Eğitim kurumunun, öğrencilerinin ve öğretmenlerinin emeğiyle bozkırda yoktan var edilişinin ve gelişmesinin her aşamasını görüntüledi.

Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nün kuruluşunda yapı sanat kolu başkanlığını üstlenerek 1941-51 döneminde bu görevi sürdüren eğitimci Mustafa Güneri, fotoğraf makinesini elinden hiç düşürmedi.

Bu eğitim kurumunun, öğrencilerinin ve öğretmenlerinin emeğiyle bozkırda yoktan var edilişinin ve gelişmesinin her aşamasını görüntüledi.

Özlü biçimde yazdığı tanıklıkları ve 300'ü aşkın fotoğrafı, yetmiş yıl öncesinin bu eşsiz tecrübesini, bütün heyecanıyla günümüze yansıttı.

''Dağ başlarında unutulmuş kızdınız, oğuldunuz
Yazgısına küs topraklarda birer serçe kuşuydunuz.''

1930'lu yıllar, nüfus 16 milyon.
12 milyon köylerde yaşıyor. 40 bin köy.. 4 bin civarında köyde okul var. 6 bin kadar öğretmen.. Şehirde yetişip öğretmen olanlar köylerde görev yapmayı kabul etmezler...
Çare; Köy Enstitüleri kurmaktı.. Kurdular.
Köy enstitülerinde öncelikle köy çocuklarının, eğitim görecekleri binaların inşaatında ücretsiz olarak çalışarak kendi okullarını yapmaları esastı.
Öğrencilerin eğitimlerini bitirdikten sonra hizmet verecekleri bölgelere gelişimleri taşıyacak LİDERLER olmaları isteniyordu. OLDULAR DA...
Köy enstitülerini bitirip öğretmen olanlar,gittikleri köylerde, köy imecesi ile köyün okulunu da yaptılar.
Köyün çocuklarını, köylüyü eğitip öğreterek IŞIK OLDULAR.

KAYNAK: MUSTAFA GÜNERİ HASANOĞLAN KÖY ENSTİTÜSÜ YAPI SANAT BAŞI
ALBÜM DÜZENLEMESİ: AKİF TANRIKULU

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13