Uzaktan Eğitimde Öğrencilerle Nasıl Samimi Bir İletişim Kurulur?

Çeşitli yeniden açılış senaryolarının artılarını ve eksilerini tartışıyorsunuz. Bunlardan herhangi birinin nasıl başarılabileceğini merak ediyorsunuz ve derinlerde bunun başaramayacağından oldukça eminsiniz. 

Etrafımızda bunca olup biten varken durup dinlenmek ve tüm dikkatimizi tek bir noktaya, belki de bu sene başarmamız gereken en önemli hedef olan öğrencilerle ilişki kurma konusuna vermek işe yarayabilir. Bu konu her ne kadar diğer yıllarda da temel amaçlardan olsa da 2020 yılı için hiç olmadığı kadar önemli. Bu virüs gelişmemizi sağlayan, zor zamanlarda bize destek olan ve bizi biz yapan bütün insani ilişkileri elimizden aldı. Ev ortamları her daim güvenli olmayan birçok öğrenci için karantina süreci, okulların açık olduğu normal düzenin önleyebileceği travmalar yarattı. Hepimiz hala acı çekiyoruz. Ve bu süreç hala bitmiş değil.

Siz de bu yeni okul yılına çevrimiçi olarak başlayacak birçok öğretmenden biriyseniz veya sene içerisinde çevrimiçi sisteme geçecekseniz, bu ilişkileri internet üzerinden kurmak derslerin yüz yüze işlendiği sınıf ortamında kurmaktan daha zor olacaktır.

Bu değişim sürecinde sizlere yardımcı olması için Dave Stuart Jr.’dan öğrencilerle iletişime geçme konusundaki en etkili yöntemlerinden birini paylaşmasını istedim. Stuart bir lisede İngilizce öğretmenliği yapıyor ve kendi web sitesi, kitapları ve çevrimiçi kursları aracılığıyla öğretmenlere öğrenci motivasyonu, zaman yönetimi ve sınıf yönetimi konularında yardımcı oluyor. Geçtiğimiz günlerde Belirsizlik Zamanında Öğretmenlik Yaparken Motivasyonu Kaybetmemek için 10 İpucu (10 Tips for Staying Motivated When Teaching in Times of Uncertainty) isimli ücretsiz bir mini kurs yayınladı.

Stuart’ın çalışmalarını yıllardır severek takip ediyorum. Kendisi hem çok sevecen birisi hem de sınıfta bahsettiği konuların arkasında yatan prensipleri iyice araştırıp derinlemesine anlıyor.

Bu yazıda Stuart’ın öğrencileriyle bağ kurmakta kullandığı tekniklerden bir tanesine odaklanacağız. Stuart, sınıfta güven duygusu oluşturmak için kullandığı yöntemlerin küçük bir parçası olan bu tekniğe Samimi İletişim Anı (SİA) ismini veriyor. Öncelikle bu stratejiye genel hatlarıyla bakacak, ardından bu anları uzaktan eğitim sırasında uygulayabilmenin bazı yollarını ele alacağız.

Samimi İletişim Anları Nedir?

Stuart bu yöntemi ihtiyaç halinden geliştirmiş. İlişki kurmanın önemini biliyormuş ancak bunu iyi bir şekilde başarması çok uzun sürüyormuş. 

“Kariyerimin ilk üç yılında,” diye konuşuyor, “yalnızca öğrencilerimle ilişkilerimi geliştirmek için haftada 10, 15 saat harcardım. Okuldan önce, okul sonrası, öğle yemeğinde… Bu çok fazla bir vakit, öğrenci çalışmalarına veya ders planlamalarına harcayamayacağım kadar çok.”

Daha etkili bir yaklaşım arayışına giren Stuart, kısa süren etkileşimler ile denemeler yapmaya başlamış. 1 ila 3 dakika arası süren bu etkileşimler aracılığıyla bir günde kaç öğrenciyle gerçek anlamda ve samimi şekilde bağ kurabileceğini denemiş. Sonunda bu yöntemin gerçekten de işe yaradığını ve öğrencilerin “değerli, bilinen, saygı duyulan ve güvende” hissettiklerini görmüş. 

Ve şimdi, yıllar sonra, Stuart SİA’lar için daha net kurallar hazırladı. İşe yaramaları için SİA’ların şu kriterlere uymaları gerekiyor: 

ANLIK. Başka bir deyişle, kısa. Her biri 3 dakikayı geçmeyecek şekilde.
SAMİMİ. Söylediğiniz şeyi gerçekten hissetmeniz gerekiyor. Stuart, “Biz öğretmenler öğrencilerimizle gerçek bağlar kurmak, onları gerçekten sevmek istiyoruz. Her kişilik bir diğeriyle tamamen uyuşmak zorunda değil. SİA’lar, öğrencileriyle olumsuz durumda kalan öğretmenlere özdenetim fırsatı sunuyor,” diyor.
İLİŞKİ. Stuart, “Bu etkileşimler ile hedeflenen şey bir hisler bütünü: Değer gören, bilinen, saygı duyulan gibi. Biz de çocuk üzerinde fark ettiğimiz ve bize kendileri hakkında anlattıkları şeylerden elde ettiğimiz bilgileri kullanıyoruz,” şeklinde konuşuyor.
HALİHAZIRDA VAR OLAN. Bu anlar sizin bir öğretmen olarak yaptığınız işin zaten içerisinde olan şeyler. “Sınıftan önce, sınıftan hemen sonra, serbest çalışma esnasında vs.”
TAKİP EDİLEN. Stuart SİA’ları tahtaya astığı bir sınıf listesi üzerinden takip ediyor ve her öğrenci için bir SİA denemesinde bulunmadan yeni bir sayfaya geçmiyor. Deneme sözcüğü burada önemli: Stuart her seferinde başarılı bir etkileşim gerçekleştiremeyeceğini ve durumların bazen garipleşebileceğini biliyor. Kendini en azından denemekten sorumlu görüyor ve şöyle diyor: “Bir çocuğun duygularını kontrol edemeyiz. Onlara yalnızca hem kendileri hem de bizler için faydalı olacak bir doğrultuda ilham vermeye çalışabiliriz.”
KİŞİSEL VE EĞİTİMSEL. Hem kişisel hem de eğitim ile ilgili konular üzerine ilişkiler kurmaya çalışın.
İNTERNET ÜZERİNDEN SİA’LAR YARATMA YOLLARI

BEKLEME ODALARI

Zoom programında bir moderatörün bütün katılımcıları tek bir yerde bekletip konferansa sırayla kabul edebildiği Bekleme Odaları (Waiting Rooms) isminde bir özellik var. Eğer eşzamanlı sınıf toplantıları düzenliyorsanız, bu özelliği kullanabilir ve konferans odasına alınmadan önce burada bekleyen öğrencilerle hızlı sohbetler edip onlarla SİA’lar oluşturmaya çalışabilirsiniz. Eğer başka bir videokonferans programı kullanıyorsanız buna benzer bir özellik arayabilir veya iş arkadaşlarınızla birlikte kullandığınız platformda böyle bir şeyi nasıl gerçekleştirebileceğinizi düşünebilirsiniz.

KISA GÖRÜŞMELER

Öğrencilerinizden her dönem birkaç kere olacak şekilde video konferansa yalnızca çalışma saatleriniz sırasında katılmalarını isteyin. Eğer öğrencileri küçük gruplar halinde, örneğin isim sıralamasına göre planlayabilirseniz her bir öğrenciyle birkaç dakika geçirebilir ve bu sürede faydalı etkileşimler sağlayabilirsiniz.

GERİBİLDİRİMİN İÇİNDE 

Öğrencilerinize çalışmaları hakkında geribildirim verirken ses veya görüntü ekleyebileceğiniz birçok dijital uygulamayı kullanabilirsiniz. Araştırmalar sesli geribildirimlerin öğrencilerin çalışmaları üzerinde yazılı olanlardan çok daha faydalı olduğunu gösteriyor. SİA’lar için fazladan vakit harcamak yerine onları zaten vermeniz gereken geribildirimlere dahil edebilirsiniz. Stuart şöyle diyor: “Geribildiriminizi bir ses dosyası olarak gönderin ve başında veya sonunda şöyle deyin: Yazım tarzındaki gelişimin farkındayım ve bu hoşuma gidiyor.”

KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ VİDEOLAR

Stuart bu fikri yıllardır çevrimiçi eğitimler veren bölge üniversitesi öğretmenlerinden almış. Temeli, öğretmenlerin bütün öğrencilerine gönderdiği “video kartpostallar” fikrine dayanıyor. “Okul dışında bir yerdesiniz, olan bitenler hakkında konuşuyorsunuz ve öğrencilerinize ‘Hepiniz aklımdasınız’ mesajı veriyorsunuz.” Bu tip videolar arada sırada tek bir öğrenci için de yapılabilir. Stuart bunun diğer yöntemlerden daha fazla çaba gerektirdiğini söylese de bazen bu çabaya değebileceğini ve teknolojiyle arası iyi olan, yaratıcı öğretmenlerin bu yöntemi kullanarak etkili bir iletişim oluşturabileceklerini ekliyor. 

TELEFON GÖRÜŞMELERİ

Güvenilir internet bağlantıları olmayan veya diğer yöntemlerin sonuç vermediği öğrenciler için bazen yapabileceğiniz en iyi şey telefonu kaldırıp onları aramak olabilir. Stuart şöyle diyor: “Bu görüşmelerin uzun olmasına gerek yok. Sadece ‘Selam, şöyle bir konuşalım istedim. Şu sıralar öğrenimini engelleyen bir şeyler var mı?’ ve sonrasında ‘Geçen gün konuştuğumuz şu konu hakkında düşündüğümü bilmeni istedim’ veya ‘O ankete yazdığın konuyla ilgili önümüzdeki günlerde yapacağımız şeyleri gerçekten seveceksin’ deseniz bile yeterli olacaktır.”
Çeviri: Zeynep Topal 

Kaynak: https://www.cultofpedagogy.com/genuine-connection-online/

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13