Öğrencilerinizin Derse Katılımını Arttırmak İçin, Bu Hatalardan Kaçınmalısınız

Bay James bugün volkanlarla ilgili derse başlarken, tüm zamanların en sevdiği mucize anlarından birini paylaşıyor: “Bilinen en yüksek ses Güneydoğu Asya'daki Krakatau adlı bir volkan tarafından yapıldı. Krakatau 1883'te patladığında, sesin 15.000 nükleer bomba gibi olduğu bildirildi! 200 megaton enerji gibi! Bir yanardağ patlamasının neye benzediğini hayal ediyorsunuz? " Dördüncü sınıf öğrencilerinin 28'inin hayalleri ateşe verildi ve birçoğu fikirlerini paylaştı. Bir gözlemciye göre, bugünün dersi şaşkın ve meşgul olurdu. Harika! Sonuçta öğrenciler dikkat etmeden yeni bilgiler öğrenemezler ve ilgilendiklerinde dikkat ederler, değil mi?

Aynen öyle. Ancak, öğretimle ilgili hemen her şeyde olduğu gibi, her şey bu kadar basit değil. Araştırmacılar, ilginç bilgilerin dersin öğrenme hedefleriyle bir ilgisi yoksa, bunun öğrencilerin belirli hedefe yönelik öğrenmelerine zarar verebileceğini keşfettiler. Az önce örneğini verdiğimiz jeoloji dersine daha yakından bakacak olursak, dersin patlamaların sonuçlarıyla ilgili olmadığını görürüz. Dersin esas konusu, volkanların patlamasına hangi koşulların neden olduğudur. Bay James’in sınıfındaki öğrencilerin, bir patlamanın altında yatan sebeplerden çok, büyük bir patlamaya ait çarpıcı sesleri hatırlama olasılıkları daha yüksektir.

Araştırmacılar bu dikkat çekici, ilginç ve ilgisiz bilgi parçalarını “baştan çıkarıcı ayrıntılar” olarak tanımlıyor. Bu ayrıntılar; sözcükler, çizimler, fotoğraflar, animasyonlar, anlatımlar, videolar ya da seslerden oluşabilir. Öğrenme ile ilgili yaklaşık 70 çalışmanın bir analizine göre, baştan çıkarıcı ayrıntılara maruz kalan öğrenciler, onlar olmadan öğrenen öğrencilerden daha kötü performans gösterdiler. Baştan çıkarıcı ayrıntıların neden öğrenmeyi azalttığı konusu hala araştırılsa da, bunun için dört olası nedenden bahsedebiliriz:

Öğrencilerin dikkati, bu cazip ayrıntıların getirdiği “tantanada” dağılır ve temel içeriği özümsemeyi atlar.
Öğrencilerin dikkati, onlara alakasız bilgiler hatırlatan baştan çıkarıcı ayrıntılar tarafından dağılır.
İlgisiz ayrıntılar öğrencilerin kafasını karıştırır ve bu da temel içeriği anlama becerilerini engeller.
Öğrencilerin dikkati, aşırı fazla ayrıntı yüzünden zayıflar ve bu da önemli kavramları anlamlandırma becerilerini kısıtlar.
Eğitimciler olarak online dersler oluştururken, içeriğimizin ve ders tasarımımızın her yönünü dikkatlice değerlendirmemizin tam zamanı: Bunlar hangi amaca hizmet ediyor? Temel fikirleri öğrenmeyi azaltabilirler mi? Baştan çıkarıcı ayrıntıların araştırmacısı olarak, onları öğrenme materyallerinin dışında tutmanızı şiddetle tavsiye ederim. Bir eğitimci olarak, bir kahkahanın sınıftaki gerilimi düşürebileceğini veya öğrencilerle yakınlık kurmanızı sağlayabileceğini biliyorum, özellikle gülümsemeye en çok ihtiyaç duyduğumuz bu zamanda. Bu yüzden, yüksek kaliteli ders içerikleri hazırlamak için 50’den fazla araştırmanın analizine dayanarak bulduğum üç önemli ipucunu sizinle paylaşmak istiyorum.

İPUCU 1: Açık ve Net Olun
Araştırmamda, sınıfta paylaşılan bir hikaye ya da bir GIF gibi aralıklı olarak ortaya çıkan baştan çıkarıcı ayrıntıların, öğrenmeyi ilgisiz bilgiler içeren resimler veya metinler kadar engellemediğini keşfettim. Neden mi? Bir GIF dikkatimi kesinlikle bir görselden daha fazla çekiyor, ama aynı zamanda bana bilginin eğlence amaçlı olduğunu ve içerikle ilgili olmadığını da söylüyor.

Öğrenciler, ilgili ve ilgisiz bilgiler arasındaki farkı anlamakta güçlük çekebilir, bu yüzden ikisini karıştırmaktan kaçınmak yararlı olacaktır. Sizin bakış açınıza göre, fazladan küçük bir ayrıntıyı esas önemli olanla karıştırmak aptalca görünebilir, ancak bir öğrencinin ön bilgisi bu algıyı değiştirebilir (ve en az ön bilgiye sahip öğrenciler, neyin önemli olduğunu söyleme olasılığı en düşük olanlardır). Ayrıca öğrencilerin dikkatini önemli olandan uzaklaştırır ve zamanlarını çalar. Bunun yerine kendinize şunu sorun: “Bu içeriği nasıl eğlenceli hale getirebilirim? Öğrencilerimin hayatlarıyla nasıl bir bağlantı kurabilirim? “

İPUCU 2: “Az Daha Fazladır” Anlayışını Benimseyin
Beynimiz bilgiyi hem görsel hem de işitsel bellek kanalları aracılığıyla işler. Bilgiyi her iki biçimde de sunarak, öğrencilerin yeni bilgileri alma ve işleme kapasitelerini en üst düzeye çıkarabiliriz. Ancak ilgisiz bilgi, bizi dezavantajlı duruma düşürür. Bu nedenle, ders içeriğinizin güzel görünmesini sağlayan ama ona hiçbir değer katmayan bilgiyi çıkarın (stok fotoğraflar gibi). Bunun yerine, sunumlarınızı kullanışlı ve estetik açıdan hoş hale getirmek için tasarım öğelerine odaklanın: Net başlıklarınız olsun; temel fikirleri vurgulamak için çerçeveler ya da bloklar kullanın; slaytlarınızı, öğrencilerin ders içindeki diğer konularla ya da başlıklarla bağlantı kurmalarını sağlayacak şekilde düzenleyin; güzel olması için bilinçli bir çaba gösterin.

İPUCU 3: Netlik İçinde Sonladırın
Baştan çıkarıcı detaylar en başa yerleştirildiğinde ya da aralara serpiştirildiğinde zararlı olsa da, en çok en sona yerileştirildiğinde tehlikeli olurlar. Bir dersin (ya da videonun ya da metnin) başlangıcındaki baştan çıkarıcı ayrıntılar öğrencilerin dikkatini başka yöne çekebilir, ancak bu etki geçici olacaktır. Bununla birlikte, eğer bir dersin sonuna yerleştirilirse, baştan çıkarıcı detaylar öğrencilerin konuyu anlamalarını altüst edebilir.

Ben kendi sunumlarımı hazırlarken baştan çıkarıcı detayları en sona koymaktan her zaman kaçınırım. Bunun yerine, ya temel fikirleri yeniden gözden geçiririm ya da hatırlama ve detaylandırma gibi hızlı ve güçlü stratejilerle bilginin takibini gerçekleştiririm.

Kaynak: https://www.edutopia.org/article/student-engagement-trap-and-how-avoid-it?fbclid=IwAR0K_0xNY7K3lYLyxXcbC8RFN87zhIIudm43jNKATNGmXpyiGk7gRBTeJEI

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13