Sabahattin Ali, Almanca öğretmeni olarak Aydın'da bir süre görev yaptıktan sonra Konya Ortaokulu'na atandı.

SABAHATTİN ALİ
VE ATATÜRK'ÜN TUTUMU..

Sabahattin Ali, Almanca öğretmeni olarak Aydın'da bir süre görev yaptıktan sonra Konya Ortaokulu'na atandı. Bu arada "Resimli Ay" dergisine hikâyeler yazıp gönderiyordu. Bu dergide yazması dolayısıyla Nâzım Hikmet, Sabiha ve Zekeriya Sertel'lerle de tanışmıştı.
Usta bir gözlemci olarak Sabahattin Ali, o dönemin Konya'sından da, dehşetli güzel hikâye konuları bulup çıkarıyordu... Ancak elde ettiği bu başarılı hikâyeci kimliği bazı çevrelerin gözüne batmaya başlamıştı.
Konya'da bir akşam eğlentisi sırasında bir şiir okudu.
Genç yazarın okuduğu bu şiir yüzünden ortalık karıştı. Cemal Kutay ve Emin Soysal adlı kişiler, onu Emniyete ihbar etti!
Sabahattin Ali polisçe göz altına alındı. Yargılandı ve bir yıl hapse mahkûm edildi! Cezanın infazı için Sinop Hapishanesine gönderildi!
Takvimler 1933 yılını gösterirken Türkiye, Cumhuriyet'in onuncu yılını kutluyordu.
Onuncu Yıl kutlamaları kapsamında bir de genel af çıkarıldı.
Sabahattin Ali bu aftan yararlanarak hapishaneden kurtuldu.
Gelgelelim, ona yeniden öğretmenlik görevi verilmedi. Çünkü memurluktan da çıkarılmıştı.
Sabahattin Ali özgür ama işsizdi şimdi!
Memurluktan atılmasının nedeni, Konya'da okuduğu şiirde Atatürk'e hakaret bulunduğu savıydı. Oysa Sabahattin Ali Atatürk'e hayrandı. Atatürk'e karşı hayranlığını belirten bir şiir yazmış, ama onu iletememişti... Çünkü kendisine sempatisi olan kimi bakanlar, aracılık etmekten korkuyordu.
Okuduğu şiirse, güldürü nitelikli bir şiirdi. Hakaret amacı ve kastı yoktu...
Yine de, Atatürk'ün konudan bir biçimde haberi oldu. Dönemin Milli Eğitim Bakanı, konuyu Atatürk'e iletip onun fikrini almak istemişti.
"Paşam, hakkınızda ağır bir şiir yazmış olan bir öğretmen vardı hani; aftan yararlanarak çıkmış, öğretmenlik için başvuruda bulunmuş..."
Atatürk:
"Atanmasında yasal bir sakınca var mı?"
"Hayır Paşam!"
"Öyleyse neden bana soruyorsun?"
"İşlediği suç size karşı olduğu için..."
"Aşk olsun sana! Beni, kişisel gücenikliğim dolayısıyla, yasal gerekliliklerin yerine getirilmesini önleyecek ölçüde egoist mi sandın? O genci, ilk açılacak yere hemen atayınız!"
Bu görüşmeden sonra, Sabahattin Ali, Konservatuvara atandı ve Hitler Almanya'sından kaçıp Türkiye'ye gelen Carl Ebert'in çevirmeni oldu.

(Hıfzı Topuz / Eski Dostlar)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13