Emekli bir öğretmen evine gardırop yaptırması gerektiği için, iyi bir marangoz ustası aramaya başlar.

RUHA DOKUNABİLMEK

Emekli bir öğretmen; evine gardırop yaptırması gerektiği için, iyi bir marangoz ustası aramaya başlar. Köyündeki tanıdıklarına sorar soruşturur;" Yaptığı işi temiz ve düzgün yapacak, şu" tarihte teslim edeceğim" dediyse, o tarihte bitirip teslim edecek, verdiği sözde duracak, işinin ehli bir marangoz arıyorum. Böyle bir usta tanıyor musunuz? "
Sordukları kişiler, ağız birliği etmişcesine; " S.............köyünde tam aradığın gibi bir usta var hocam. Parmakla gösterilecek; işinin ehli ve dürüst bir insandır" derler.
Emekli öğretmen üşenmez. O köye gider.
Kapıdan selam vererek içeri girer girmez, 40 yaşlarında bir adam; yaşlı öğretmenin ellerine sarılıp, öpmeye yeltenir. " Hocaaamm hoşgeldiniz. Beni tanıdınız mı?
Ben A..........."
Yaşlı öğretmen geri çekilir, adamın yüzüne dikkatlice bakar, yine tanıyamaz; " Yoo tanıyamadım" der.
Usta olduğunu sonradan öğrendiği adam ise, anlatmaya başlar;
" Hocam ben ilk okula giderken, siz o zamanlar okulumuzda idareciydiniz. Ben küçükken biz fakirlik çektik. Babamın evde, varlığıyla yokluğu birdi. İşsiz; aylak bir adamdı. Annem de ancak; komşuların yardımıyla bizim karnımızı doyurmaya çalışırdı. Bir gün şeytana uyup, öğretmenimizin çantasından yüklü bir para çalmıştım. Öğretmenimiz durumu fark etti. Soruşturdu ama parayı bulamadı.Sonra bizi dışarı çıkartmadan, nöbetçi öğrenciyi size gönderdi. Siz sınıfımıza gelip olanı öğrenince; o gür sesinizle önce bağırıp çağırdınız.
Sizin her şeyi anladığınızı zannedip; "öğretmenim ve arkadaşlarım da benim çaldığımı öğrenirlerse ben ne yaparım?" diye altıma kaçıracak kadar korkmuştum. Bacaklarım titriyordu. Terler boşandı, bayılacak gibi olmuştum. Hiç unutmuyorum.
Sonra hepimizi dışarı çıkardınız. Öğretmenimiz başımızda bekliyordu, bizi tek tek içeri alıp her birimizle yalnız konuştunuz.
Sıra bana gelip itiraf ettirdiğinizde; döveceğinizi zannettim ama hiç dövmediniz. Sonra öyle bir nasihat ettiniz ki... " Bak oğlum; insanlar hata yapabilir. Önemli olan bir daha o hatayı yapmamaktır. İster fakir ol, ister zengin. Hayatta şunlar fark yaratır; dürüst ve güvenilir olmak. Kimsenin malına, ırzına, namusuna göz dikmemek. Böyle olursan, herkes sana inanır ve güvenir. Seni sever; sana saygı duyar... Alnın açık, başın dik olur. Büyüdüğünde de hangi işi yaparsan yap; ama önce bunlara dikkat et. Verdiğin sözde dur, dürüst ve güvenilir ol. Namuslu ol. Böyle olursan, ben hep; senin yanında olurum."

Siz böyle söyleyince, çaldığım parayı ağlayarak size teslim ettiğimi hatırlıyorum;
" Bu sır aramızda kalacak." dediğinizi de...
Bu sözlerinizi yıllarca unutmadım. Her biri aklımda çivi gibi çakılı kaldı.
Bugün eğer şu gördüğünüz iş yerine sahipsem; iyi bir iş yapıyorsam, bana saygı duyuluyorsa, alnımın teriyle kazanıyorsam; nedeni sizsiniz hocam.Verin elinizi tekrar öpeyim."
Yaşlı öğretmenin gözleri yaşarır.
"Şimdi hatırladım. O çocuk sendin demek? Parmakla gösterilen bir insan olmuşsun. Seninle gurur duydum. "deyince; beraberce ağlayarak birbirlerine tekrar sarılırlar.
Usta devam eder.
" Hocam, hep merak ettim. Bu işlediğim suçu kimse bilmedi. Kimse beni suçlamadı. Mezun olana kadar öğretmenim de bana hiç kötü davranmadı. Ona bu işi benim yaptığımı söylememiş miydiniz? "

Öğretmen cevap verir." Seni sorguladıktan sonra; dışarda sorgulamadığım çocukları da tek tek çağırıp sorgulamaya devam ettim. Eğer parayı sende bulduktan sonra, aramayı bitirseydim; senin suçlu olduğun anlaşılırdı. Hırsız damgası yerdin.
Öğretmenine söyleseydim; ne kadar yargısız olmaya çalışsa da, sana cephe alırdı. Yine suçun ortaya çıkardı ve bu ezikliği, utancı ömür boyu taşırdın."
Usta, ağlayarak öğretmenine sarılır.
" Hocam Allah sizden razı olsun. Bana yıllar önce öyle bir ders verdiniz ki, şimdi üç çocuğum oldu ellerinizden öper. Onları da dürüst bir insan olarak yetiştiriyorum sayenizde. " der.

Emekli öğretmen o gün eve geldiğinde, gözleri dolu dolu; öğrencisinin durumundan memnun, gururlanarak ve sevinç içinde yaşadıklarını anlatır ailesine.
...
Size anlattığım hikayedeki emekli öğretmen kimdi biliyor musunuz?
Benim gurur duyduğum babam...
Babamın yıllar önce kendi başından geçen bu anıyı anlatırkenki hali, gözümün önünden hiç gitmez.
O öğrencisi kimdi; hiç bilemedik. Çünkü adını asla söylemedi. Bizler bu anıyı yıllarca unutmadık.

Öğretmen olduğumda ise babamın bu davranışı, benim yol göstericim oldu.

Bir öğretmen küçücük bir çocuğun ruhuna dokunduğunda, o çocuğun neslinin ruhuna da dokunduğunu bilmeli. Tıpkı Amir Khan'ın Yerdeki Yıldızlar adlı filmi ve film kahramanı Shaan gibi.

Ayrıca ruha dokunmak için illa öğretmen olmak da gerekmez.

Bununla birlikte, bir öğretmen; sadece bir çocuğu eğitmez. Onun ruhunu da eğitir. Onun neslini de eğitir. Bir milleti eğitir. İnsanlığı eğitir.

Sevgiyle kalın... 
Ayşegül Özkonak
Kişisel Gelişim Eğitmeni ve Sosyal İletişim Danışmanı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13