AÇIK ÖĞRETİM VE PSİKOLOJİ

İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi bünyesinde psikoloji açık öğretim lisans programı kurulması kararı ile ilgili görüşlerimi aşağıda kısaca özetlemek istiyorum. Bu yazımın alınan kararın değişmesiyle ilgili bir etkisi olacağını pek sanmıyorum; ama tarihe bir not düşmek adına yazmayı görev bildim.

İstanbul Üniversitesinin bu kararı maalesef toplumumuzun hâkim eğitim anlayışı olan “malumat ezberleme ve sınavda hatırlayarak doğru cevabı verme” görüşü ile uyumlu görünmektedir. Psikoloji eğitimi de genel anlayışa uygun olarak “birikmiş olan malumatı ezberlemek ve sınavda hatırlayarak doğru cevabı vermekten” ibaret görülüyorsa Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi bünyesinde psikoloji açık öğretim lisans programı açılabilir. Ama psikoloji eğitim anlayışı bilgi edinme, gözlem yapma, sorunu görme, araştırma, teşhis koyma ve çözüm yöntemlerini geliştirip uygulama, alanda deneyim kazanmayı kapsıyorsa, malumatı ezberlemek yetmez, sınıf ortamında yoğun bir öğrenci-akademisyen etkileşimi ile süpervizyon gerektirir.

Ülkemizde psikoloji eğitimi ve çalışma alanı temelde 2 sebeple sorunludur:

Psikologların çalışma esaslarına dair bir yasa (klinik psikologların hastanelerde çalışabilmelerine dair yasal düzenleme dışında) bulunmamaktadır.

Ayrıca halen örgün öğretimdeki 102 psikoloji lisans programından sadece 12’si YÖKAK ( Yükseköğretim Kalite Kurulu) tarafından yetkilendirilen Türk Psikologlar Derneği Akreditasyon Üst Kurulunca akreditasyon almış durumdadır.

Dolayısıyla bence öncelik psikoloji eğitiminin Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi bünyesinde açılmasındansa, psikologların çalışma esaslarını düzenleyen yasanın çıkarılmasına ve halen akreditasyon alamamış ancak öğrenci eğitmeye devam eden 90 psikoloji lisans programının akreditasyon alabilir duruma getirilmesine verilmelidir. Benzer uygulamalar psikoloji yüksek lisans programları açısından da yapılmalıdır.

Şunu da ifade etmek istiyorum: Açık öğretim Türkiye’de pek çok kişiyi eğitimle buluşturuyor. Bu pek çok kişi için güzel bir olanak, alkışlıyorum. Açık öğretimle psikoloji okuyanlardan yaşam deneyimi yüksek olan, az sayıda yetenekli ve kendini geliştirmeye önem veren, başarılı “psikologlar” da çıkabilir. Ancak konunun bütününe bakıldığında, alanın bu kadar kolay ulaşılabilir ve kontrolsüz olması, psikolojinin ve bu mesleği icra edenlerin saygınlığını azaltacak ve ülkemizde ruh sağlığını riske atacaktır.

Bilime, insana, kaliteye, liyakata önem veren bir toplum olmamızı dileyen ve o yönde çabalayan bir Doğan Cüceloğlu olarak İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi bünyesinde psikoloji açık öğretim lisans programı kurulması kararına olumlu bakamıyorum; hayır diyorum. Bilinmesini isterim. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Alıntı: Doğan Cüceloğlu

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13