Hasan Tülüceoğlu
Batının, uzun zorlu bir süreçte kotardığı sanayi ve teknoloji hamlesi sonrası tüm dünyaya
hükmetmeye başlaması İslam dünyasında onu temsilende Osmanlıda dehşetli bir hercümerçlik
yaşanmaya başlamıştı.
Asırlardır kendimizi üstün ve kudretli görüp reelde de bu böyle iken batının bilim ve teknik
üstünlüğü sonrası bu üstünlük hamasette devam ederken realitede aksi ortadaydı.
Bu yeni batı cihana bilmedikleri görmedikleri yaşamadıkları örfe adete geleneğe iman ve inançlara
aykırı yeni bir dünya sunuyordu. Bu dalga tüm İslam dünyasında toplumsal tsunamiler yaratmıştı.
Her şey altüst olmuştu. Zihinler bulanıklaşmış, inançlar sarsılmış, iman bozulmuş, sosyal hayat alt
üst olmuştu. Hemen her fert günebakanın güneşe döndüğü gibi sabah akşam batıya dönmüş onunla
yatıp kalkmaya başlamıştı. Osmanlı son döneminde toplum bu noktadayken mevcut durumu ve
bunun getirebileceği sonuçları dönemin alimlerinden Bediüzzaman Said Nursi’nin şöyle ifade ettiği
söylenr: “Avrupa Osmanlıya hamiledir, gün gelecek onu doğuracak; Osmanlı da Avrupa’ya
hamiledir, gün gelecek onu doğuracak”
(https://www.risalehaber.com/bediuzzamanin-avrupa-osmanliya-hamile-tespiti-coktan-gerceklesti-2
11067h.htm)
Osmanlı Avrupa’ya hamile değerlendirmesi zaman içerisinde benzer sonucu vermişti. Osmanlı son
döneminde gidişat zaten bu yöndeydi. Toplumu doğru okuyabilen bir aydının o gün için bunu görmesi
doğaldı.
Osmanlının yaşadığı bu büyük buhran, acı ızdırap hüzün dolu bir süreç sonunda Ulu Önder
Atatürk'ün önderliğinde cumhuriyeti sonuç verecekti.
Batının üstünlüğü acı bir gerçek olarak kabullenildiğinden itibaren önce askeri alanda olmakla
birlikte devlet, batılılaşma sürecine zaten girmişti. Bu süreçte üst düzey devlet erkanı çevresinden
özel eğitimlerle batıyı tanıma öğrenme gayretleri neticesinde zaten kendi toplumunu ve doğu
kültürünü bilen bunun tamamlayıcısı olarak batıyı tanıyan her iki dünyayıda iyi okuyan az da olsa bir
aydın kesim yetişmişti. Ancak bu yaklaşımın devamı pekte gelmedi.
Osmanlı son döneminden itibaren batıyı yüceltip kendimizi ve doğuyu önemsemeyen tamamen
batıya yönelmiş yaklaşım genel çoğunluktaydı. Dolayısıyla baştan bizim batılılaşmamız güdük
başladı. dolayısıyla bilim teknik sanat edebiyat çalışmalarımızda eksik kaldı. Doğru düzgün dört başı
mamur ne eser ne de adam yetiştirebildik. Dini tabanlı bir toplum olarak bugün elimizdeki İslam
tarihi kitapları diyanetin islam ansiklopedisi dışında tamamı batılı bilginlerin yazdıkları eserlerdir.
Bugün hala dini kaynaklarımıza bile yeterince ulaşamıyor, batılı müsteşriklerin çalışmalarına
müracaat ediyoruz. Kendi dinimizi inceleyen doğru bilgileri yeni nesle aktaracak özgün çalışmalar ve
aydınlar yeterli sayıda yetişmedi. Bilimin diğer dallarında da bu durum maalesef böyle. Bilim
dünyasına özgün eserler vermiş bilim insanımız maalesef çok az.
Kültür sanat edebiyat alanına baktığımızda bu dünyanın tamamen batı kaynaklı batıdan çeviriler
uyarlamalar en olumlusu esinlenmeler olduğunu görürüz. Edebiyatı sade şiir olan bir toplum olarak
müthiş bir şiir birikimimiz varken bu kaynaktan beslenmeyi çağdışılık olarak görmüşüz. Düz yazı
zaten batı kaynaklıdır. Ancak çok önemlidir edebiyatımız için. Dede Korkut gibi kaynaklara gerektiği
gibi inmiş sayılmayız.
Tiyatro ve sinema aynı şekilde batı kaynaklıdır. Tiyatroyu meddahlık hatırlatsa bile sinema
tamamen batı kaynaklı ve batının ürünüdür.
Bilim dünyasından sanat edebiyata tüm dünyanın kabul göreceği eserleri dünya çapında etkin ve
etkili olmuş yok denecek sanatçı, aydın ve bilim insanımız var. Bilim kültür sanatta bir kaç örnekler
hiçbir zaman yeterli olmazlar.
Dindar, muhafazakar, liberal ve sol kesimlerde de batılılaşma sürecinde bahsettiğimiz bu gerçekle
karşı karşıyayız. Bu bizim için büyük bir eksiklik. Bununda en önemli sebebi batılılaşma ve batıya
bakış yaklasımımızdan kaynaklanmaktadır.
Batıdan başka yolumuz yok. Zaten doğudan geldik. Köklerimizi sağlam tutarak sürekli hedefimiz
batı olmalıdır. Ki hep öyle oldu.
Ancak yukarıda bahsettiğimiz üzere güçlü batıyı farkettiğimiz andan itibaren batılılaşma yaklaşım
ve başlangıç farklılıklarımız çözülmediği sürece bu batı yolunu tamamlayamayız. Bizim geriligimiz
Batı'nın da üstünlüğü hep devam eder.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14