GAVUR KİME DENİR ?

1960’ lı yıllarda İstanbul’da Özel Aydın Kolejinde 11-12 yaşlarında iki erkek öğrenci teneffüste kavga ediyor. Birisi diğerine yumruk atıyor. Yumruk yiyen öğrenci ağlayarak nöbetçi öğretmene şikayete geliyor.
-Öğretmenim, arkadaşım bana vurdu.
 Şikayet edilen öğrencide hemen geliyor ama hala öfkeden burnundan soluyarak ;
- Ama öğretmenim o da bana “Havur” (gavur) dedi.
O gün orada çocukları sakinleştirip barıştıran öğretmen sevgili büyüğüm Türk Sanat Musikisinin dev ismi; yazar, şair “Fırat Kızıltuğ” idi.
İşin en tatlı kısmı ise işin sonunda saklı. Fırat hoca gülerek;
- Doktorum işin güzel tarafı karşısındakine gavur deyip yumruk yiyen öğrencim “Rum” idi. Gavur sözüne kızıp yumruk atan çocuğum ise “Yahudi” idi.

Hikayenin sonunda ben hem çok şaşırmış hem de çok mutlu olmuştum. Fırat hoca (çok keskin bir Türk milliyetçisidir) şaşırdığımı görünce gülerek;
- Doktorum Anadolu toprağı çok bereketlidir. Şimdi söyleyeceğime çok şaşıracaksın, Kıbrıs savaşında çarpışan ve çok büyük kahramanlıklar yapan ermeni askerlerimiz vardı.
Hakikaten şaşırmıştım, bilmiyordum bunu çünki. Ama hoca bunları anlatınca Çanakkale savaşında Türk ordusunda askeri doktor olan bir Yahudi vatandaşımızın savaşın en kanlı olduğu bir anda diğerlerine ;
-Bana bakın!  Ölüm var kalım var.. Olurda buralarda şehit olursam sakın beni bu “gavurdur” deyip buralarda bırakmayın, kendi mezarlığınıza gömün.. dediğini hatırlıyorum.
Yine bir Lübnan seyahatimde Beyrut’ta tanıştığım ve bize sofrasını açan Adana Ermenisi Agop amcanın elindeki ekmeği üç kere öpüp başına koyarak ;
- “Gardaş kıymetini bilmezsen Allah adamı çarpar çarpar “ deyişini, 
yada ;
- Büyükanam bir baklava yapardı, barnaklarını yerdin… deyişini hatırlıyorumda…
Sahi gavur nedir? Kime gavur denir?

Türk dil kurumunun TDK  sözlüğünde;
1-Dinsiz kimse.
2-Müslüman olmayan kimse.
3-Merhamatsiz, acımasız kimse olarak verilmiş.


Biz millet olarak daha çok 3. Anlamda kullanmışız. Yani acımasız merhametsiz, etrafına kötülük yapan zalim anlamında.

Hakikaten “Gavur” kimdir?
Halkına zulmeden, memleketini satan, halkının değerlerine küfreden, bayrağına, ekmeğine, şehidine saygı duymayan ama adı Mehmet olan mıdır gavur ?
Yoksa alnının teri ile ekmeğini kazanan, vergisini veren konu komşusuna insanca sahip çıkan, zor gününde de güzel gününde de komşunun yanında olan Balat’lı manav David amca mı gavur ?
Eskiler Rum, Ermeni  yada Yahudi komşuları ile yaşadıkları günleri anlatınca insan şöyle bir duraklıyor doğrusu. Onlar bizim mevlitlerimize geliyor biz onların yortularını kutluyoruz. Ramazanda ne Ermeni nede Rum çocukları ellerinde yiyecekle dışarı çıkmıyor, çünki çok ayıp. 
Düşünüyorumda bundan 60 sene önce şehirlerimizde, mahallelerde Rum, Ermeni Yahudi vatandaşlarımızla kardeş kardeş yaşarken mi sokaklarda gavur çoktu… 
Yoksa hepsini gönderip kendimizle başbaşa kaldığımız bugünlerde mi sokaklarımızda gavur çok ?
 Sanırım cevabı hepimiz biliyoruz.


Dr Faruk Öndağ

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol