Derste çeşitli yöntemler deniyor bir türlü başarılı olamıyor, "otoriter!" ders işlemek de istemiyordum.

1974 yılında Frankfurt'ta öğretmenliğe başladım. Almancam zayıftı. Alman ders proğramını bilmiyordum, bizim ders proğramı oradaki koşullara uygun değildi. Derste çeşitli yöntemler deniyor bir türlü başarılı olamıyor, "otoriter!" ders işlemek de istemiyordum. Masalları anlatmaya başladım. İlgi arttı. Çocuklara bildikleri masalları anlatmalarını söyledim. Derme çatma şeyler anlatıyorlardı. Bunları banta aldım, dinledik, dil yanlışlarını düzeltmeye başladık. Çocuklarda heyecan yarattı.  Bütün dersleri masalla işlemeye başladım. “Masalcı” diye gidip şikayet ettiler. Frankfurt (Milli) Eğitim Müdürü ders denetimine geldi. Ben bulduğum metottan öyle bir emindim ki, yine masalla ders anlatmaya devam ettim. Teneffüs zili çaldı, çocuklar dışarı çıkmak istemediler. Müdür çok etkilendi. “Bu metodu Prof. Bruno Bettelheim’dan mı öğrendiniz?” diye sordu. “Yook, o da kim?” diye sordum. “Sizin bu metodunuzu bütün öğretmenlere öneren odur,” dedi. “Tanımıyorum,” dedim, “Peki siz kimden öğrendiniz?”
“Ninemden” dedim. “Nineniz nerede profesör?” diye sormaz mı, güldüm.
Müdür gitti, altı ayda bir uzatılan iş sözleşmemi ömür boyu uzattı.
Geleneksel kültür aktarıcılarından çağdaş anlamda daha çok yararlanmanızı dilerim sevgili öğretmenlerim. Onlar çok değerlidir.

Alıntı

Anahtar Kelimeler:
MASALLAR BİZE NE ANLATIR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol