openai-domain-verification=dv-20oeV6Ji7GwNJnifc1fkv5m3

Öğrencilerimle kurduğum kitap kulüplerinde yaptığımız yaratıcı okumalardan biri de kitapla ilgisi ve bağlantısı olmayan bir nesneyi kitabın içine taşıyıp onu kitaptaki karakterle ilişkilendirmektir. Burada amaç hayal gücünü geliştirmek, çocuğun, öğrencinin çok boyutlu düşünmesini sağlamak ve nesneler arası bağ kurmaktır. Bilgiyi transfer etmek, kavramlar arası geçiş esnekliğini kavramaktır aslında.

Yine geçen gün öğrencilerle oturma çemberi zaman diliminde duygu salınımı etkinliğini yaparken çocuklara şunu sordum?

 Bir meyve olmak isteseydiniz bu hangi meyve olurdu ve neden?

Öğrenciler kendi içsel ve düşüncel dünyalarına göre, hayal yaşantısına göre, biliş çerçevesi sınırları dahilinde cevap verdiler. Öznur adında bir öğrencim öyle bir cevap verdi ki, verdiği cevabın hoşnutluğu bu yazının lezzetini size taşımamın birincil destekçisi oldu.

"Hocam ben nar olmak istiyorum" dedi. Neden diye sorduğumda, verdiği cevap karşısında derin bir sükut, lal bir tefekkürün içine daldım.

"Çünkü, nar dışarıdan bakıldığında tek bir kabuktan ibaret olduğu varsayımına kapılıyoruz oysa içindeki onlarca, yüzlerce tane var. Aynı insan gibi dışarıdan bakıldığında bize görünen kısmı görürüz. Yüzü, boyu, endamı, giyimi ile karşılarız onu. Kendimizce bir okuma yapar ve onu bir tanıma yerleştiririz. Oysa onun ruhunu, kalbini, düşüncelerini, duygularını, biriktirdiklerini, yaşadıklarını bilmeyiz. Bir nar gibi insanlara çok anlam vermek istiyorum hocam. O yüzden böyle bir şansım olsa nar olurdum ama elbette insan en güzel varlıktır ve Allah onu mükemmel yaratmış. Ben yine de insan kalırdım sanırım." Dedi.

Evet, burada çuval dolusu kitap yazar insan. Bir milyon anlam, sayısız cümle kurar. Nar taneleri gibi o kadar kelimeler çoğaltırız bu söylemlerden.

Toplum dediğimiz şey nar gibidir. Dıştan tek ve güçlü. Birlik ve beraberlik içinde yaşayan.  İçten tek, özel ve hür. Biricik ve kıymetli. Aynı zaman bir kalbin figürüdür nar. Tüm vücuda kanı taşıyan organ gibi. Yaşamın en ihtiyaç duyulanı aslında.

Biz öğretmenler için her öğrenci bir nardır aslında. Dışarıdan bakınca kolay ve rahat sözlerle harcanan, sadece bir bedenden ve davranıştan sanılan lakin içten bir derya biriktiren, bir gökyüzü barındıran mavilik kadar anlamlıdır.

Bazen solgun, bazen bir yanı bozuk, bazen kurumuş, bazen çürümüş bir nar gibi görürüz onları. Daha okuma yazma bilmeyen Ahmet. Matematikten hep zayıf alan Mustafa. Sınıfın huzurunu daima bozan Ali. Hiç ödevini yapmayan Ayşe. Sürekli derse geç gelen İrem. Üstü başı kirli Eymen. Çalışkan Avzem. İlgili Erva. Söz dinleyen Lina ve saygılı Miran. Dıştan görünüme bağlı kalarak hep dar tanımlamalara, basit alanlara, sınırlı kalıplara, tanıdık etiketlere, ezberlenen cümlere ne kadar rahat ve kolay sıkıştırıyoruz tüm kişiliklerini ve yaşantılarını.

Oysa onları ayakta tutan, narın köklerini besleyen toprak gibi yaşama besledikleri vardır.  Düşleri, hayalleri, ümitleri, duyguları, beklentileri yaşam kadar diri ve güçlüdür. Kendine has, özgül ve biriciktir.

Ortak yaşam alanlarımız ağaçsız bahçeler, dar koridorlar, küçük sınıflardan ibaretken, çoğu günler gözlerimiz birbirini görmüyorken, yaşadıklarımız sadece okulla sınırlıyken, bir gün onunla oturup konuşmamışken, evine misafir olmamışken, dışarda muhabbet etmemişken, onu dinleyip anlamamışken, isteklerini, ihtiyaçlarını bilmemişken, daha onu tanımamışken bile, ne kadar da hor ve dikkatsiz buluruz ona göre anlamları, kavramları, etiketleri…

Oysa her biri içinde sınırsız bir dünya barındırıyor. Tüm güzellikleriyle. Tıpkı bir nar gibi. Dıştan bir kabuk ve görüntü, içten sayısız özellik, estetik, anlam ve derinlik.

Her öğrenci nar gibi bir anlam bütünlüğü ve sayısız yeteneklerle doludur. Her biri sınırsız özelliklerle donanımlıdır. Her birinin fıtratı ayrıdır. Her birinin yapabilecekleri farklıdır. Her biri kendi hayatında başarılıdır. Yeter ki onu görelim, hissedelim, destekleyelim. Her şeye rağmen değer verelim ve çok sevelim.

Tanımlamlarımızın ve anlamlamlarımızın kalıpları, sınırları ve çerçevesi genişledikçe, öğrencilerimizin başarıları, yapabilecekleri ve yaşamlarının zenginleştiğine tanıklık edeceğiz.

Yeter ki biz onlara bir nar güzelliğiyle bakalım. Dıştan tek, içten sayısız güzelliklerle dolu.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

backlink paketleri
tez yazdırma