbirimizle tartışan mücadelede emek veren, risk taşıyan çalışanları değersizleştiren ve hedef haline getiren bir noktaya nasıl geldik? 
Aslında güzel de başlamıştık, sağlıkçılarımızı alkışlamış, meslek liselerimizle gururlanmış, vefa ekiplerinde görev alan din görevlilerimizden öğretmenlere kadar hepsiyle bütünleşmiştik. Sonra ne olduysa oldu, kontrollü normalleşme kontrolden çıktı ve artık gündemimizi salgınla mücadele değil gereksiz tartışmalar işgal etmeye başladı.
Buradan çıkmanın ve yeniden sağlıklı bir ortama kavuşmanın bir yolu bulunmalıdır. Bu yolun ilk adımı ise sağduyudan geçiyor. Artık şu panik halinden özellikle eğitimde acilen kurtulmalıyız. Milletimiz olup bitenin farkındayken, hiç problem yokmuş, her şey kontrol altındaymış gibi davranarak geçirebileceğimiz günler geride kaldı. 
Açık yüreklilikle çıkıp problemi ortaya koyma ve milletimizi bu problemin çözümü etrafında kenetleme vaktidir. Milletimizin her bir ferdi biliyor ki eğitim önemli ancak canlarımız da çok kıymetli. Buradan yürümek zor olmasa gerek.
Eğitim kamuoyu çok hızlı işliyor. Bu durum doğru ve zamanında bilgilendirmeyi gerektiriyor. Mevcut şartlar, günler öncesinden bütün taraflarıyla tartışılmış ve planlaması yapılmış uygulamalarla yönetilebilir. 
Kamuoyunda tartışılan konulara, panikle gece yarısı son dakika whatsapp mesajları ile çözüm üretmek; çelişkili, zıtlıklar içeren, muhataplarını çileden çıkaran çözümsüzlükler yığını olarak devlete güveni zedeliyor, işimizi zorlaştırıyor.
Öğretmenlerin ek dersleri ile ilgili tartışma aylar öncesinden çıkmıştı. Bir önceki yılın Ekim ayında, 2020 yılı bütçesine yerleştirilen ek derslerle ilgili tartışmayı bitirecek cümle şöyle olmalıydı: 
Öğretmenler bu olağanüstü süreçte, gerek yüz yüze gerekse uzaktan eğitimle ders yaparak, okuldaki eğitim ve planlama çalışmalarına katılarak, evden veya okuldan öğrencilerini birebir takip ederek, ödevlendirerek, toplu sözleşme hükümleri gereğince hak ettikleri ek dersleri alacaklardır.
Gelin hep beraber milletimizin sağduyusuna güvenelim, milletimizi doğru ve zamanında bilgilendirelim. Yaşadığımız problemin kaynağının öğretmenler değil, öğretmenlerle öğrencilerin buluşmasına engel olan virüs tehdidinin olduğunu hatırlayalım. 
Yirmi yıllık hizmetine karşı, maaşı beş bin lirayı bulmayan ve İstanbul şartlarında asgari iki bin lira kira veren öğretmenin alacağı ek dersi tartışmanın, tartıştırmanın kimseye bir şey kazandırmayacağını unutmayalım.
Talat YAVUZ
Memur Sen İstanbul İl Başkanı
yavuztlt@hotmail.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13