— HBYS Emekçilerinin Unutulmuş Hikâyesi —
Bir hastane düşünün… Her saniye veri işleniyor, her dakika raporlar hazırlanıyor, her saat sistemler çalışıyor. Bir doktorun reçete yazmasından, bir acil vakada tetkik girişine kadar binlerce işlem, görünmez bir sistemin omuzlarında yükseliyor. O sistemin başında ise hep aynı yüzler: HBYS personelleri.
Bugün Türkiye’nin her yerindeki devlet hastanelerinde, dijital sağlık sistemini ayakta tutan bu emekçiler hâlâ kadro dışı.
Ve bu sadece bir “idari eksiklik” değil, tam anlamıyla bir adalet yarasıdır.
Aynı Masada, Aynı İş, Farklı Kader
2017’de çıkarılan KHK ile binlerce taşeron işçi kadroya geçirildi. Ama HBYS personelleri kapsam dışı bırakıldı. Gerekçe mi?
"Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet değil."
Peki gerçekten öyle mi?
Bir gün boyunca hastanede gözlem yapın:
- HBYS personeli sabah erken gelir, sistemin açılışını yapar.
- Gün boyu doktorlara, hemşirelere, idari personele teknik destek sunar.
- En küçük bir sistem arızasında, gece yarısı bile göreve çağrılır.
- Çoğu zaman mesai saatleri dışında çalışır ama fazla mesai ücreti alamaz.
- Görev tanımı net değildir ama sorumluluğu büyüktür.
Ve bütün bu emeğin karşılığında aldığı ücret?
- Sadece asgari ücret.
- Ne teknik uzmanlığına, ne gece mesailerine, ne kritik görevine ek bir ödeme vardır.
- Ne kadro hakkı, ne güvence, ne de gelecek kaygısını azaltacak bir adım…
Bu nasıl bir haktır?
Bu nasıl bir eşitlik?
İki Dünya Arasında Ezilenler
HBYS personelleri hem firmaya hem hastaneye bağlı görünür ama hiçbirine tam anlamıyla ait değildir.
Bir yanda firma; “fazla sahiplenme, bizim elemanımızsın” der.
Diğer yanda hastane; “bize bağlı değilsin” diye sorumluluk almaktan kaçınır.
En küçük bir hastane lehine adımda firma tarafından uyarılır, işten çıkarılmakla tehdit edilir.
Yani bu insanlar, emeğiyle sistemi ayakta tutarken, statü olarak sistemin dışına atılmıştır.
Sayın Bakanlarımıza Sesleniyoruz
Sayın Sağlık Bakanım,
@drmemisoglu
Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanım,
@isikhanvedat
Bu insanlar, yıllardır devlete çalışıyor ama devletin çalışanı sayılmıyorlar.
Bu insanlar, her gün yüz binlerce hastanın hayatını etkileyen sistemleri yönetiyor ama kıymetleri ölçülmüyor.
Bu insanlar, kadroya alınan mesai arkadaşlarıyla aynı masada oturuyor, aynı işi yapıyor ama kaderleri ayrılıyor.
Artık bu eşitsizlik son bulmalı.
HBYS personelinin sesi duyulmalı.
Kadro, bu ülkenin sağlık sistemine emek veren herkesin hakkıdır.
Bir devlet, ancak bütün emekçilerine adaletli davrandığında büyüktür.
Bir sistem, ancak adaletle çalıştığında sürdürülebilirdir.
Unutmayın:
HBYS personeli sadece bir ekranın başında değil;
Sağlık sisteminin nabzında, vicdanın ucunda, görünmeyen bir yükün altında görev yapıyor.
Ve artık o yükün adı belli:
Kadro Dışı Bırakılan Vicdan
Eser ATAKAN - 03.06.2025





