KURAN-I KERİM’DE KURBAN

Kur'an-i Kerim'in Hacc Suresi'nin 34. 35. 36. ayetleri:
  "Her ümmet için, Allah 'ın kendilerine verdiği rızk olarak dünya nimetlerine karşılık, Allah'a şükür ve şükranlarının ifadesi olarak üstünden Allalı 'ın ismini anarak kurban kesmelerini meşru (Farz) kılıyor. 
Bu kestiğiniz hayvanların etleriyle fakirleri, yoksulları doyurun. " diyor..
Kur'a-ı Kerim'in Hacc Suresi'nn 37. ayeti : 
 "Bu hayvanların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşmayacaktır. Allah'a ulaşacak olan, ancak sizin, onun için yaptığınız gösterişten uzak, emel ve ibadettir. Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah 'ı yücettmeniz için, onları sizin buyruğunuza vermiştir. Ey Muhammed! İyilik yapanları müjdele.. "
 ( Kuran'ın açıkladıgı gibi Kurban kesmek yalnızca hayvan kesmek anlamına gelmiyor. Kan akıtmak yerine muhtaç insanlara yardım yaparakta Allah'ın emrini yerine getirmiş oluyorsunuz. Kurban kesen insanın bütün kötülüklerden arınmış, Pak özü, sözü bütün, inançlı, güzel ahlaklı, kamil insan olmaya gayret gözeten, kendini bilen ve kısacası edepli olmaya gayret etmelidir...)
Özünü Hak yoluna Kurban edenlere aşk ola...
Allah Allah...
Hazret-i ibrahim ve Kurban:
Kurban geleneği HZ. İbrahimin oğlu ismaili kurban adak etmesiyle başlar. HZ. İbrahim çocugu olmadığından, Rabbim benim günahım neydide bu kadar malım mülküm varken soyumu sürdürecek bir evlad dahi vermedin bana diye yakarırken; 
 Tanrı İbrahimin duasını kabul edip, ya ibrahim sana bir evlat vereceğim, sende dünyada ençok sevdiğini bana kurban edeceksin, demesiyle kurban geleneğininde temeli atılmış oldu. İsmail dünyaya geldiğinde Hz İbrahim şunu anladıki dünyada en çok sevdiği oğlu ismail'di ve Allaha vermiş olduğu sözü yerine getirmesi gerekiyordu..
İsmail 12 yaşına gelinceye kadar Hz İbrahim sürülerle koyun ve develer kesmesine ramen Allaha vermiş olduğu sözü yerine getirmesi gerekiyordu her gece rüyalarına vermiş olduğu söz geliyordu ve Hz İbrahim içindeki nefsi yenmesiyle ismaili kurban etmek istemide kendi varlığını Tanrı varlığında eritmesi ve böylece tümüyle Tanrıya erişmek isteğidir . Gerçektende Hz İbrahim vucudu yok etmeden de Tanrıya varılacağını anladı. Böylece oğlunu ve kendini yok etmekten çekinip elde ettiği bu gerçek kavuşma uğruna maddi bir kurban (koç) adadı ki Günümüze değin gelen kurban kesmenin kökü buraya dayanır. Hz ibrahimin nefsini yenmesi ismaili bıcak altından kurtaran oydu o günden bugüne kadar insan oğlunun kurban edilmeyişi insanlar arasında sükran, sevinç, dileklerinin kabul olması manasında bugüne kadar bayram havasında yapılarak gelmiştir..
Alevilerde kurban adak yapmanın kuralları vardır. Her can istediği anda kurban adayamaz. Özellikle kurban kesecek canlar ev içerisinde dargın küskün olmayacak, kurban adak yaparken aileyi bir araya toplayıp herkes rızalık vermesi gerekmektedir. Çünkü bizlerde rızasız lokma yenmez nasılki cemlerde rızalık verilmeden cemler yapılamıyorsa dedeler rızalık almadan cemi yapamıyorsa kurbandada aynı rızalık alınması gerekmektedir. 
Aleviler’de özellikle adak kurbanları herhangi bir canın bir dilek dilediğinde, bir kazadan kurtulduğunda, dilediği bütün dileklerinin kabul olmasından sonra kurban keserler bu kurbanıda kapı komşuya ve özelikle fakirlere dağıtmaları gerekiyor. İkrar kurbanları vardır, bu kurbanlar da yapılacak bir cem esnasında gelen bütün canlara cemde lokma olarak sunulur.
Kurban bayramında İsmail aşkına adamış oldukları kurbanını kesmeden önce ailesiyle birlikte bir dergahta bayram ibadeti yaparlar cem şeklinde cemal cemale Dedenin karşısında kurban düvazları söylenir ve secde yapılır.. Dergahların olmadığı yerde Dedesini eve çağirır ve Dede kurban  duasını verir ve kurban tığlanır.
Allah eyvallah...

Alıntı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol