En Büyük Öğretmeniniz Kendinizsiniz

En Büyük Öğretmeniniz Kendinizsiniz
“İçte mutluluk, dışta amaç edinmeli insan.”
18 yaşımdayken anksiyete ve mide problemlerinden muzdariptim. Anlayışlı  ve Budist olan doktorum, beni meditasyon ve savaş sanatlarında  uzmanlaşmış bir keşişe yönlendirdi. Yolun sonunda anksiyeteden ve mide  problemlerinden kurtulmuş ve kendini keşfetme yolunda büyük ilerlemeler  kaydetmiştim.
İşte o keşişle kaldığım sürede edindiğim 9 hayat dersi:
1- Başarana Kadar Denemeye Devam Edin
Öğrendiğim en önemli ders bir şeyden vazgeçmeden önce onu en az üç (ve  hatta dört) kez denemek oldu. Bahsettiğim keşiş bana aynı zamanda  çeşitli girişimlerden sonra zor işlere farklı açılardan yaklaşmayı  öğretti.
Eğer denemeye devam ederseniz nihayetinde gideceğiniz yere varırsınız.
2- Sorunuzun Cevabı İçinizde
Orijinal manastır eğitiminin bir parçası olarak bir keşiş, iyice  düşünülüp taşınılmış olmadıkça öğrencilerin direkt sorularını  cevaplamaz. Bir Çin atasözü şöyle der:
“Öğretmenler kapıyı açar, ancak içeri kendi başınıza girmeniz gerekir.”
Zen Budizmi’nde de benzer bir konsept yer alır. Eski bir Taoist deyiş şöyledir:
“Dört köşeli bir masa yaparken öğretmenin görevi öğrenciye bir köşenin  nasıl yapıldığını göstermektir. Diğer üç köşeyi yapmak ise öğrenciye  düşer.”
Öğretmenler öğrencileri gerçek hayattaki problemlere hazırlamak için bu yolu tercih etmektelerdir.
Bir keresinde Güney Kore’ye gitmiştim ve gittiğiniz yerde konuşulan  dili bilmediğinizde içgüdülerin ne kadar yardımcı olduğu beni çok  şaşırttı. Hiç unutmam, bir keresinde bir taksi şoförüne otelimin yerini  tarif etmeye çalışıyordum ancak o hiç İngilizce konuşmuyordu. O yüzden  taksiden inip birkaç insanla konuşmak ve İngilizce konuşan birini  bularak ona oteli Korece olarak şoföre tarif ettirmek zorunda kalmıştım.
Hayatta ne zaman yeni bir şey denesek ufak bir bilgi birikimiyle yeni  denizlere yelken açarız. Gerçek dünya bize tüm cevapları vermez. Asıl  öğretmen içimizdedir.
3- Hayattaki Gerçek Bilgelik Bir Şeye Kalkışıp Başarısızlığa Uğramaktan Gelir
Meditasyona başlamadan önce bir şeye başlayıp başarısız olduğumda üzülürdüm.
On altı yaşımdan beri satış işleriyle uğraşıyorum. İşe gidip bir şey  satamadığım için kendime kızdığım çoktur. Bir kere reddedilsem halime  üzülür ve işi bırakmak isterdim. Tekrar ve tekrar başarısız olmaya devam  ettim ancak en azından artık bu konuda iyileşmiştim.
Meditasyona  ilk başladığımda çeşitli sıkıntılar yaşadığımı hatırlıyorum. Örneğin  ilk başta rahatlamak zor gelmişti. Ancak devam ederseniz giderek  kolaylaşıyor. Önceleri sadece birkaç dakikalığına, sonra her gün  denemeye başladım ve gün geçtikçe meditasyona daha çok vakit ayırdım.
Bir şeyle mücadele ederken kendimiz hakkındaki bazı gerçekleri ve daha güçlü olmak için yapmamız gerekenleri öğreniyoruz.
4- Meditasyonla Egoist Zihin Açığa Çıkar
Ego dünyasındaki her şey karşılaştırmaların bir ürünüdür. Kendimi satış  departmanında çalışan başka kimselerle karşılaştırır ve onlar kadar  kazanmadığım için kendimi suçlar dururdum.
Meditasyonla birlikte  sürekli bu kıyaslamalarla uğraşan egoist zihinden ayrılmaya başladım.  Çoğumuz bir şeyi deneyip reddedildiğinde vazgeçer. Daha da kötüsü  kendilerini suçlayıp depresyona girerler. Meditasyona başladığımda egomu  bulup ondan ayrılmayı başarabilmiştim.
İşte meditasyon yapınca  olan da budur: Karşılaştırmalardan beslenen egolarımızdan ayrılır ve  onların yönetmediği bir hayat yaşamayı öğreniriz.
5- Hem Şefkatli Hem De Dayanıklı Olmalıyız
Ben onu en az üç kez çağırmadıkça keşiş benimle buluşmazdı. Bundan  nefret ederdim. Ona tekrar tekrar seslenmeme rağmen çıkmazdı. Ancak  gerçek hayat da böyle değil mi? Bir şeyi halletmek için birini kaç kere  aramanız ya da onlara e-posta göndermeniz gerekiyor? Genellikle en az  birkaç kez.
Çoğumuz bir şeyi deneyip başaramayınca kendini  suçlar. Zamanında eğitimin bu yanından nefret etmiştim ama şu an  anlıyorum ki bu çok önemli bir hayat dersiymiş.
Taoist bir atasözü der ki:
“Dışarıdan pamuk, içeriden çelik gibi.”
Bu bize şefkatli olmayı, ancak güçsüz olmamayı öğütler.
6- Sabır Bir Erdemdir
Keşiş beni hep bekletirdi ve ben, bundan nefret ederdim.
Örneğin eğitim için onun evine gittiğimde beni en az yarım saat, hatta  bazen daha bile uzun bekletirdi. Cumaları yemeğe çıkmak için sözleşirdik  ve restorana bir saat geç gelirdi.
Belli bir yere akşam 7’de  gitmemi söylerdi ve gittiğimde asla onu orada bulamazdım. Ben de oturup  onu beklerken telefonumla oynar, birine mesaj yazıyormuş gibi yapar ve  etraftakilerin hakkımda ne düşündüğü ile ilgili endişelenirdim.
Ama adamı arayamazdım da. Telefonunu bir kere açtığını bile sanmıyorum.  Sonra 8:15’te gelir ve hiçbir şey olmamış gibi davranırdı.
Hep  ilk sorusu “Annen baban nasıllar,” olmuştur. (Ben tabi kendi kafamda ne  demek annemle babam nasıl, pardon da bir saat on beş dakikadır burada  bekliyorum diye düşünürdüm.)
Aradan birkaç yıl geçtikten sonra bu  artık beni hiç rahatsız etmemeye, hatta hayatımın diğer alanlarına da  yayılmaya başladı. Bu eğitim sayesinde hemen hemen hiçbir şeye  üzülmediğimi söyleyebilirim. Artık uzun kuyruklarda beklerken ya da  yolda biri beni solladığında hiç sinirlenmiyorum.
Sabır, iç huzurun bir hediyesidir.
7- Egonuzdan Ayrılın
İlk başlarda bir restoranda tek başınıza oturmak zor geliyor. Sürekli  endişeleniyor ve etrafınızdakilerin ezik olduğunuz için bir başınıza  oturduğunuzu düşündüğünü sanıyorsunuz. Ama gerçek şu ki başkalarının  hakkınızdaki fikirlerine takıldığınız sürece hiçbir zaman gerçekten  mutlu olmayacaksınız.
Meditasyondan önce hemen her şeye üzülürken  artık neredeyse hiçbir şey beni etkilemiyor. Örneğin son zamanlarda  hava alanındayken birkaç saat rötar olacağını öğrendim ve bu zamanı  meditasyon için harcadım. On sene önce olsaydı canım çok sıkılırdı. Ufak  bir gecikme tüm günümü mahvederdi.
Egonuzun taleplerinden kurtulduğunuzda karşınıza çıkanları kabullenmek, hatta onlardan faydalanmak daha kolay hale gelir.
8- “Benlik Yoksa Düşman Da Olmaz”
Tüm korkularımız, endişelerimiz ve güvensizliklerimizin kaynağı  içimizdeki düşmandır. Eğer bu düşmanla bir anlaşmaya varırsanız bu,  hayatınızın tüm alanlarını etkileyecektir. Hayattaki problemler benlik  ve egodan türer.
Kaç kere sırf korktuğumuz için bir şeyin  peşinden gitmiyoruz? Zihnimizde istiflediğimiz ve gerçekten mutlu  olmamızı engelleyen onca korkuyu düşünün. İçindeki düşmanın yenenin  dışarıda düşmanı kalmaz.
9- Mutluluk Hem İçeriden Hem de Dışarıdan Gelir
Bunu tanıştığım Budist hekimi gözlemlerken öğrendim. Hasta almaya  başlamadan önce meditasyon yapardı. Tanıdığım en mutlu ve şefkatli  insanlardan biridir kendisi.
İçeride mutluluk yaratıp bunu başkalarına yayarak bu ruhu canlı tutmayı başarıyordu.
Mutluluğu içimizde bulup onu diğerleriyle de paylaşmaya gayret etmeliyiz. Keşiş hep derdi ki:
“Hayatta herkesin bir amacı ya da görevi vardır.”
Yazan: Robert Piper
 Çeviren: Nejla Nur Güney
 Yazının Orijinal Linki: http://upliftconnect.com/nine-powerful-life-lessons-from-a…/

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13