Muhafazakâr bir gazetenin köşe yazarının Nablus Bozgunu isimli bir yazısını okudum. (Ünal 2018) Yazıda Arap Yarımadası, Filistin ve Suriye topraklarından Osmanlı komutanlarının bilerek ve isteyerek geri çekildiklerini Nablus’ta İngilizlere bilinçli olarak yenildiklerini ifade etmiş. Bahsedilen komutanlar ise Mustafa Kemal ve İsmet İnönü gibi önemli komutanlardır. Tarihsel anlayıştan uzak bir o kadar da ironi olan yazıdaki çelişkilerin neresinden başlamalı?

1-Tarihsel olaylar yer ve zaman belirtilerek, neden-sonuç ilişkisi içerisinde objektif bir şekilde değerlendirilirse tarih olur. Aksi boş sözler kümesidir.

2- Tarih ideoloji ile yazılmaz. Tarih karalama kampanyasına ortak edilemez. Tarihin kişisel hırs, kin ya da ideoloji malzemesi olarak kullanılması kişileri ancak komik duruma düşürür ki bu da aczin göstergesidir.

3- Hiç kimse kendi şirketini batırmak istemez. Savaşa giren hiç bir komutan kaybetmeyi hedeflemez.

4- Arap Yarımadası’nda Osmanlı’nın yenildiği, bölgeyi kaybettiği, Mustafa Kemal’in de burada Osmanlı’nın daha fazla tutunamayacağını düşündüğü ve bu düşüncesini İstanbul’a ilettiği doğrudur. Ancak I. Dünya Savaşı’nın yaşandığı dönemde Arap Yarımadası ve Suriye’nin durumu, Arapların Osmanlı’ya tavrı ve Şerif Hüseyin’in İngilizlerle yaptığı Maç Mahon Antlaşması’ndan hiç bahsedilmemiş. Sanki Osmanlı komutanları güle oynaya terk etmiş bölgeyi. Nablus’ta yenilme nedenlerinden hiç bahsedilmemiş.

5- Arap Yarımadası’nda Osmanlı egemenliği ne durumdaydı? Osmanlı Devleti hiç bir döneminde Arap Yarımadası’nda tam hâkimiyet kuramamıştır. Topraklar Osmanlı’nındır fakat bölge halkı Osmanlı egemenliğini kabul etmemiştir. Osmanlı Hicaz’dan ne vergi ne de asker almıştır.  I. Dünya Savaşı sırasında ise bir taraftan Osmanlı egemenliği altında kalmak için Osmanlı’dan sandık sandık altın alırken diğer taraftan İngilizlerle anlaşmıştır.. En güçlü olduğu dönemlerde hâkimiyet kuramadığı bölgeye Osmanlı en güçsüz olduğu dönemde mi hükmedecekti?

6- Milliyetçilik akımı Arapları da etkilemiş, Araplar Türk hâkimiyetini reddedip kendi ulusal devletlerini kurmak istemiştir. Mekke Şerifi Hüseyin İngilizlerle Maç Mahon Antlaşması’nı yapmış, antlaşmada Osmanlı’ya cephe almaları karşılığında İngiltere’den krallık kurma sözü almıştır. Bu nedenle Osmanlı Arapların yaşadığı yerlerde savaşa girmeden kaybetmiştir.

7- Mustafa Kemal kaybedeceği savaşa girmezdi. Disiplinli, hesaplı, ön görüsü yüksek, yetenekli bir komutandı. Suriye ve civarında Arapların tutumunu yakından görmüş, Osmanlı’nın orada tutunamayacağını anlamıştır. Mustafa Kemal’i Mustafa Kemal yapan en büyük özellik de bu öngörüsüdür zaten.

Dipnot

*Ünal Aydın, Büyük Nablus Bozgunu,  Yeni Şafak Gazetesi, 4 Ekim 2018 https://www.yenisafak.com/yazarlar/aydinunal/buyuk-nablus-bozgunu-2047556

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14