PROJE OKULLARI ÖZERK MİDİR?

     Milli Eğitim Bakanlığı son yıllarda birkaç konuda yararlı adımlar atsa da uzun yıllardır sürekli yapbozlarıyla istikrarsızlığını sürdürmektedir. Bu yapbozların en önemlisi lise yerleştirmeleri ve tabi ki bu okulların sınıflandırılmasında görüyoruz. Tüm Lise yerleştirmelerinde sınavın kaldırılmasıyla yeni lise türleri oluşturuldu. Bunlar nitelikli okullar, Anadolu Liseleri, Proje okulları, Çok Programlı Liseler ve tabi birçok başlıkta farklı İmam Hatip Liseleri ve Orta Okulları. Kaldı ki proje dedikleri okullarda yalnızca bir veya iki sınıf sınavla alınan öğrencilerden oluşmaktadır. Gerisi yine okul puanı veya hiçbir okula giremeyen öğrencileri alan okullardır. 
     Okulları bu kadar farklılaştıran anlayışın derdi daha kaliteli bir eğitim değil bu okullar üzerindeki hesaplarıdır. Neden mi? Bakanlık bir yönetici atama ve yer değiştirme yönetmeliği yayımladı. Buna göre yönetici atamaları sınavla olacaktı. Fakat her zaman olduğu gibi mutlak adaletsizliğin kavgasını veren bir kesim fakat ifadesinden vazgeçmedi. Fakat proje okullarına yönetici ataması farklı olacaktır. Bu ne demek kardeşim? 
Proje okulları bu milletin okulları değil midir? 
   Devlet içinde farklı bir devlet mi oluşturulmaktadır. Bu nasıl akıldır ki öğrenci ayrımı, öğretmen ayrımı, okul ayrımı yapmaktadır. Hani eğitimde bütünlük esastı. Bölüp parçalamak kime ne yarar sağlar? Biz bu soruyu sorsak da bazıları kendilerine yarar sağladığını çok iyi bildiği için bu ayrımı yapmanın doğru olduğunu savunmaya devam etmektedir.  
    Yıllardır eğitimde esas çıbanbaşı olan 1709 Şube Müdürü adaletsizliğin şövalyeleri olarak iş  başındadır. Bir sendikanın gücünü de arkasına alarak birçok ilçede insan kaynaklarından sorumlu şube müdürleri adeta Milli Eğitimin tezgâhçıları gibi oyun üstüne oyun kurmaktalar.  Bir okul eğer proje okulu olacaksa öncelikle sendikasına göre müdür aranmaktadır. Haliyle bu müdür, müdür yardımcısını ve öğretmeni de aynı mantıkla arayıp bulmaktadır. Bununla yetinmeyen bu zihniyet buralar bizim babamızın çiftliğidir, biz buralarda muhtariyet ilan ediyoruz deyip her hukuksuzluğa idarenin takdiridir gömleğini giydirmekten vazgeçmemekteler.
     Ola ki bir Anadolu İmam Hatip Lisesinde başka sendikadan bir müdür varsa bir tek sınıf dahi olsa onu der halde projeye çevirip başka sendikadan olan müdürü göndermenin yolunu aramaktadırlar. Kimse bize masal anlatmasın!.. Milli Eğitimde bu okul sınıflandırmaları ve tabi ki hâkim olan anlayışın derdi ilimin ve bilimin ışığında güzel işler yaparak bu memleketi daha ileri taşımak değildir. Esas dertleri Milli Eğitimde geçmiş paralel yapı gibi etkinliklerini arttırmaktır.
   Sonuç olarak; Üniversite yerleştirmelerinin yapıldığı şu günlerde birçok okul türü yerine yeteneğine uygun yerleştirmelerin esas alınması gerekmektedir. Okulları karmaşık hale getirmek yerine sadeliğin öncelenmesi gerekir. Yönetici atamada okul ayrımı yapılmamalıdır. Bir gül ile bahar gelmeyeceği  gibi bir sınıfın proje olması o okulu proje okulu yapmaz. Kendimizi aldatmaktan vazgeçip proje okullarını eğitimde özerk okulmuş gibi çıbanbaşı haline getirmeyelim. Artık istikrarsızlığa son verip eğitimi birkaç vakfın ve cemaatin tasallutundan kurtararak zaman geçirmeden eğitimde ortak akılla ve ulusal bir anlayışla yaklaşalım!.. —

Alıntı: Remzi Özmen

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol