Okulların Yüz Yüze Eğitime Başlamasına İlişkin Kritik Süreç Başladı

Okulların açılma tarihi yaklaştıkça veliler, öğrenciler ve öğretmenlerin tedirginliği artıyor.
Okulların açılmasına sayılı günler kala, vaka sayılarındaki yüksek artış, okulların tekrar yüz yüze başlamasına engel olma ihtimali doğuruyor.
Yüz yüze eğitim için kritik süreç başladı. Önümüzdeki 15 gün, okulların tekrar yüz yüze başlayıp başlamayacağına dair en kritik süreç olacak.
 

Türkiye’de yeni tip koronavirüs salgınında vaka sayısındaki artış devam ederken, gelecek 15 günlük sürenin özellikle yüz yüze eğitim ve toplumsal bağışıklama açısından son şanslardan biri olduğuna dikkat çeken uzmanlar, aşı olmayan ve maskesiz dolaşanlar nedeniyle milyonlarca öğrencinin riske atıldığını söyledi.

Aşı olmaktan kaçınanlara yönelik düzenlemeler yapılarak, bu kişilerin sosyal etkinliklerden muaf tutulması önerisini de gündeme getiren bilim insanları, çift doz aşılı vatandaşlar için her sektör, kurum ve kuruluşun indirim ve teşvik edici uygulamaları hayata geçirmesi gerektiğini belirtti.


Gelecek 15 günlük sürede, günde 1.5 milyon aşılanma rakamının yakalanması gerektiğini gündeme taşıyan bilim insanları, sanat, spor, iş ve siyaset dünyasından herkesin el birliği ile aşı kampanyasına katılmaya davet etti. İşte bilim insanlarının seferberlik çağrısı ve önerileri şöyle:
TOPYEKÜN MÜCADELE 
İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek: “Önümüzdeki haftalarda birçok ülkede aşı olmayanlara yönelik kısıtlamalar gündeme gelecek. Aşı karşıtları ise adeta Kovid aşılarında yan etki çıksın diye adeta dua eder vaziyette.


Yüz yüze eğitimin aksamaması çok önemli. Gecikmeden sporcu, sanatçı, siyasetçi ve iş dünyasından tanınmış kişilerle kampanya seferberliği başlatılmalı. Aşılardan elde edilen sonuçlar da bilimsel verilerle ortaya konulmalı.”
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sait Gönen: “Artan vaka sayısına bağlı yeni bir kapanma gündeme gelir ve yüz yüze eğitim de aksaklık yaşanırsa kayıp nesiller sorunuyla karşı karşıya kalırız.
Önümüzdeki 15 günlük süreçte çok ciddi aşı seferberliği ve kampanyaları düzenlenmeli. Avrupa ülkelerinde aşı karneleri gündemde. Bir süre sonra aşısız insanların sosyal etkinliklerden muaf tutulması mutlaka gündeme gelecektir.”
TAM KAPANMA YERİNE... 
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İftihar Köksal: “Birçok vatandaşımız gevşediğini görüyoruz. Aşı olmayan maskeyi çıkartanların kesinlikle sosyal yaşam ve olanaklardan yararlanmaması, toplu alanlara alınmaması gerekir.


Çocuklarımızın geleceği için birtakım yaptırımların hayata geçmesi gereklilik halini aldı. Türkiye’de tam kapanma uygulaması yerine, aşısız kişilerin zorunlu ihtiyaçları dışında sosyal ortamlara alınmaması doğru olur.

Yeni tip koronavirüs salgınıyla başka türlü mücadele etmemiz imkânsız. Aşısız olanları mekânlarına alan işletmelere de ciddi para ve kapatma cezaları verilmeli.”


ETKİNLİKLERE KISITLAMA 
Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık: “Yasaklardan önce aşıyı teşvik edici sembolik ödüllendirmelerin uygulanmasının denenmesini öneriyorum.
Örnek olarak da maçlara, konserlere, sinema ve tiyatrolara koltukların en azından yüzde yirmisinin çift doz aşılılara ücretsiz olması, telefon şirketlerinin bir miktar ücretsiz kontör vermesi...


Prof. Dr. Alpay Azap (Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı): “Bu yıl yüz yüze eğitimin başlaması hem çocuklarımızın çok önemli. 24 milyon öğrencimizin 1 milyonu özel okullarda iyi şartlarda uzaktan eğitim alabiliyor.

Kaynak: Milliyet

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol