Finlandiya Eğitim Sistemi Üzerine

Dünyanın en iyi eğitim sistemine sahip ülkesi Finlandiya'ya kısa bir yolculuk sonrası, eğitimin ne kadar değerli ve önemli olduğunu ortaya çıkaran tablo. Nasıl bu kadar iyi bir eğitim sistemine sahip olduklarını tek cümle ile özetliyorlar. "“Bizim kaybedecek bir çocuğumuz yok. Çünkü, elimizdeki tek kaynak insan.”
 

Güneş doğmayan bu ülkeye adımımı attığımda, eğitim adına farklı şeylerle karşılaşacağımı biliyordum. Ancak bu kadarını tahmin etmiyordum.

Öyle bir okul sistemi kurmuşlar ki, dünyada eğitimi ölçen tüm istatistiklerde Finlandiya ilk sırada.

Üstelik bunu son 15 yılda yapmışlar,.

“Koulu Education Grup”un Ofisinde yaptığımız ilk grup çalışmasında sistemi anlatan eğitimcinin söylediği ilk cümle:

“Bizim kaybedecek bir çocuğumuz yok. Çünkü, elimizdeki tek kaynak insan.”

Ülkenin sınırlı kaynakları olduğunu ve yatırım yapabilecekleri tek şeyin eğitim olduğunu söyleyip bunu nasıl başardıklarını kısaca özetledi.

Eğitimi öncelik olarak aldık!

İşe öğretmenden başladık!

Ülkedeki 3500 okulda, 62 bin öğretmen var, tümü de işinde mükemmel ve ülkenin en yüksek maaşlarını alıyorlar.

Finlandiya’da özel okul yok. Ülkedeki okulların tümü devlet okulu.

“Okul servisi” de yok. Tüm okullar yürüme mesafesinde, öyle planlamış, çocuklar ya yürüyerek, ya bisikletle gidiyor okula.

Okullarda “kantin” yok, Her taraf pırıl pırıl ama “müstahdem” de yok.

Çocuklar okullarını sanırım öğretmenleri ile birlikte temizliyor.

Yemek de tüm okullarda aynı, devletin verdiği menü.

Kitap ve defterler herkeste aynı. Devlet veriyor.

Çünkü Finlandiya’da eğitim sistemi eşitlik üzerine kurulu.

“Yeterince emek verirsen her çocuk başarabilir” inancı hakim..

Not yok. Ancak, sınavları eksikleri tamamlamak için yapıyorlar. Öğretmenler geriden gelen öğrencilerle özellikle ilgileniyor, zaman harcıyor.

Rekabet yok…Yarış yok…En zeki herkesi ezip geçer anlayışı yok…

“Benim çocuğum sınavda şu kadar puan aldı.” anlayışının değil, sakince ders anlatılan, merak ederek, soru sorarak yapılan bir eğitimin sistemi…

Yaptığımız ofis çalışmasında Finli bir öğretmen şunu söyledi.

“Finli konuştuğunuz her şeye inanır.”

Bu kadar dürüst bir sözün üstüne söz söyleyemedik!!

Okulları gezdiğimizde sistemin nasıl işlediğini yakından gördük..

Müthiş bir özgürlük var.. Sınıfın kapısından içeri girerken ayakkabılar, montlar yerlerde…

Bazı öğrenciler masanın üzerinde, Bazı öğrenciler mindere uzanmış kulağında kulaklık bir şeyler yapıyor..

Ancak, herkes kendilerine verilen görevi yapıyorlar.. Kaytaran yok. Savsaklayan yok… Kimse kimseyi rahatsız etmiyor…

Her öğrenci hayatta kendi kendine yetecek kadar donanımlı yetiştiriliyor. Yemek yapıyorlar. Atölyede çalışıyorlar… Örgü örüyorlar… Halı dokuyorlar…

Tüm çalışmaların bir amaç doğrultusunda yapıldığını söyleyen bir öğretmen, öğrencilerinin yoksul bir ülke çocukları için kendi elleriyle ördükleri kazakları gösterdi.

Emeğe ve yüreğe saygı duydum.

Dünyanın en başarılı eğitimine sahip olmalarına rağmen hala yenilik peşindeler.10 yıllık programlar yapıyorlar.. 10 yıl sonra ki bakış açısına göre sistemlerini geliştiriyorlar..

Hayranlıkla izlediğim bu ülke yine devrim niteliğinde bir sisteme “Bütünsel” bir eğitime geçiyor.

Yani sınıf ortamı kalkıyor. Dersler kalkıyor. Diyeceksiniz ki nasıl öğrenecek bu çocuklar? Onu detaylıca inceleme fırsatı bulamadım ama inanıyorum ki yine her şeyin en iyisini öğretecekler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol