Hasan TÜLÜCEOĞLU
İnsanlık, ilk insandan itibaren bilme, öğrenme, anlama, uygulama açısından sürekli tedrici bir tekamül sürecindedir. Bilgi, düşünce, araştırma ve uygulamada bu tekamül adım adım bilim, sanayi ve teknolojiyi sonuç vermiştir. İnsanlığın başlangıcını ilkel olarak gören zihniyet, başlangıçta bırakılan devasa eserleri tanrısal bir güç olarak açıklamaya girişmişlerdir. Bu bağlamda burada insanlığın başlangıcından itibaren insanlar hep bir bilgi, bilime ve bunun getirdiği kendilerine özgü teknolojiye sahiptiler. Farklı alternatif bir bilim edinmişler, farklı sanayi ve teknoloji ortaya koymuşlardır. 
Günümüzde araştırmalar incelemeler yaygınlaştıkça bilimsel verilerin bilgilerin değiştiğini görüyoruz. Veya daha farklı bilgiye ulaşılıyor, Bunun sonucu da farklı teknik uygulamalar ortaya çıkıyor. Önce telgrafın, radyo dalgalarının bulunması ardından telefona ve televizyon yayınına ulaşılması hepimizin bildiği örnekler. Çevirmeli sabit telefonlar, sonra tuşlu telefonlar, devamında cep telefonu ve günümüzdeki akıllı telefonlar. Yine başlangıçta ses kaydeden taş plaklar ve sonra kırkbeşlik plaklar devam ederken kaset ve kaset çalarların ortaya çıkması, günümüzde cd ve dijital kayıtları sonuç veriyor. Bunların hepsi farklı bilgiye ulaşılması ve o bilgi ve bilimin getirdiği farklı teknik uygulamalardır. Dolayısıyla hep bir farklı bilgi alternatif bilim söz konusudur. 
Kuran’da Hz. Süleymanla ilgili kıssada Sebe melikesinin tahtının getirilmesi olayında iki farklı bilgi, bilim ve bunun getirdiği farklı teknolojiye vurgu yapılır. İfritin alternatif bilgi ve teknolojisi varken “katımızdan bilgi verdiğimiz” diye ifade edilen müslüman alimin ayrı bilgi ve bilimi ile farklı ve üstün teknolojisi vardır. Yine Sebe ülkesinin de belli bir bilim ve teknolojisi olduğunu Melikenin tahtının getirilmesinde verdiği cevaptan anlıyoruz. Hz. Süleyman, “bu senin tahtın mı?” diye sorduğunda Melike buna hiçte şaşırmamıştır. Zira onlar bu bilgi ve teknolojiyi biliyorlardı. Ancak Hz. Süleyman’ın teknoloji harikası sarayını gördüğünde şaşırmış, cam zemini su havuzu sanıp eteklerini kaldırmaya kalkışmıştır. Bu da onların Süleyman’ın sahip olduğu bu bilim ve teknolojiyi bilmediklerini gösterir. (Neml suresi 38-44. ayetler)
Günümüzde alternatif tıp diye ifade edilen geleneksel ve bitkisel tedavi, yakın zamana kadar tıp otoritelerince kabul edilmiyordu. Bugün bunların hala etkili olan alternatif tedavi yöntemi olduğu yadsınamaz bir gerçek. 
Tekerleğin bilinmesinden at arabalarına, oradan raylı sisteme ve ondan da günümüzdeki motorlu araçlara ulaşılması edinilen yeni bilgiler ve onun getirdiği farklı teknik yapımlardır. 
Komut girilerek kullanılan bilgisayarlardan laptoplara, internet ve sanal dünyaya gelinmesi bilgi birikimi özellikle de alternatif bilgiye ulaşılması sonucudur. 
Aydınlanma çağıyla bilgi ve bilime ulaşan Batı, bugün sürekli yenileyip geliştirdiği bilim ve teknoloji hakimi ve kontrol onun elinde. Zorlu ve uzun bir süreçte bilime ve teknolojiye ulaşan Batı dünyası, kendine özgü hale getirip kültürünü derc ettiği bugünkü bilim ve teknolojiyi sunmakta dünyaya.
Osmanlı son döneminden itibaren onun ürettiği bilim ve teknolojiye hala yeterli şekilde ulaşmış tam olarak edinebilmiş değiliz. Batı bilim ve teknolojisine ulaşmak adına batılılaşma sürecimiz hala devam ediyor. Elbette an itibariyle bu yolda büyük aşamalar katedip önemli hamleler yaptık ve yapmaktayız. Ancak onların bilimini ve teknolojilerini iyi kullanıyoruz. 
     Biz onların bilim ve teknolojilerini tam olarak üretir duruma gelsek bile, bu, sadece batı bilim ve teknolojisini tekrar etme olacaktır. Çin ve Japonya’da olduğu gibi. Onların bu bilim ve teknoloji verileri üstüne çıkamayacağızdır. Zira asıl bilim ve teknoloji hakimi onlar olduğu için biz hep bir tık geride kalacağızdır. Onların üstünde bir teknoloji ortaya koysak bile bu bize farklı bir değer katmayacaktır. Kotardığımız değerin orijini, özgünlüğü Batınındır ve tarihsel, sosyal, kültürel zihin yapısıyla ortaya koydukları bir bilim ve teknoloji sistemini işleteceğizdir. Çin ve Japonya’nın kendilerine özgü bir değer katamadıkları gibi. Tom Cruise’un son filmi Top Gun: Maverick’te aslında bahsettiğimiz bu konu işleniyor. Bilgiye, kültüre ve insan unsuruna vurgu yapılıyor. 
Bizim yeni bilgilere, bunu kendi tarihsel sosyal kültürel dağarcığımızda işlemeye oradan alternatif bilime ve bunun doğuracağı farklı teknolojilere ihtiyacımız var üstün ve hakim olmamız için. Aksi durumda Aşil’in kaplumbağayı hiçbir zaman geçemeyeceği gibi bizde Batıyı onların kulvarında hiçbir zaman geçemeyeceğizdir. Alternatif bilgi, bilim ve teknoloji her zaman vardır ve mümkün olacaktır. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

backlink Spor haberleri fen bilimleri vozol 10000 Likit

Bosna Hersekde Üniversite Okumak