Kurtuluş Savaşı, Türk Devrimi, aynı zamanda bir Anadolu Devrimidir. Osmanlı Devleti döneminde ikinci planda kalan Anadolu coğrafyası Türkiye’nin kurulmasıyla değer kazanmıştır. Osmanlı Devleti kendini Avrupa merkezli görmekteydi. Başkentlerini hep Batıdan seçmişti. Yatırımlarını, bayındırlık faaliyetlerini Batıya, Balkan coğrafyasına yapmıştı. Anadolu’ya yatırım yapma, imar, şehirleşme çalışması düşünülmedi. Anadolu halkını geliştirme, sosyal, kültürel, eğitim ya da sağlık alanlarında ihtiyaçlarını karşılama, geliştirme yönünde bir faaliyet yapılmadı. Anadolu çamur içinde kaldı. Yol, çeşme, okul, hastane vb. yapıların olmadığı, yokluğun sefaletin, çaresizliğin hüküm sürdüğü bir bölge olarak kaldı. Anadolu halkı yoksullukla mücadele ederken cehaletin de kör kuyularına hapsolmuştu. Onların hezeyanları, çırpınışları sert önlemlerle engellendi. 
Anadolu’ya ve Anadolu halkı savaşlarda hatırlanmış, vergi yükümlülüklerinde muhatap alınmıştı. Savaş ve vergi toplama dışında devlet ve halk ilişkisi kopuktu. Yüzyıllar süren bu karanlık 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’in bir güneş misali Anadolu üstüne doğmaya başlamasıyla yok olmaya başladı. Artık Anadolu Osmanlı için de son kale, sığınılacak bir liman konumundaydı. 
Osmanlı bir Türk devletiydi. Ancak orta Çağ ve Yeni Çağ, imparatorlukların, hanedan yönetimlerinin hâkim olduğu dönemlerdi. Osmanlı da bir hanedan devletiydi. Bu nedenle Bir milleti diğerinden ayırma ya da üstün görme gibi bir siyaset gütmedi. Milletler vardı ama milliyetçilik yoktu. Bu nedenle Türkler Osmanlı için ayrıcalıklı bir konuma sahip değildi.
Anadolu Kurtuluş Savaşıyla önem kazandı. İmparatorluğun geleceğini Anadolu merkezli Türklerin vereceği mücadeleye bağlıydı. Mustafa Kemal önderliğinde Anadolu’da Türklerin örgütlendirilmesiyle başlatılan savaş zaferle sonuçlandı. İşgalci güçler Anadolu’yu terk etmek ve I. Dünya Savaşını bitiren anlaşmayı yenilemek zorunda kalmışlardı. Böylece Osmanlı egemenlik alanını fazlasıyla daraltan Sevr’den kurtulmuş,  varlığını Anadolu topraklarında sürdürme imkânına kavuşmuştu. Tabi bu arada dünyadaki gelişmelere yabancı kalınamayarak hanedan ve monarşi yönetimi de son bularak Türkiye Devleti savaşın sürdüğü Anadolu coğrafyasında kurulmuştu. Başkent de Anadolu’nun ortasında bir şehir seçildi ve hızlı bir şehirleşme, imar çalışmaları, başladı. Kentler kuruldu ve büyüdü.  Demir yolları ve kara yolları yapılarak ulaşım kolaylaştırıldı. Artık Anadolu’ya tayin olma memurlar için kâbus olmaktan çıktı. İstanbul’daki imkânlara Anadolu şehirlerinde de ulaşılabiliyordu. Çocuklar okuyabiliyor, halkı geliştirecek kurumlar açılıyordu. Böylece Anadolu Devrimi de gerçekleştirilmiş oldu. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner14