Okullar Açılırken…

Yeniden Güvenli Bir Öğrenme Ortamı ve Süreci İçin Önerilerimiz

MEB, 2020-2021 eğitim öğretim yılının 31 Ağustos’ta uzaktan eğitim yoluyla başlayacağını, 21 Eylül’den itibaren de okulların açılacağını ve seyreltilmiş olarak yüz yüze eğitimlere geçileceğini açıkladı.

Öğrencilerimiz için önemli derecede öğrenme kayıplarına yol açan salgın sebepli uzaktan eğitim sürecinin bir an evvel sona ermesi ve yüz yüze eğitimin ivedilikle başlaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu düşünceyle eğitimin 31 Ağustos’ta uzaktan da olsa başlayacak olması olumlu bir karar olmuştur. Okullarımızı 21 Eylül’de seyreltilmiş yüz yüze eğitime hazırlamak için elimizden gelenin en iyisini yapmak için hazırız.

Bu sürecin çocuklarımız, öğretmenlerimiz, çalışanlarımız, velilerimiz ve bizler için güvenli, sağlıklı, verimli ve konforlu olarak yürütülebilmesi için Bakanlık tarafından alınan önlemler, hazırlanan kılavuzlar ve yapılacak desteklerin hayati önemde olduğunu düşünüyoruz.

Yüz yüze eğitime hazırlık ve geçiş sürecine ilişkin görüş ve önerilerimiz aşağıda sıralanmıştır:

MEB’in ve bütün paydaşların çok iyi bildiği üzere okullarımızda yardımcı personel eksikliği had safhadadır. Kaba bir hesapla ülke genelinde her üç okuldan sadece birinde kadrolu yardımcı personel bulunmaktadır. Her okulda ortalama en az iki yardımcı personel ihtiyaç olduğunu ifade etmek isteriz. Bu da yeni sezon başlamadan önce en az 100 bin yardımcı personel istihdamının gerekli olduğunu göstermektedir.
MEB’in ve bütün paydaşların çok iyi bildiği gibi okullarımızın hijyen için gerekli olan asgari harcamaları yapacak mali kaynakları bulunmamaktadır. Bir sınıfın günlük asgari hijyen maliyeti ortalama 90 tl olduğu (1 kutu dezenfektan+1 kutu maske+günlük temizlik -sabun, deterjan, çöp torbası vb.- malzemeleri) düşünülürse 10 derslikli ortalama bir okul için aylık hijyen maliyetinin yaklaşık 18 bin tl olduğu görülecektir. Okul bazında bu maliyetin karşılanamayacağı ve Bakanlığımızın mali desteğinin gerekliliği ortadadır.
Bakanlıklar arası protokolle hazırlanan ve iki hafta önce kamuoyuna açıklanan Kılavuz (Eğitim Kurumlarında Hijyen Şartlarının Geliştirilmesi ve Enfeksiyonu Önleme Kontrol Kılavuzu) okullarımızı yüz yüze eğitim ve öğretime hazırlamak için yapılması gereken bütün hazırlıkları oldukça kapsamlı biçimde açıklamaktadır. Ancak kılavuz kapsamında okulların hazırlanması için yapılacak iş ve işlemlerin, çoğu okulda sadece tek bir okul yöneticisi ya da bir yönetici ve bir yardımcı olduğu düşünüldüğünde kılavuzda belirtildiği nitelikte sağlanması oldukça zordur. Bu süreci başarılı biçimde yürütebilmek için okul bazlı hazırlık yerine İlçe MEM koordinasyonunda ve eğitim bölgeleri ölçeğinde bütüncül hazırlıkların yapılması işlerimizi oldukça hızlandıracak ve kolaylaştıracaktır.
Kılavuza göre okul toplumunun, özellikle öğrencilerin, öğretmenlerin, diğer personelin ve velilerin sağlıklı ve kontrollü yaşam konusunda eğitim alması gerektiği belirtilmektedir. Ancak bu eğitimi okul yöneticileri olarak bizim vermemiz mümkün değildir. Bu eğitimlerin İlçe MEM’lerin koordinasyonunda İlçe Sağlık Müdürlüklerince yürütülmesinin işlevsel ve işin özüne uygun olacağını düşünüyoruz.
Özellikle taşımalı ve yatılı eğitim yapılan okullarda yemekhane, yatakhane vb alanlarda mesafe ve hijyen konusunda zorluklar yaşayacağımız ortadadır. Zira okullarımızda bu tür alanlar için alternatif mekanlar üretme imkanımız bulunmamaktadır.
Ayrıca gerek taşmalı eğitim araçlarının gerekse özel öğrenci servislerinin hijyen denetimleri, okul yönetimlerince yapılmasının birçok güçlüğü bulunmaktadır. Bu süreçte ilgili kurum ve kuruluşlar ile meslek birliklerinin işbirliği ve desteğinin gerektiği açıktır.
Uzaktan eğitim sürecinde özel eğitim gereksinimi olan öğrencilerimiz için çözüm bulmakta güçlük çekmekteyiz. Bu süreçte bu tür öğrencilerimizin öğrenme kayıplarını en az indirecek alternatif çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Salgın döneminde en önemli öğrenme kaybı yaşayan grup birinci sınıf öğrencileridir. Bu yıl birinci sınıfa başlayacak öğrencilerimiz ise henüz okulla tanışmamışken uzaktan eğitime başlamaları mümkün olamayacaktır. Bu sebeple okula başlayacak birinci sınıfları ve geçen yıl birinci sınıfı tamamlayan ikinci sınıf öğrencilerinin, okullarımız boşken 31 Ağustos’ta seyreltilmiş olarak eğitime başlatılmasının yerinde bir karar olacağını düşünüyoruz.
EBA deneyimi, öğrenme kayıplarını oldukça düşük düzeyde önleyebilmiştir. Etkili bir uzaktan öğretim yönetimi için öğretmenlerin, 21 Eylül’e kadar okulda olmalarının, uzaktan eğitimi zümre çalışmaları ile yürütmelerinin uzaktan eğitimin organizasyonunu, eğitsel verimliliğini artıracağını ve öğretmenlerimizim materyal hazırlama vb iş yüklerini hafifleteceğini ve böylece uzaktan öğrenmeleri güçlendireceğini düşünüyoruz.
EBA sürecinde internete erişim konusunda yaşanan sıkıntıların en aza indirilmesi için uzaktan eğitim amacıyla internet erişimi bütün platformlarda ücretsiz olacak biçimde bir düzenleme yapılmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz.
EBA ve uzaktan eğitimde canlı ders tanımlamaları, zaman, süre kısıtı, ders ve öğretmen çeşitliliği sebebiyle okul yöneticileri olarak oldukça fazla zamanımızı almakta ve iş yükünü aşırı artırmaktadır. Bu sürecin daha etkili yönetimi için teknolojinin imkanlarının işe sokulması gerektiğini düşünüyoruz.
Kontrollü sosyal hayat ve seyreltilmiş yüz yüze eğitim sürecinde okulların fiziki hazırlığı, eğitim öğretimin yönetimi, veli ve toplumun yönetimi süreçlerinde oldukça zor, yoğun ve riskli bir dönem bizi beklemektedir. Sorumluluğunun bilincinde olan okul yöneticileri olarak bu süreçte, raporlama, yazışma, istatistik bilgisi aktarma vb bir dizi yeni bürokratik iş yüküyle boğulacağımızdan korkuyoruz. İşlevsel bir denetim mekanizmasının kurularak bürokratik iş yükünün azaltılmasını talep ediyoruz.
Öğretmenlerimiz ve bizler salgın döneminde çoğunlukla diğer kamusal hizmetlerin yürütülmesi amacıyla görevlendirildik. Ancak okulların açılmasından itibaren eğitim öğretime odaklanabilmemiz için bu tür okul dışı görevlendirmelerin yapılmamasını talep ediyoruz. Ayrıca bu konuda uzman olmadığımızdan endişeli ve tedirgin oluyoruz. Bu biçimde görevlendirilen personel ve öğretmenlerimizin okula odaklanması ve kendilerini eğitim-öğretim işlerine vermesi de güçleşmektedir.
Kılavuz doğrultusunda okullarımızda izolasyon odası oluşturmak, bir uzman personel istihdam etmek ya da görevli bir personelimizi bu iş için görevlendirmek gibi talepleri karşılamamız mümkün görünmemektedir. Uzman personelin, sağlık personeli olması gerektiğinden öğretmenlerimiz ya da diğer personelimize böyle bir görev verdiğimizde tedirgin olmaktadırlar ki bu da okul düzeyindeki yönetim süreçlerinin aksamasına yol açmaktadır.
Salgın döneminde beden eğitimi, müzik, görsel sanatlar gibi branşlarda derslerin diğer derslere oranla daha az işlendiği ortadadır. Ders yükünü eşit dağıtabilmek ve adı geçen derslerdeki öğrenme kayıplarını en aza indirebilmek için bütün branşlarda uzaktan eğitim yapılabilecek biçimde müfredatın seyreltilmesi ve uzaktan eğitime uygun hale getirilmesi konusunda çalışma yapılmasının yararlı olacağını düşünüyoruz.
Türkiye’de bölgeler, ilçeler, okullar arası imkan farklılıkları gözetilerek ilçe ve okul bazlı çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bütün okul ve kurumların tek bir kılavuz doğrultusunda çalışması ve bu çerçevede denetlenmesinin örtülü sorunlara, yanıltmalara yol açacağını düşünüyoruz. Ayrıca okul, bölge ve ilçe düzeyinde yaşanan sorunların üst kademe yönetime tam olarak aktarılmasının sorunların çözümünde zaman kazandıracağını düşünüyoruz.
Son olarak okullarımızda yüz yüze eğitime başladıktan sonra öğrencilerin aile ve çevre etkisiyle muhtemel bulaşma sonucu hastalanan öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, personelimiz olabilir. Bu durumda okul yöneticileri olarak saldırı, suçlama vb baskı, inceleme, soruşturma, cezalandırma gibi konularda endişelerimiz var. Büyük fedakarlık ve zorluklarla okullarımızdaki bütün hazırlıklarımızı yaptığımız halde karşı karşıya kalabileceğimiz bu tür durumlarda kendimizi nasıl güvende hissedebileceğimizi merak ediyoruz.
Bütün dünya gibi ülkemizin de zor bir dönemden geçtiği bu salgın günlerinde okullarımızı bir an evvel açmak, çocuklarımızın öğrenmelerine yeniden başlamalarını sağlamak ve bu sırada kendimizin, öğretmenlerimizin ve personelimizin sağlığını ve konforunu korumak amacıyla elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu, okullarımızı, salgın döneminde hijyen ve sosyal mesafe konusunda en güvenilir yaşam alanları olarak yürüteceğimizi bilmenizi isteriz.

Sağlıklı günlere bir an evvel kavuşmak ümidiyle başarılı bir eğitim öğretim yılı dileriz.

13 Ağustos 2020

Öncü Okul Yöneticileri Derneği

Anahtar Kelimeler:
Okullar Açılırken…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13