Freud, yaptığı keşifleri, çok okuma yapmamasına borçlu olduğunu belirtmiştir. Schopenhauer de şunları yazar:

Freud, yaptığı keşifleri, çok okuma yapmamasına borçlu olduğunu belirtmiştir. Schopenhauer de şunları yazar: " Çok fazla-yani neredeyse bütün gün okuyan ve arada düşünmeksizin, eğlence yahut meşgale ile kendisini eğlendiren kimse, yavaş yavaş kendi kendine düşünme yeteneğini kaybeder, tıpkı at üstünden inmeyen bir adamın sonunda yürümeyi unutması gibi. Birçok eğitimli insanın durumu bundan farklı değildir:

Okumak onları ahmaklaştırır. Çünkü her boş vakitte okumak ve sürekli olarak sadece okumak zihni, mütemadiyen elle çalışmaktan daha fazla felç edici bir etkiye sahiptir, zira bu ikinci durumda uğraş kişiye kendi düşüncelerini takip edebilme imkanı sunar.

Nasıl ki yabancı bir cismin ağırlığı üzerinden hiç eksik olmayan bir çelik yay sonunda esnekliğini kaybeder; başka bir kimsenin düşünceleri sürekli olarak üzerinde bir baskı yahut tazyik unsuru olarak varlığını koruyan bir zihin de körelir, keskinliğini kaybeder. Sürekli yiyerek bir kimse midesini bozar ve böylelikle bütün bedenine zarar verirse, zihin de düşünce malzemesiyle lüzumundan fazla beslenerek boğulabilir." Bu çocuk bu kadar çok okumaya devam ederse, ondan sadece Wikipedia'nın vücut bulmuş bir hali olur. Çocuk, çocukluğunu yaşamalı.

Rousseau şunları yazar: "Anneler kendi çocuklarının olağanüstü olduğuna o kadar inanmışlardır ki ve süper çocuklar yetiştirmeye kendilerini o kadar adamışlardır ki, çocuklarının hareketlerinin ve sözlerinin yaşıtlarından daha olgun olmasını sevinçle karşılarlar. Oysa çocuk bir çocuk gibi davranmalı ve öyle yaşamalıdır."

Alıntı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol