18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü ile ilgili Kompozisyon Örnekleri

Ülkemizde 18 Mart günü Çanakkale zaferi ve şehitleri anma günü olarak kutlanmaktadır. Birinci dünya savaşında gösterilen büyük bir başarının en önemli örneğidir.  Bu gün Türk milletinin atalarına bir adım daha yaklaşmasını sağlayan ve o dönemi iyi anlamamız açısından önemli bir gündür. Her 18 Mart şehitlerimi anma adına çeşitli etkinlikler düzenlenir. Çanakkale’ye geziler düzenlenerek tarihimizin dönüm noktalarından birine farkındalık yaratılması sağlanır.


Sadece kazanılmış sıradan bir zafer midir Çanakkale Zaferi?

Kanla yazılmış bir destandır. Milletinin geleceği için, kendi geleceğinden vazgeçmiş. Kendi kaderine boyun eğmiş ama vatanının kaderine boyun eğmemiş mehmetçiğin sessiz çığlığıdır. Vatan sevgisini kendinden, anne babasından, sevdiğinden üstün tutmuş yüz binlerin zaferidir Çanakkale.

Bir an olsun arkasına bakmamış, geri adım atmak aklına bile gelmemiş, öleceğini bile bile şehadete yürümüş bir neslin kaybolan umutlarıdır. Mermisi tükenmiş, mevzisini terk edip geri çekilmek yerine, süngüsünü takıp taarruza geçmiş, düşmana doğru koşarken ölümü kucaklamış korkusuz on binlerdir. Yok olmuş hayallerin, bu dünyada hiç yaşanamayacak, ahirete bırakılmış kavuşmaların resmidir. Evladını kaybetmiş bir annenin feryadı, babasına bir daha sarılamayacak çocukların özlemi, sevdiğini bir daha göremeyecek olan bir kızın gözyaşıdır Çanakkale.

Kanını dökmüş, uzuvlarını kaybetmiş, iyileşip kalan parçalarını da feda etmeye hazır mehmetçiğin inancıdır. Bir mezar taşı bile olmadan kaybolup gitmiş isimsiz kahramanların ağıtlarıdır. Bağımsızlık için canını feda etmiş yüz binlerin sesidir Çanakkale.

Boğazından geçen bir lokma kuru ekmeğe razı olmuş, bir tas sıcak yemeğin kokusunu bile unutmuş, bir yudum suya hasret askerlerin iç sesidir. Tüm yokluklara, tüm imkansızlıklara rağmen, düşmanın modern silahlarına göğsünü siper etmiş kahramanların hikayesidir Çanakkale.

Kendini yenilmez sanan, mehmetçiğe binlerce bomba, mermi yağdıranların devletlerin boğazın derin sularına, Gelibolu’nun uçsuz bucaksız siperlerine gömüldüğü; Türk askerinin gücünü, imanını iliklerine kadar hissettirdiği, milletin bir bütün olarak dünyaya meydan okuduğu muharebedir Çanakkale.

Tarihin seyrinin değiştiği yerdir. Türk’ün esarete karşı baş kaldırışıdır, bağımsızlık için, vurulan prangaları parçalayış hikayesidir Çanakkale.Vatan için canını feda etmiş yüz binlere saygı, sevgi ve minnet ile…

Çanakkale Zaferi KOMPOZİSYON Örneği
18 Mart Çanakkale Zaferi, belki de Anadolu halkının yaşadığı en büyük zafer; ama aynı zamanda yaşadığı en büyük acıdır. Tarihimize büyük bir zafer olarak geçse de, hepimizin yüreklerinde büyük bir keder bırakmıştır. Bu kutsal mücadele uğruna Çanakkale’de 250 bin şehit verdik. Çanakkale toprakları çeyrek milyon şehidimizin kanı ile sulandı. Nice çocuklar yetim, nice kadınlar dul ve nice analar evlatsız kaldı. Herkesin yüreğine bir kor düştü. Bir kor ki yüzyıllar geçse dahi sönmeyecek… Bir kor ki acısı hiç dinmeyecek.

Düşman bir olmuştu, geçecekti Çanakkale’yi. Ama kolay mı? ”Çanakkale geçilmez!” diyen askerimizi ezip geçmek, Anadolu topraklarına göz dikmek o kadar basit mi? Elbette ki basit değil ve olmadı da. Düşmanın hevesi kursağında kaldı. Topraklarımız üzerinde kötü emelleri olan kirli eller, tek tek geri çekilmeye başladı. Bir kere yola çıkmıştı halkımız. Dönmek olmazdı. Ölmek olurdu; lakin dönmek olmazdı. Olmadı da.

Belki birçok askerimiz şehadete kucak açtı; ama elimizde kutsal topraklarımız, şanımız, onurumuz ve namusumuz kaldı.Bugün bu toprakların bereketinden yaralanabiliyorsak bu, şehitlerimizden dökülen kanlardandır. Bugün özgürlüğün ve bağımsızlığın tadını doyasıya çıkarıyorsak, ölümü göze alanlardandır. Çanakkale azmin, fedakarlığın, onurun zaferidir. Bağımsızlığın ve özgürlüğün, direnişin zaferidir. Atalarımıza ne yapsak haklarını ödeyemeyiz. Bu yüzden onların kemiklerini sızlatmayacak şekilde yaşamalı, onların bize bıraktığı toprak, bayrak, vatan gibi kutsal değerleri kanımızın son damlasına kadar korumalıyız.

Zaferin Adı Çanakkale
Çanakkale Zaferi, yedi yüzyıl üç kıtaya hükmeden büyük Osmanlının son zaferi, yeni kurulacak Türk devletinin de temellerinin atıldığı zaferlerden biridir. Batılılar, “Hasta adam” dedikleri Osmanlı Devleti’ne son darbeyi vurmak için yüklendiler. Zaferden emindiler. Önce boğazları geçecek sonra da İstanbul’a gireceklerdi. Fakat hesaplamadıkları bir şey vardı. Mehmetçiğin kanıyla örülecek olan bir duvar, Çanakkale…

Savaş yalnızca topla tüfekle değil, büyük bir iman ve inançla yapılıyordu. Onlar bunu bilmedikleri için, zafere net gözüyle bakıyorlardı. Fakat karsılarındaki Türk milleti idi, Mehmetçik idi. Kolay kolay toprak bırakır mı? Her biri kanının son damlasına kadar savaşacak ve “Bu topraklar bizimdir, çekilin gidin!” diyecekti. Yoksa atalarına aldatmış olacak ve on yedi kişiyle devlet kuran bir millet, tarihe gömülecekti. Nitekim savatsılar ve büyük zafer ortaya çıktı. Çanakkale Zaferi… Çanakkale, insanlıktan soyutlanmış olanlara Mehmetçiğin verdiği iyilik ve insanlık dersidir. Her biri bir iyilik meleği olan Türk insanı, savatsa dahi düşmanının bir insan olduğunu unutmadı. Fakat düşmanlar, yaralı askerlerimize bile silah sıkmaktan çekinmediler. Bizse onların yarasını rehabilitasyon ettik, her yardımı yaptık. Yeniden de barbar olan, dövüşçü olan biz olduk.

Tarihi şan ve haysiyetle dolu olan Türk milleti, Mehmetçik yeniden büyük bir zafer kazandı. Hem de yardım için insanlarla savaştığını unutacak kadar, düşmanını arkadaşı olarak görecek kadar büyük insanlık dersleriyle… Hasılı Çanakkale, tarihi san ve haysiyetle dolu olan bir ulusun kazandığı son zaferlerden biridir. Bu zaferin isimi Çanakkale, mimarı Mehmetçik, temsilcisi de Tük milletidir.

Çanakkale
Çanakkale Savaşı, tarihe unutulmaz bir damga vurmuş; inancın nasıl güçlü bir kale olduğunu gösteren, az rastlanır bir mücadelenin zaferidir.

Anadan, yârdan, evlattan geçip vatan diye diye can verenlerin kanıyla yazdığı bir destandır Çanakkale. Hakk’ın batılı, birliğin ayrılığı yendiği zor bir imtihandır Çanakkale.

Kimi Erzurumlu, kimi Konyalı, kimi Ardahanlı, kimi Urfalı sayısız kaç yiğidin omuz omuza savaşarak yazdığı tarihtir Çanakkale. Önündeki arkadaşının ölümünü görüp onun düştüğü yere -sadece bir dakika sonra öleceğini bildiği hâl de- geçen ve gözünü kırpmadan vazifeye atılan askerdir onlar. Ölüme atılan asker! Âkif’in de dediği gibi: “Bedr’in aslanları ancak senin kadar şanlı idi.”

“57. tümen…” nur içinde yatıyorsun şüphesiz. Şahadet şerbetini içmelerine belki de sayılı saatler kala, derede çamaşırlarını yıkayan ve sebebini soran komutanına da: “Allah’ın huzuruna kirli esvap ile mi çıkayım?” diyen bu tümen, imanın ve teslimiyetin insana dönüşmüş şeklidir mutlaka. “Ben size savaşmayı değil; ölmeyi emrediyorum” emrini verecek ne başka bir komutan gelmiştir bu dünyaya ne de bu emre uyacak başka bir millet.

Türk milletini kolay lokma sanıp Fatih’in kır atını sürdüğü bu kutsal toprakları ele geçirmek isteyen Haçlı zihniyetine atılmış son tokattır Çanakkale.

Niye geldiklerini bile bilmeyen Anzak erlerine bile yardım elini uzatmaktan çekinmeyen ve onları da bağrına basan kardeşliğin zaferidir Çanakkale.

Bir gözünü kaybettiği hâl de diğer gözüyle savaşan, bir bacağını kaybedince diğer bacağıyla koşan, mermileri üzüm taneleri gibi toplayan, göğsüyle siper olan, kanıyla toprağa can katan yiğitlerin arşa yükseldiği yerdir Çanakkale.

Ölümü de öldüren kahramanlar; göğsü siper, canı süngü olanlar şimdi gömsek de sığmayacakları tarihte izliyorlar bizi. Bir silahları olsaydı onların eğer; içimizdeki ayrılıkları, kardeşi kardeşe kırdıranları, bize bizi unutturanları vururlardı şüphesiz şimdi…

Çünkü onlara savaşı kazandıran ruhlarındaki birlik ve dirlikti. Onlar bir millet olmanın bilincine varmış, bu ruh ile yenmişlerdi düşman askerlerini. Bir sancak altında kara kışlarda yem etmemişlerdi vatanı kurda, kuşa. Vatan aşkıyla 257 kiloluk bombayı tek başına kaldıran Koca Seyit’in namluya sürdüğü mermi gideceği yeri de biliyordu. Elizabeth Gemisi’ni ikiye ayıran o top Çanakkale Zaferi’nin özetiydi âdeta…

Şimdi bizler aynı gücü yüreğimizde hissederek ruhu şad olur şehitlerimizin. Bastığımız toprağın üstünden çok, altında yatanların canlı olduğunu anlarsak kıyamayız bu toprağın tek bir taşına. Şimdi fark edersek damarlarımızdaki asil kanı neslimiz hür yaşar ebediyen… Yağan yağmurun altında aynı şemsiye ile korunup açan güneşin altında aynı çiçekleri koklarsak “Asım’ın nesli” oluruz ancak…
Haykırıyorum hepimizin adına,
Ben Kara Fatma! Ben Nene Hatun! Ben Lapsekili İbrahim! Ben Fatih! Ben Mehmet! Ben Hasan! Ben Mustafa Kemal’im karlarda yatan…
Zeynep Çağla Kumru

18 Mart Çanakkale Zaferinin Ölümsüz Kahramanları

Osmanlı Devleti son demlerini yaşıyordu. Asırlar boyunca dünyaya hükmetmiş koca çınar yorulmuş, yaşlanmış, yok olmak üzeriydi. Üst üste kaybedilen savaşlar savaşlar Osmanlı’yı yıkılma noktasına getirmişti. Bu şartlar altında teknolojik olarak çok üstün itilaf devletleri Çanakkale Boğazına dayanmıştı. Boğazı geçip Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’u işgal edip Osmanlı’yı sömürge bir devlet yapmak istiyorlardı.

Üst üste kaybedilen savaşlardan yorgun bitkin, düşmüş Türk milleti ne pahasına olursa olsun vatanına düşmanın ayak basmasına mani olacaktı. Boğaza dayanmış, çağının en büyük, en modern donanmasına varıyla yoğuyla karşı koyuyordu Türk askeri. Düşmanın yoğun bombardımanı karşısında toprağı kanıyla suluyordu. Mevzide kalan son asker canını verene kadar, kimse görev yerini terk etmiyor, tüm gayretiyle karşılık veriyordu.

Boğazı geçeceğinden emin donanma, bir bir gemilerini kaybediyor. Hiç beklemediği insan üstü direniş sebebiyle filosunun büyük bir kısmını boğazın derin sularında bırakıp, geri çekilmek zorunda kalıyordu. Denizden geçişin olmadığını anlayıp, bu sefer onlarca milletten topladıkları yüz binlerce askerle Geliboluyu karadan ele geçirmek için saldırıyorlardı.

Mehmetçik düşmana geçit vermemek için canını hiçe sayıyor, gözünü kırpmadan ölüme yürüyor. Ölsem de düşmana geçit vermem diyordu. Binler Çanakkale’ye akıyordu. Analar evlatlarını, genç kızlar sevdiklerini, mektepler talebelerini bir bir cepheye uğurluyorlardı. Giden dönmüyordu bir daha. Liseler mezun vermiyordu o sene. Hepsi kanla yazılmış kaderlerini yaşıyorlardı. Ancak vatanını, milletini korumak için hiç çekinmeden canlarını feda ediyorlardı.

Tarih bir liderin doğuşuna tanıklık ediyor. Atatürk’ün tarih sahnesine çıkışını izliyordu. Türk askeri göğüs göğüse savaşıyor, kanıyla, canıyla çarpışıp düşmanı yeniyor, Türk milletinin makus talihini değiştiriyordu. Mustafa Kemal’in ışığı parlıyor, Türk milleti benliğini tekrardan hatırlıyor, karanlık bir geceden aydınlık bir sabaha uyanıyordu. 18 Mart Çanakkale Zaferi‘ni kutluyordu vatan.
18 Mart Çanakkale Zaferi ile İlgili Yazı ve Kompozisyon için Ekstra Bilgiler

ÇANAKKALE ZAFERİ İLE İLGİLİ BİLGİLER

  •     Çanakkale Zaferi’nin kazanıldığı Çanakkale Cephesi, Birinci Dünya Savaşı’nın gerek askeri gerekse siyasi yönden en önemli olaylarının yaşandığı cephedir.
  •     Çanakkale Savaşları Ekim 1914’te Çanakkale Boğazı dışında ve girişindeki savunma hatlarının İtilaf Devletlerine ait donanma gemileri tarafından bombalanması ile başlayıp, Ocak 1916’da Kumkale ardından Gelibolu Yarımadası’ndan işgal kuvvetlerinin çekilmesi ile sona eren Kara ve Deniz Muharebelerini kapsayan bir bütündür.
  •     Çanakkale Zaferi, XX. Yüzyıl başlarında I. Dünya Savaşı’nın seyrini yönlendiren ender rastlanan deniz ve kara muharebeleri ile dolu en büyük başarılardan biridir.
  •     Dünya tarihinin en kanlı savaşlarından birinin yaşandığı Çanakkale Cephesi, Birinci Dünya Savaşı süresince Osmanlı Devleti’ne karşı açılan sonuçları ve seyri bakımından en önemli cephedir.
  •     Gelibolu Yarımadası, Çanakkale Boğazı ve Saros Körfezi arasında uzanan, Ege ve Marmara denizi arasında kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan en dar yeri olan Bolayır ile Trakya’ya bağlanan bölge Gelibolu yarımadasıdır). Çanakkale Boğazı ile Ege Denizi ve Saros körfezi arasında uzanan yarımada 95 km uzunluğunda, 6 ile 25 km arasında değişen genişliğe sahiptir.
  •     Gelibolu Yarımadası’nın kendine has coğrafi özellikleri Çanakkale Zaferinin kazanılmasında önemli bir faktör olmuştur. Az yükseltiye sahip yarımada aynı zamanda dik yamaçlara sahipken, koyları, kumsalları ve ormanlık tepeleri ile savaşın gidişatında rol oynamıştır
  •     İstanbul Boğazı ile beraber Türk Boğazı olarak bilinen Çanakkale Boğazı, eski kara kütlelerinin merkezinde yer alır. Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin bu boğazlar üzerinden Akdeniz’e açılıyor olmaları Çanakkale Cephesi’nin en önemli açılma sebeplerinden biridir.
  •     Yaklaşık olarak 68 kilometre uzunluğunda olan Çanakkale Boğazı 1400 metre ile 7900 metre arasında değişmekte olan bir genişliğe sahiptir.
  •     Çanakkale Boğazı’nı donanma gücü ile geçme Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentini ele geçirme isteği sadece I. Dünya Savaşı sırasında ortaya çıkan bir düşünce değildir. 15- 19 yy.’lar arasında bu fikir birçok defa düşünülmüştür. 1915 yılı birçok defa düşünülen bu teşebbüsün uygulamaya konulduğu dönemdir. Dünya denizlerini Karadeniz’e bağlayan Boğazlar ticaret, ulaştırma ve askeri açıdan pek çok avantajı da beraberinde getirir. Çanakkale Boğazı İstanbul’un savunulması için son derece önemli bir konumda yer almaktadır.
  •     I. Dünya Savaşı’nın en kritik çarpışmalarının yaşandığı cephe olan Çanakkale Cephesi siyasi ve askeri yönden en önemli teşebbüs olmasının yanı sıra bu cephede yaşanan muharebeler şüphesiz ki Türk askeri için gerçek bir vatan savunması olmuştur. Savaş zaferle sonuçlanmış ve Türk tarihine adını 18 Mart Çanakkale Zaferi olarak yazdırmıştır.
  •     Nusret Mayın Gemisi, 18 Mart Çanakkale Zaferinde en önemli rollerden birini üstlenmiştir. Tophaneli Hakkı Bey’in kaptanlığını yaptığı Nusret Mayın Gemisi 7 Mart’ı 8 Mart’a bağlayan gece mayın uzmanı Binbaşı Nazmi Bey komutasında 26 adet mayını Çanakkale Boğazı’nın sularına kıyıya paralel gelecek şekilde bıraktı. Döşenen bu mayınlar 18 Mart gününe kadar İtilaf devletlerine ait uçaklar ve mayın arama birlikleri tarafından fark edilmedi. Taarruz başladıktan bir süre sonra İtilaf devletlerine ait 3 müttefik donanma gemisi boğaza paralel olarak döşenmiş mayın hatlarına çarparak battı.
  •     25 Nisan günü Yarbay Mustafa Kemal 19. Tümen Komutanı olarak görev yapmaktaydı. Çıkarmanın ilk günlerinde Arıburnu bölgesine yapılan saldırıda inisiyatif kullanarak önemli bir sorumluluk almış, birlikleri ile Conkbayırı civarında düşmanı karşılamıştır.
  •     Çanakkale Cephesi’ nde başarıya ulaşmak için bütün güçleri ile saldıran İtilaf Devletleri hava saldırıları da düzenlemiştir. İngiliz Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklar sadece savaş alanlarını bombalamak ile yetinmemiş, sivil yerleşim yerlerini, camileri, hatta hastaneleri bombalayıp çok sayıda masumun hayatını kaybetmesine sebep olmuştur.
  •     Çanakkale Zaferi, Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşları sonrasında kaybettiği prestijini hem ülke içerisinde hem de dünya genelinde yeniden kazanmasını sağlamıştır.
  •     Çanakkale Zaferi, toplamda 433 gün devam eden kara ve deniz muharebeleri, tarihe İtilaf Devletleri adına büyük bir mağlubiyet ve prestij kaybı, Türkler adına ise, tarihte emsali olmayan bir zafer olarak geçmiştir.
  •     Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal’in 1915 Ağustos ayında Conkbayırı’nda askerleriyle birlikte yapmış olduğu süngü taarruzu sonrasında büyük bir direniş göstererek düşman askerlerini geriye püskürtmesi dönüm noktası olmuş, askerlere güven gelmiş, savaşın seyri değişip Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasını sağlamışlardır.
     

18 Mart ile İlgili Yazı
18 Mart ülkemiz açısından bir dönüm noktası olmuştur. Bu destansı mücadelenin kalıntıları halen Çanakkale’de bulunur. Öyle bir mücadeledir ki bu, havada mermiler çarpışmıştır. Birçok askerimiz şehit olmuş, birçoğunun ise gazi olarak hayatına devam etmesine sebebiyet vermiştir. Çanakkale savaşı, başta Mustafa Kemal olmak üzere kahraman askerlerimizin düşmana dur dediği mücadeledir. Canı pahasına Çanakkale’yi savunan kahramanlarımız “Çanakkale geçilmez” düşüncesini sonuna kadar sürdürdü. Böylelikle Çanakkale geçilmedi ve milletimiz şanlı bir zafer kazandı.

Çanakkale Haftası Hangi Amaçla Kutlanır?
Çanakkale zaferi ve şehitlerimizi anmakla beraber onları yaşatma düşüncesiyle toplum olarak bizlerin birtakım görevleri vardır. Öncelikle tarih bilmeyen bir toplum varlığını sürdüremez, yok olur. Genç nesil olarak tarihimizi iyi bilmeliyiz. Çanakkale bu düşüncenin ilk basamağıdır. Biz düşmana ilk Çanakkale’de dur dedik. Sonrasında ülkemiz işgal edildi. Ülkemizin her yerinde dur dedik. Bu düşünce oluşmuş her Türk vatandaşının Çanakkale’yi kesinlikle görmesi gerekir. Orada sadece şehitlerimiz değil tarihimizde yatmaktadır. Atalarımız bizler için kendi canlarını tehlikeye atarak vatanlarını savundu.

Çanakkale Destanının Önemi
Bu olayın önemini anlamak için Çanakkale’yi kaybettiğimizi düşünelim. Biz müttefiklerimizden çok daha önce teslim olacaktık. Yapılan her türlü anlaşmayı kayıtsız şartsız kabul edecek ve belki de kurtuluş savaşını yapacak bir gücümüz kalmayacaktı. Rusya savaşa devam edecek ve Anadolu topraklarının her karışı yabancı devletlerin eline geçecekti. Çanakkale öyle bir destandır ki kurtuluş savaşının önsözü olmuştur. Halkımız, askerimiz yani herkes kurtuluş savaşının inancını Çanakkale’de görmüş ve bir kez yendik tekrardan yenebiliriz düşüncesini kabul etmişlerdir.

Anahtar Kelimeler:
18 Mart Çanakkale Zaferi Kompozisyon ÖrnekleriÇanakkale Ilgili Kompozisyon Ve şiirÇanakkale Savaşı Ile Ilgili KompozisyoNçanakkale Savaşının önemiÇanakkale Ile Kompozisyon ödev18 Mart Ile İlgili Düşünce YazıÇanakkale Zaferi Hakkında Kompozisyon Nedir18 Mart Çanakkale Zaferi İle KompozisyonÇanakkale Zaferi Şehitleri Anma Günü Ile Ilgili Kompozisyon18 Mart Çanakkale Zaferi Ile Ilgili Kompozisyon örneği18 Mart Çanakkale Zaferi Ve Şehitleri Anma Günü İle İlgiliZaferin Adı Çanakkale18 Mart Çanakkaler Zaferi İle İlgili KompozisyonlarÇanakkale Zaferinin önemiÇanakkale Zaferi KOMPOZİSYON ÖrneğiÇanakkale Zaferi Ile İlgili Kompozisyon Örnekleriçanakkalede Yaşananlar Ile Ilgili KompozisyonDuygusal Çanakkale KompozisyonuÇanakkale Ile Ilgili Kompozisyon Ve şiirçanakkale Savaşının önemi KompozisyonÇanakkale Ile Ilgili Kompozisyon ödevÇanakkale Ile Ilgili Kompozisyon Eodev18 Mart Ile İlgili Düşünce YazılarıÇANAKKALE ZAFERİ İLE İLGİLİ BİLGİLERKompozisyon Başlığı: Çanakkale ZaferiÇanakkale Zaferi Nedir?18 Mart İle İlgili Kompozisyon18 Mart Çanakkale Zaferinin Ölümsüz KahramanlarıÇanakkale Ile Ilgili KompozisyonÇanakkale Zaferi Ile İlgili Kompozisyon18 Mart Çanakkale Zaferi Ile İlgili KompozisyonÇanakkale Haftası Hangi Amaçla Kutlanır?Çanakkale Destanının önemi18 Mart Ile Ilgili YazıÇanakkale Zaferi Ve Şehitleri Anma Günü Ile Ilgili Kompozisyon Örnekleri18 Mart Ile Ilgili Kompozisyon Örnekleri18 Mart18 Mart Çanakkale Zaferi Ve Şehitleri Anma Günü Ile Ilgili Kompozisyon Örnekleri18 Mart Çanakkale Zaferi Ve Şehitleri Anma Günü Ile Ilgili KompozisyonÇanakkale Zaferi Ve Şehitleri Anma Günü Ile Ilgili Kompozisyon

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol