Evet yanlış duymadınız. 20 bin gencimiz bugünlerde mülakat savaşı veriyor. Bildiğiniz savaşıyor. Ancak taarruz değil savunma savaşı veriyorlar. Kendi haklarını, kendi puanlarını, kendi emeklerini savunuyorlar canhıraş bir şekilde. 

Aslında epey oldu başlayalı. Önce atama sayısı için savaş verdiler. Ekim denilse de aylarca açıklamadı Milli Eğitim Bakanlığı bu sayıyı. Her kabine öncesi ümit sonrası hüsran oldu. Bayramlarda müjde diye beklediler, gelmedi. Ankara’nın ayazında, yağmurunda, dolusunda Ulus’ta sayı için haykırdılar. Ankara’ya gelebilmek için verdikleri mücadeleyi söylemek istemiyorum zira içim acıyor hala. Bir otobüs… diyeyim gerisini siz anlayın.

Bi zahmet sayı açıklandı. 68 bin ihtiyaç var diyenler 20 bin yeter dediler. On binlerce öğretmene yapılan zulüm 20 bine indi. Sırada atama kontenjanına giren 20 binin eziyeti başladı. Mülakat

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN seçim vaadi olarak mülakatın kalkacağını söyledi, Milli Eğitim Eski Bakanı Mahmut ÖZER teyit etti, bunları geçiyorum zira Sayın Bakanımız Yusuf TEKİN “öğretmenimi seçmeyeyim mi?” dedi. Israr etti mülakatta. Yapacakları sistemi övdü, hak yenilmeyeceğini söyledi. Hatta mülakatı överken dövdüğü şeyler de oldu ama onu da geçiyorum. Görüyorsunuz ya öğretmenlerimiz sınıflarına girene kadar neler neler olmuş.

Mülakatın geçmişi ülkemizde karanlık malumunuz. Hatta işe almalarda torpilin güncel adı oldu. 15-16 yıl okul sıralarında dirsek çürütmüş, KPSS’den yüksek puan almış, atama kontenjanına girmiş öğretmenlerimiz, emeklerinin zayi olacağı endişesine kapıldı. Mülakatın geçmişi zaten bu kaygıyı normalleştiriyor.

Mülakat süreci bugünlerde başladı. Öğretmenlerimizin hali perişan. Uykuyu unuttular, nefes alıp almadıklarının farkında değiller, gözlerinde yaş kaldı mı onu bilmiyorum. Bu vatanın 20 bin genç evladı yürekleri ağzında emeklerini savunuyor. 20 bin evladın annesi, babası, kardeşleri… Ahh bir annemizin Ulus’ta “oğlumun başında saç kalmadı” deyişi. Bir başka ananın elinde dövizle yağmurda evladına destek oluşu…

Hala bir kelime bekliyorsunuz biliyoruz öğretmen arkadaşlarım. Bir umut, bir müjde. Yürekler yangın yeri bir damla su.

Bakanlık sessiz. Yaptıkları mülakatın adaletli olacağına güveniyorlar desek Eğitim Bir Sen Genel Sekteri Talat YAVUZ’un bir öğretmenle mesajlaşma görüntüleri açıklanamadı. İl bazında komisyonlardan söylentiler geliyor. Sanki başka bakanlığın komisyonu ki Milli Eğitim Bakanlığı sessiz.

Eğer mülakat yapılıyorsa, övgüyle bahsedilip önemli olduğu söyleniyorsa bir açıklama yapılması elzemdir. Bilgi kirliliği 20 bin öğretmenimizin ruh halini olumsuz etkiliyor.

Eğitim Gücü Sendikası olarak atana sayısından mülakata kadar ne kadar uğraştıysak mülakat sürecini de titizlikle takip ediyoruz. 20 bin öğretmenimizle 20 bin mülakata giriyormuşçasına öğretmenlerimizin yanındayız. Öğretmenlerimizin mülakatta yaşayacakları haksızlıklarda da bizzat Genel BaşkanımıZ Sayın Oğuz ÖZAT’ın sözüdür ki yanlarında olacak her türlü desteği vereceğiz.

Kıymetli öğretmen arkadaşlarım; yaşadığınız ama ifade etmediğim her türlü sıkıntınızı biliyorum. Belki okurken gözleriniz dolacak, içiniz sızlayacak. Çünkü nasıl yazılırsa öyle okunurmuş. Ben atanmış bir öğretmenim. Ama sizler benim vatanımın evladı, milletimin öğretmenisiniz.

Mülakat sürecinin sonuna kadar sizlerle birlikte vereceğiz bu mücadeleyi. Yılmak, pes etmek yok.

Son olarak; 20 bin şehit demiştik.

Gülay ÇETKİN

Eğitim Gücü Sendikası Denizli İl Başkan Yardımcısı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Threads beğeni satın al

backlink Spor haberleri fen bilimleri vozol 10000 Likit

Bosna Hersekde Üniversite Okumak