Türkiye nüfusu itibariyle Avrupa’nın beşinci, Ortadoğu’nun birinci ülkesidir. Bu açıdan dünya sıralamasında ilk 20 ülke arasında yer almaktadır. Ülke nüfusu tabanda geniş, yukarıda ise 50 yaşın üzerinde daralan bir yaş piramidine sahiptir. Piramidin geniş tabanı çocuk ve gençlerden meydana gelmektedir.
Çocuk nüfusunun genel nüfusa oranı %41.78’dir. Çocuk nüfusun %42.37’si erkek,%48.64’ü kadındır. Bu istatistikler Türkiye’nin batılı ülkelerle karşılaştırıldığında önemli ölçüde çocuk nüfusa sahip olduğunu gösterir. Çocuk sayısındaki bu ciddi göstergeler Türkiye’de çocuk nüfusun devlet ve toplum için önemli bir toplumsal olgu olduğuna tanıklık etmektedir.
Günümüz toplumlarında yaşanan hızlı değişim ve dönüşümlerden kuşkusuz en çok etkilenen kesim çocuklardır. Eğitim hakkı, başta çocuklar olmak üzere her insanın en temel hakları arasında yer alır. Bu anlamda eğitim hakkının bir kamu hakkı olan ekonomik ve sosyal haklar içinde olduğu, çocuğun kişiliğine, kendisini ilgilendiren konularda kendisini ifade etme hakkına, fiziksel ve kişisel onuruna saygıyı da içerdiği görülür. 
Çocuğun insan haklarının yaşama geçmesi, doğuştan gelen insanlık onurunun korunması, bütüncül gelişimi ve potansiyelini gerçekleştirmesi eğitim yoluyla sağlanabilir. Eğitim ayrıca, kimlik ve bağlılık duygusunun gelişmesi, sosyalleşme ve başkalarıyla etkileşimin belirli değerlerle uyum içinde gerçekleşmesi ve çevreyle etkileşimin sağlanmasının da aracıdır. Bu sürecin gerçekleşmesinin ilk şartı, çocuğun kaliteli ve sürekli bir biçimde eğitim hakkından yararlanmasıdır. Ancak, risk altındaki çocukların eğitime erişimleri, diğer çocuklara göre daha zor olabilir.
Risk altındaki çocuklar dediğimizde de  karşımıza şu tablo çıkmaktadır:
1. Sokak çocukları,
2. Suça itilen çocuklar,
3. Çalışan çocuklar,
4. İstismara maruz kalan çocuklar 
5. Göç etmiş, mülteci çocuklar,
6. Davranış bozukluğu, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Sendromu, karşı olma karşıt- olma bozukluğu gibi ruhsal ve davranışsal bozukluğu olan çocuklar.
1-2 Aralık 2018 tarihlerinde, Gaziantep’te, Eğitim Sen Gaziantep Şubesi koordinatörlüğünde, “Beraberce Derneği” tarafından düzenlenen, “Dezavantajlı Çocukların Eğitim Yoluyla Toplumsal Entegrasyonu için Öğretmen Destek Programı” kapsamında, sınıfında Suriyeli öğrenciler bulunan 60 öğretmene, 4 oturum, çok sayıda atölye çalışması ve sunumlar eşliğinde eğitimler verildi. Çok verimli tartışmalar ve deneyim paylaşımları eşliğinde sürdürülen çalışmalar, sivil toplum kuruluşlarının da dezavantajlı öğrenciler konusunda yapacağı çok şey olduğunu göstermiştir. 
Bu anlamda Gaziantep Eğitim Sen Şubesi olarak, “Beraberce Derneği”ne yaptığı bu çalışmalardan dolayı sonsuz teşekkür ediyoruz.
Kaynaklar
OKULLARDAKİ DEZAVANTAJLI VE RİSK ALTINDAKİ ÇOCUKLAR HATUN TAŞDELEN. MENŞURE TURHAN. MİYASE ERİKCİ. SEÇİL ÖZKAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.