KÖTÜ MİSAL EN İYİ EMSALDİR

Şimdi elimizde on yedi yaşında delikanlı bir çocuk var. Bu delikanlı dört yaşından itibaren anlamlı bir şekilde yukarıda bahsettiğim çizgi filmleri izledi. Kolay yoldan sorun çözme anlayışını kazandı. Silahla, bağırıp çağırarak güçlü olunacağını öğrendi. Kılıcı varsa He-Men güçlüydü çünkü eğer kılıcını düşürürse zor durumda kalıyor, önce kılıcını buluyordu. Kılıcı eline alınca da ne var ne yok doğruyordu. Sonra da hiçbir şey olamamış gibi hayatına devam ediyordu. Bunu izleyen çocuk büyüdü. Ergenliğe girdi. Erkek olmaya başladı. Burada erkek üzerinden özellikle gidiyorum çünkü malzeme bol. Erkek olmaya başlayan çocuğumuz cinsiyetin, paranın, gücün anlamını kavradı. O arada televizyonda bizim mafya dizileri vardı. Adamın belinde silah var. O silah sayesinde parası var. O para sayesinde gücü var. Son model arabaya biniyor. Çok çok güzel kadınlar o tipsiz herif için birbirini yiyor. Boğaza nazır ev var, canının istediği yerde yemek var, yarın kaygısı yok, ders çalışma yok, hesap soran yok. Öteki tarafta bileğinin hakkıyla yıllarca okumuş hatta birkaç üniversite bitirmiş ama evinin, arabasının taksitini zor ödeyen öğretmen, akşam tarladan yorgun argın gelmiş elektrik faturasının hesabını yapan baba var. Siz o delikanlının yerinde olsanız kimi örnek alırsınız? Kim olmak istersiniz? Elbette ki bu çocuklar o kadar düşüncesiz değil. Kimse ömrü boyunca hesap yaparak yaşama planları yapmaz. Onun için kötü misal emsalin önde gidenidir. Çünkü on yedi yaşında bir çocuğa büyük hayaller sunulmuş ve o hayallerin zor yoldan gerçekleşemeyeceği öğretilmiştir. Dediğim gibi ben olsam bu kadar motivasyona hayır demezdim, diyemezdim.
 

Yazar Murat Ali Bilkay 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13