Yüz Yüze Eğitim 40 Kişilik Sınıflarla Başlayacak

6 Eylül Pazartesi günü okullar tekrar yüz yüze olarak açılmaya hazırlanıyor.
Milyonlarca veli, öğrenci ve öğretmen, okulların açılışını sabırsızlıkla beklemekte. Okulların tekrar yüz yüze açılması sevindirici olsa da, özellikle uzmanlara bu konuda endişeli.
Sınıf mevcudunun çok fazla olduğu okullarda, salgın döneminde risk büyük artış göstermekte. Uzmanlara göre sınıflar, en az 20 kişilik halinde yeni eğitim öğretim yılına geçmelidir.

SINIFLAR 40 KİŞİLİK, İKİLİ ÖĞRETİM YOK”

İki yıl önce nasılsa bu bugünde aynı şekilde eğitim ve öğretimin başlatıldığını aktaran Sönmez şunları söyledi:

“Öğretmen atamalarını henüz yapmadılar, öğretmen ihtiyacı var. Sadece Bakanlığın kendi istatistiklerine göre 100 binin üzerinde bir öğretmen ihtiyacı var. Eğitim-Sen'in istatistiklerine göre 300 binin üzerinde. Çok sözleşmeli öğretmen çalışıyor Antalya'da dahil olmak üzere. Buna rağmen öğretmen atamalarını henüz yapmadılar. Okulların temizliği hijyenini sağlayacak, sınıfların, sıraların düzenlemesini yapacak yardımcı personel var. Bunları İŞKUR'dan yıllık dönem içerisinde alıyorlar.

Okullar başlayınca alıp, sene sonunda işine son veriyorlar. Yaz dönemini işsiz geçiriyorlar. Henüz onları da almadılar. Okulları eğitime ve öğretime hazırlayacak yardımcı personel de yok.  Sınıflar 40 kişilik, ikili öğretim yok.  İkili öğretim önceden var olan okullarda yalnızca. Onun dışında pandemiyi dikkate alarak ikili öğretime geçilmiş değil. Özellikle kent merkezinde  en az 40 kişilik sınıflar var. Eğitim öğretime bu şekilde başlanıyor.

“PANDEMİ KOŞULLARINDA YÜZ YÜZE EĞİTİMİN PLANLANMASI GEREKİYOR”


İkinci aşıyı olanların oranı yüzde 59, Türkiye genelinde. Bu velilerin de çok büyük bir bölümünün aşı olmadığını gösteriyor. Yüzde 15 ile yüzde 20 arasında aşı olmayan öğretmen var. Bunlar da sorun olarak görünüyor. Bunun dışında okullara bir ek kaynak ayrılmış değil. Okulların giderini karşılama açısından. Veli ile okul idaresi karşı karşıya bırakılmış durumda.  ‘Ne kadar toplayabilirlerse' anlayışı gelişmiş. Böyle bir kaos ortamında açılıyor okullar. Bunları değerlendirdiğimizde Milli Eğitim Bakanlığı'nın iki yıldır pandemi koşullarına uygun eğitim ve öğretim ortamı hazırlamaya dönük ne bir planının, ne de çalışmasının olduğu ya da bunu aşmaya dönük bir düzenleme yapma noktasında bir adım atmadığını gösteriyor. Hala da atmış değil.

Yüz yüze eğitim bizim de savunduğumuz bir eğitim. Çünkü en değerli eğitim, öğrencilerin en çok kazanım elde ettiği eğitim şekli olduğu için. Ama pandemi koşullarında bu yüz yüze eğitimin planlanması gerekiyor. Yeniden dizayn edilmesi gerekiyor, okulların  yapısından, sınıfların durumlarından, öğretmenler odasından tüm alanlara kadar yeniden planlanması gerekiyor. Bunların hiç birisi yapılmamış”

“TALEPLERİNİ YERİNİ GETİRİP GETİRMEDİĞİNİ KONTROL EDECEĞİZ”

Okulların pandemi koşullarına uygun hale getirilmesi konusunda araştırmalar yaptıklarını söyleyen Veli-Der Başkanı Tülin Koç ise şöyle konuştu:

“Veliler olarak önümüzdeki süreçte okulların hazırlanmasıyla ilgili önerilerimizi paylaştık. Sağlık Bakanlığı'nın da, Milli Eğitim Bakanlığı'nın da okullara gönderdiği broşürler ve resmi yazılar var. Biz de şu aşamada okulların açılmasını takip ediyoruz. Şu anda tespitlerimiz biraz yetersiz. Çünkü okullara henüz çocukların gelmediği, eğimin başlamadığı için çalışmaların hangi aşamada olduğu, öğrenci sayılarını, ek derslik, öğretmen ataması yapılmadığını biliyoruz. Fakat bunları Milli Eğitim'in nasıl çözdüğü noktasında çok objektif-net bilgiler veremeyeceğiz. Önce okulları bir açmamız gerekiyor. Önümüzdeki hafta öğretmenlerle, hem de okullardaki Bakanlıkların, Sağlık Bakanlığı'nın ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi taleplerini yerini getirip getirmediğini kontrol edeceğiz. Rapor düzenleyeceğiz. Bu yaptığımız araştırmalar ve gözlemler üzerinden. Sonrasını bu rapor sonuçlarını hem Milli Eğitim ile hem de kamuoyuyla paylaşacağız. Bunların yerine getirilmesi kamuoyu oluşturacağız. Bizim de taleplerimiz önerilerimiz var”

“ÖĞRENCİ SAYIMIZ ÇOK FAZLA”

Milli Eğitim Bakanlığı'na  önerileri olduğunu belirten Koç; “Şu anda atıl durumda olan kamu binaları, köy okulları var yad a mahallelerde okula geçici dersliklere dönüştürülecek, okul bahçelerinde uygun yerlerde prefabrik sınıflar, derslikler yapılabilir tarzında önerilerimiz vardı. Bu tatil sürecinde gözlemledik ama çok net okullar açıldıktan sonra tespitlerimizi hem öğrenci sayılarımız üzerinde, hem de net hangi okulda ne çalışmalar yapılmıştır hangi konularda eksiklikler vardır bunları tespit edip bilgi vermek istiyoruz. Öğrenci sayılarımız çok fazla.

Kesintisiz bir eğitim istiyoruz. Yani haftanın 2-3 günü sınıflar bölünerek bir eğitim yapılmasını istemiyoruz. Çünkü pandemi sürecinde çocuklarımız da öğrenme boşlukları, psikolojik-fiziksel bağlık sorunları da  yaşayan çocuklarımız var. Bunun dışında Kur-an kurslarının çok yoğun olarak taleplerin arttığı, merdiven altı denetimsiz nasıl bir eğitimi verildiğini  bilmediğimiz, aslında bildiğimiz ama denetlenmeyen mekanizmanın işlediğini görüyoruz. Bu anlamda da çok ciddi kayıtlarımız var” dedi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol